Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2020/5809 E. 2023/13436 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2020/5809
Karar No
2023/13436

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/5809 Karar No : 2023/13436 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddesinin son fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: KHK ile şahsının ilgisi belirtilmeden, bir terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu iddia edilerek hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, mülkiyet hakkına müdahale edildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, bir kamu görevlisinin sadece adil yargılanma sonucu görevinden çıkarılabileceği, silahlı terör örgütünü destekler nitelikte eyleminin bulunmadığı, yargılama aşamasında örgüt hakkında 2007 ila 2014 yılları arasında tüm bildiklerini anlattığı iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...G.A.'nın sanıkla ilgili beyanlarının incelenmesinde; kendisinin 2015 yılına kadar örgüte ait evlerde kaldığı, kalmış olduğu evlerde sohbet verenlerden birisinin de sanık ... olduğu, sanığın ilahiyat bölümü öğrencilerinden sorumlu olduğu yönünde beyanda bulunmuş olduğu, ... Sanığın soruşturma aşamasında örgüt ve kendisinin örgütteki konumu ile detaylı anlatımlarda bulunduğu, yargılama sırasında da bu beyanlarını tekrar ederek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirttiği, Sanığın gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasındaki savunmalarında, o dönemde cemaat olarak bilinen yapıyla ilk tanışmasının 2007-2008 yıllarında Kütahya'da bulunan Fem Dershanesine gitmesiyle gerçekleştiği, 2009-2010 yılında Bursa'da üniversite öğrenimine başladıktan sonra da bu yapıyla ilişkisinin devam ettiği, örgüte ait çeşitli evlerde kaldığı, kalmış olduğu evlerde sohbetler gerçekleştirildiği, kendisinin BLM olarak 9.sınıflardan sorumlu olarak görev yaptığı, BLM olarak yaz tatilinde düzenlenen kampa katıldığı, 2013-2014 öğrenim döneminde de örgüte ait evde kaldığı ve kaldığı bu evin maddi ihtiyaçları ile ilgilendiği, örgüt üyelerinin kendi aralarında haberleşmek maksadıyla kullandıkları Kakao Talk isimli programı kullandığı yönünde ikrar içerikli savunmalarda bulunduğu görülmüştür..." şeklindeki tespitlere yer verilerek, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2020/5809, K. 2023/13436, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2020-5809-e-2023-13436-k-b48826499a60