Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/912 E. 2023/14658 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/912
- Karar No
- 2023/14658
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/912 Karar No : 2023/14658 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av. ... İstemin Özeti : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, herhangi bir disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, darbe teşebbüsü ile bir ilgisinin bulunmadığı, o gece nöbetçi olduğu için karargahta bulunduğu, bu hususun tanık beyanlarıyla sabit olduğu, darbeci askerler tarafından derdest edilerek iki saate yakın bir süre göz hapsinde tutulduğu, hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği, hukuki güvenlik ve idari işlemin kanuniliği ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının başta Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçu olmak üzere çeşitli suçlardan ceza yargılamasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçlardan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ...’ nın 15 Temmuz 2016 tarihinde ... rütbesi ile Genelkurmay Başkanlığı ... Müdürlüğü bünyesinde görev yaptığı, ...Ağır Ceza Mahkemesinde... tarihinde beyanı alınan tanık E.B.'nin beyanında özetle “sanık ... ile örgüte ait FEM dersanesinde tanıştığını, örgüte ait evlere gidip geldiğini, sanık ...’ nın da bu evlere gelip gittiğini, sanığın kendisini Askeri okullara girmesi konusunda yönlendirdiğini, mülakatta sorulacak soruyu önceden söylediğini, İzmir’ de Askeri okul kazandığını, sanık ...’ nın kendisini ‘...’ kod adlı bir örgüt abisi ile tanıştırdığını, darbe teşebbüsünden sonra sanık ...’yı televizyonda gördüğünü ve tanıdığını, sanığın ‘...’ kod ismini kullandığını’’ beyan etmek suretiyle sanık ...’ nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu açıkça belirttiği, tanık Y.Ö.'nün mahkememizde alınan beyanında özetle “olay gecesi saat 03.00 sıralarında sanık ..., sanık A.A. ve beyaz gömlekli bir şahsın (Tanık Y.Ö.'nün beyan ettiği yer ve saatlerde olay yerinde bulunan beyaz gömlekli şahsın dosyamızın diğer sanığı ... olduğu izlenen kamere kayıtlarından tespit edilmiştir) geldiğini, cep telefonlarını topladıklarını, bir müddet sonra tuvalet ihtiyaçları olduğunu, bunun üzerine sanık ...’ nın kendilerini tuvalete götürüp getirdiğini, tuvalete giderken sanık ...’ ya ne oluyor? diye sorduğunu, sanığın darbe oluyor, bizim yüzde doksanımızı tespit etmişler, öylede hapis böylede hapis diye cevap verdiğini, komutan nerde? diye sorduğunu, sanığın cevaben komutan yok, A. paşa yurtdışından geldi, başımıza geçti diye cevap verdiğini” açıkça beyan ettiği, yine tanık F.B. mahkememizde alınan beyanında özetle: “saat 03:19 itibariyle odadan çıkarken A.A.'nın alnına silah dayadığını, müteakiben başlarına bastırarak eğdiklerini, 3 kişiydi olduklarını, T. ve A. ilk başta baktı siz ne yapıyorsunuz burada kimsiniz üzerinizde silah var mı? diye sorduklarını, yok dememiz üzerine kapattıklarını, sizinle ilgili karar vereceğiz dediklerini sonra ... elinde silahla geldiğini, A. ve orada T. de orada bulunduğunu” beyan ettiği, her üç tanık beyanı beraber değerlendirildiğinde açıkça anlaşılacağı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan sanığın darbe girişimi bildiği, bu kapsamda bilerek ve isteyerek darbe teşebbüsüne iştira ettiği..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.