Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2020/5810 E. 2023/13437 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2020/5810
- Karar No
- 2023/13437
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5810 Karar No : 2023/13437 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında FETÖ/PDY'ye üyeliğinin, iltisakının veya irtibatının olduğunu ispatlayan somut bilgi ve belgenin bulunmadığı, kendi istek ve iradesi dışında ısrarcı olduğu bilinen yapı tarafından arandığı ancak her defasında görüşme taleplerini reddettiği, görüşmek istemediğini kesin ve sert bir üslupla belirttiği ve nihayetinde ısrarcı yapı tarafından daha fazla aranmak istemediğinden numarasını değiştirdiği, hakkında kesinleşmiş bir ceza hükmünün bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadesinde örgüt ile temasının sadece ders çalışma imkanı bulamadığından, 2012 yılında cemaat olarak bilinen yapının evinde ders çalışmasından ibaret olduğunu beyan ettiği, hiçbir şekilde suç işleme saikiyle hareket etmediği, yapılan aramaların 2015 yılında sona erdiği ve telefon numarasını değiştirmesiyle aramaların son bulduğu, dolayısıyla somut olayda süreklilik şartının oluşmadığı, Devlete karşı sadakat borcunu yerine getirmemiş olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış olup; masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü TSK yapılanması içinde olduğu, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan HTS analiz raporu içeriğine göre sanığın adına kayıtlı ... numaralı GSM numarasının örgütün mahrem imamı tarafından umuma açık yerlerde ve Ankara ilinde bulunan kontörlü telefonlardan 14.10.2013-13.07.2015 tarihleri arasında 24 kez arandığının tespit edildiği, yine sanığın Yalova İl Emniyet Müdürlüğü TEM şube müdürlüğü tarafından düzenlenen HTS analiz ve tespit tutanağına göre Yalova ilinde bulunan ankesörlü sabit hatlardan 4 kez ardışık olarak 1 kez tekil olarak arandığı,Adana İl Emniyet Müdürlüğü TEM şube müdürlüğü tarafından düzenlenen HTS analiz ve tespit tutanağına göre Adana ilinde bulunan sabit/ankesörlü telefonlardan sanığın 1 kez arandığı , sanığın ücretli kontörlü hatlardan farklı tarihlerde aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgütsel buluşma ve toplantılar için buluşma yer ve zamanı belirledikleri, örgütün sivil mahrem imamlarıyla buluşarak görüştüğü, örgütsel toplantılara katıldığı, örgütün TSK mahrem yapılanması içerisinde kullandığı ardışık aramalarının da mevcut olduğu anlaşıldığından sanığın örgütle organik bağ içerisinde örgütsel eylemlerinin çeşitlilik gösterdiği, Yalova İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan HTS analiz raporuna göre sanıkla birlikte arandığı tespit edilen A.T. isimli şahıs mahkememizde tanık olarak dinlenmesine karar verilmiş olup etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla beyan ve teşhislerde bulunduğunu beyanlarında ise sanığı tanıdığını Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu sınavlarını kazandıktan sonra örgüt abisi ... isimli şahsın kendisiyle örgütün yurdunda buluşmak istediğini söylediğini verdiği adrese gittiğinde ... isimli örgüt abisinin yanında sanığın da bulunduğunu ... isimli şahsın yanında başka bir şahsın daha bulunduğunu ...'in sanıkla kendisini askeri okul sürecinde ilgilenmesi için bu şahsa devrettiğini, kendisini okul sürecinde sabit hatlardan sorumlu abi tarafından arandığını, sanıkla birlikte okul sürecinde kendilerinden sorumlu örgüt abisi ile görüşmeye gittiğini daha sonra örgüt abisi ile kavga edip ayrılmak istediklerini 17-25 Aralık olaylarından önce de irtibatlarını kestiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek örgüte katılışına ve faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunarak, diğer örgüt üyelerine ilişkin kişileri teşhiste bulunduğu, örgütle irtibatını kopardığını ve hiçbir irtibatının olmadığını, sanığın örgüt içerisindeki faaliyetlerine ne şekilde devam ettiğini, örgüt evlerine kimlerle hangi yıllarda gittiğini samimi bir şekilde anlattığı ve orada gördüğü şahısları, kaldığı örgüt evlerini yer gösterme işlemi ile tespit ettiği, Sanığın örgütle irtibata geçip örgüt içinde bulunduğu süreci dönemsel olarak anlatıp örgüt içinde nerede ve hangi görevde bulunduğuna, yaptığı örgütsel faaliyetlere, kendisine örgütsel görevleri veren örgüt yöneticisi ve/veya üyesinin kim olduğuna dair ikrarda bulunması suretiyle silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyetlerini benimsediği ve iradi olarak örgüt hiyerarşisi içerisine girdiği bu şekilde örgütün yapısına dahil olduğu,..." şeklindeki tespitlere yer verilerek, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı, tanık beyanı ve HTS analiz raporu ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılması gerekmekte ise de, davacı tarafından temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin ve harçların yatırıldığı anlaşıldığından temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.