Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/972 E. 2025/3856 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/972
Karar No
2025/3856
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/972 Karar No : 2025/3856

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının tavan döşemesinin beton dökülerek yenilendiği ve Ekşi Sokak istikametine bakan çıkmanın altının kapatılarak büyütüldüğü yönündeki tespitleri içeren ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı dayanak alınarak 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların yıkılmasına, davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi hükmü uyarınca 5.877,07-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tespit edilen inşai faaliyetlerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi hükmünde tanımlanan yapı niteliğini (esaslı tadilat) taşıdığı ve ruhsat gerektirdiği, ancak mer'i İmar Planı ve İmar Mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanması imkanının bulunmaması dikkate alındığında, ruhsatsız şekilde gerçekleştirilen inşai faaliyetlerin yıkılması gerekliliğine yönelik tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin idari para cezası uygulanması ile ilgili olarak 1.356,25-TL'lik kısmının iptaline, bu tutarı aşan 4.520,82-TL'lik kısmı ile yıkıma yönelik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal güvenliğini tehdit ettiği gibi çevre ve görüntü kirliliğine de sebebiyet verdiği"nin tespit edildiği, söz konusu denetim raporunun 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4. (temyize konu kararda hatalı olarak "5." yazılmış.) alt bendi kapsamında arttırım uygulanması bakımından gerekli somut tespitleri içerdiği anlaşıldığından, söz konusu arttırım maddesinin tatbiki sonucu davacıya verilen idari para cezasının 1.130,20 TL'lik kısmında hukuka aykırılık; Mahkeme kararının bu kısım yönüyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının istinaf başvurusu ile davalı idarenin dava konusu idari para cezasının 226,04 TL'lik kısmının iptaline yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının dava konusu idari para cezasının 1.130,20 TL'lik kısmının iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönüyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kararın davacı aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Para cezası hesabının usul ve mevzuata uygun olduğu, iptale ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması, davacı yönünden ise, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Davalının temyiz istemi yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyize konu kararda, anılan kısım yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Davacının temyiz istemi yönünden: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2. fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü, 7. fıkrasında ise; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların ilgili daire ve kurulca kesin olarak verileceği" (Anayasa Mahkemesinin 20/7/2022 tarihli ve E.: 2022/48, K.: 2022/93 sayılı kararı ile bu fıkrada yer alan “ve 6 ncı” ibaresi, “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptal edilmiştir.) hükümlerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek davacı aleyhine olan kısmının bozulmasının istenildiği, ancak dosyanın işleme konulabilmesi ve tekemmül ettirilebilmesi için zorunlu olan temyiz başvuru ve temyiz karar harcının ödenmediği, 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca anılan eksikliğin tamamlanması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunu ihtar eden Danıştay Altıncı Dairesinin 10/10/2024 tarihli, E:2024/6080 sayılı yazısının, 16/10/2024 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, söz konusu noksanlığın giderilmediği anlaşıldığından davacı yönünden, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 2. Davacı yönünden ise, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/972, K. 2025/3856, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-972-e-2025-3856-k-ea8006f3e78a