Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2019/3442 E. 2025/15747 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2019/3442
- Karar No
- 2025/15747
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2019/3442 Karar No : 2025/15747
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Uzman çavuş rütbesinde iken görevli olduğu sırada verilen emrin, kanunsuz emir olduğunu ve durumun darbe girişimi olduğunu idrak edecek rütbe seviyesinde olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında yürütülen ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüş olup, söz konusu kararda yer alan; "...Sanığın olay tarihinde Sarıkamış ... Komando Tugayı ... Komando Taburu ... Komando Bölüğü'nde uzman çavuş olarak görev yaptığı, 21.30 sıralarında bölük komutanı M. K.'in bölüğün Whatsapp grubundan çağrıda bulunması üzerine kışlaya gittiği, bir süre sonra M. K.'in içtima alanına gelerek tüm personele "çantaları bırakın ve yeniden içtima alanına gelin" şeklinde emir verdiği, bu sırada tabur komutanı G.Y.'in de geldiği, subay ve astsubayları yanına çağırdığı, bir süre konuştukları, M. K.'in içtima alanında bulunan askerlere hitaben "sıkıyönetim ilan edildiğini, emirlere uymayanların sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanacağını" söylediği, 2. kolun tugay güvenliğini sağlayacağını, 1, 3 ve 4. kolların kendisi ile birlikte ilçe meydanına giderek burayı kontrol altına alacağını söylediği, tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesindeki zırhlı araçlara binilmesi emrini verdiği, İ. B.'ın da bir süre sonra içtima alanına gelerek askerlerine hitaben "ordu tarafından sıkıyönetim ilan edildiğini, bütün emir komutanın kendisinde olduğunu söylediği, hükümet konağına gidileceğini ve içeriye herhangi bir evrak giriş çıkışı olmayacağını, donla girenin donla çıkacağını, polis ve jandarmanın kendi emirlerinde olduğunu, silah kullanma yetkilerinin olduğunu" söylediği, bu sırada uzman çavuş M. Y.'un el kaldırarak sanık İ. B.'a "polisin ve jandarmanın durumunun ne olacağını" sorduğu, bunun üzerine İ. B.'ın "direnen olursa sıkın" dediği, bu sözleri içtima alanında bulunan bütün askerlerin duyduğu, akabinde sanığın verilen emir üzerine tam taçhizatlı olarak M. K. komutasındaki zırhlı araca bindiği, bölük komutanı M. K.'in araç içerisinde bulunan askerlere "sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiği" söylediği, "vatandaşları evlerine dönmeleri konusunda uyarmaları, zorluk çıkaran vatandaşlara karşı gözaltı yapmaları" emrini verdiği, diğer zırhlı araçlar ile birlikte 23.15 - 23.30 sıralarında ilçe meydanına intikal ettikleri, M.K.'in araç sürücüsü H. E.'a "aracı yolu kapatacak şekilde park etmesini" emrettiği, H. E.'ın da aracı sivil araç ve yayaların geçişini engellemek maksadıyla yolu kapatacak şekilde konumlandırdığı, M. K., N. M., Y. Y., M. T. ve İ. B.'ın askerlere sokağa çıkma yasağı kapsamında çevredeki vatandaşları evlerine göndermeleri ve açık olan iş yerlerini kapattırmaları yönünde emir verdiği, bunun üzerine askerlerin verilen emir doğrultusunda teçhizatlı olarak sivil araç ve yayaların geçişini engelleyecek şekilde ilçe merkezinin muhtelif noktalarında konuşlandıkları, çevredeki vatandaşlara sokağa çıkma yasağı olduğunu söyleyerek evlerine gitmeleri yönünde uyarıda bulundukları, açık olan iş yerlerini kapattırdıkları, G.Y.'in belediye binasının aranması emrini verdiği, bunun üzerine M. K.'in sanığı ve Ö. A.'yu yanına çağırdığı ve bekçi ile birlikte belediye binasının kontrol edip kapatmaları emrini verdiği, sanığın Ö. A. ile birlikte verilen emir doğrultusunda belediye binasını kontrol edip kilitlettiği, bir süre sonra kalabalık bir grubun ilçe meydanında toplanmaya başladığı, vatandaşların askerlere tepki gösterdiği, tekbir getirdikleri ve "asker kışlaya" şeklinde slogan attıkları, G. Y.'in vatandaşlar ile münakaşa ettiği, bir süre sonra G. Y.'in elindeki HK33 piyade tüfeği ile vatandaşları sindirmek / dağıtmak amacıyla havaya ateş ettiği, diğer askerlere de havaya ateş etmeleri yönünde emir verdiği, bunun üzerine bir kısım askerin havaya ateş ettiği, sanığın da piyade tüfeği ile havaya 2 el ateş ettiği, askerler ile vatandaşlar arasında arbede yaşandığı, vatandaşların baskısı üzerine sanık ve diğer askerlerin kışlaya doğru çekilmek zorunda kaldıkları, G. Y.'in bir kısım askere nizamiye önünde beklemeleri emrini verdiği tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu..." tespitleri ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.