Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2021/1367 E. 2023/9431 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2021/1367
Karar No
2023/9431

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1367 Karar No : 2023/9431 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL sona erdiğinden bahisle işlemin Anayasal dayanağının kalmadığı, geçici olmayan nihai tedbir niteliğindeki işlemin OHAL ile sınırlı olması gerektiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesine aykırı davranıldığı, ilgili KHK'nın Anayasa'da öngörüldüğü üzere 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gerekirken bu şarta riayet edilmediği dolayısıyla KHK'nın hükümsüz olduğu, kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle AİHS'nin 6. maddesinde düzenlenen tüm güvencelerin sağlanması gerektiği, yürütme ve yasama organının kişileri suçlu gösterip mahkum etme yetkisinin olmadığı, bunun bağımsız ve tarafsız yargı makamlarınca yapılması gerektiği, mahkemenin Anayasal hükümleri ve yasaları dikkate alarak karar vermesi gerekirken MGK'nın aldığı kararları dayanak göstererek davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğu, Resmi Gazete'de ilan edilmeyen MGK kararlarının bağlayıcı olmadığı, bu sebeple kimsenin MGK kararları gereği suçlanamayacağı, yürütmenin aldığı bir kararı dayanak alan mahkemenin bağımsızlığını kaybedebileceği, bir kamu görevlisinin ömrü boyunca kamu görevinde çalışamaması cezasının hakkın özüne dokunduğu ve Anayasa'ya aykırı olduğu, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği, adli yardımdan yararlanan kişiden hüküm kesinleştikten sonra posta gideri ve avukatlık ücreti tahsil edilmesinin mahkemeye erişim hakkına aykırılık olduğu, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, mahkeme kararında delillerin tebliğ edilerek silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine riayet edilmesi gerektiği, bu delillerin hukuka aykırı delil olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür. Öte yandan; olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyeliği olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2021/1367, K. 2023/9431, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2021-1367-e-2023-9431-k-75bc7516404c