Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/5798 E. 2025/7101 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/5798
- Karar No
- 2025/7101
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/5798 Karar No : 2025/7101
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakip, binanın yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile alınan ortak karar protokolüne katılmayan davacının arsa payının, açık artırma ile 24/03/2021 tarihinde gerçekleşen ihale sonucunda, paydaşlardan ...'e 291.335,00-TL bedel karşılığında satılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kabulü ile, davacının bedele yönelik iddia ve itirazlarının, yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesine gönderilmesi üzerine; ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davalı tarafından sunulan 30/03/2020 tarihli bağımsız değerleme kuruluşunca hazırlanmış değerleme raporunda arsa birim m2 bedelinin 16.425,75-TL olduğu, ihale bedelinin ise 16.900,00-TL/m2 (291.335,00-TL bedel karşılığında) üzerinden gerçekleştiği, bilirkişi raporunda yapılan emsal değerlendirmesi neticesinde, ihale tarihi itibariyle arsa m2 birim bedelinin 35.000-TL olarak belirlenmesi gerektiği yolunda görüş bildirildiği, buna göre davacının hisse bedelinin, 160/2940 arsa payına göre 579.809,52-TL olması gerektiği; dolayısıyla davacıya ait arsa payı değerinin Kıymet Takdir Komisyonunca hatalı şekilde piyasa rayiç değerinin altında belirlenmesi karşısında, bu değer esas alınarak davacının arsa payının, 24/03/2021 tarihinde açık artırma ile yapılan ihale sonucunda, paydaşlardan ...'e 291.335,00-TL bedel karşılığında satılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/03/2025 tarih ve E:2024/2396, K:2025/1304 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla, Danıştay bozma kararı üzerine, bozma kararı doğrultusunda ek bilirkişi raporu aldırılması sonucunda, emsal satışların değerlendirilmesi sonucunda ihale tarihi itibarı ile uyuşmazlığa konu taşınmazın arsa m² birim bedelinin 30.849,61-TL olması gerektiği yolunda görüş bildirildiği, öte yandan; davacıya ait arsa payını satın alan kişiye davanın ihbar edildiği halde bu kişi tarafından davaya müdahale dilekçesi verilmediği anlaşıldığından, söz konusu taşınmazdaki davacıya ait arsa payının satışına ilişkin işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararı yerinde görülmekle beraber, söz konusu kararda arsa m² bedelinin bilirkişi kök raporunda belirtilen 35.000,00-TL üzerinden esas alınması yerinde görülmeyerek, arsa m²'sinin 30.849,61-TL olarak, toplam satış bedelinin ise 510.869,54-TL esas alınması gerektiği sonucuna varıldığından, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun kararda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı tarafından, davacı tarafından dava dilekçesinde satış bedelinin düşük olduğuna yönelik bir itiraz bulunulmadığı halde, bu yönde inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, riskli yapı tespiti ve sonrasında yürütülen sürecin mevzuata uygun olduğu, kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedeli hatalı olmadığı, dava konusu işlemin 6306 Sayılı Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'ne uygun şekilde tesis edildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakip, binanın yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile alınan ortak karar protokolüne katılmayan davacının arsa payı, açık artırma ile 24/03/2021 tarihinde ihale sonucunda, paydaşlardan ...'e 291.335,00-TL bedel karşılığında satılmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmştır.
İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne; 4. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. " hükmüne; 3. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle incelerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştayın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/03/2025 tarih ve E:2024/2396, K:2025/1304 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince verilen temyize konu kararla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kararda yer verilen gerekçe ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun (gerekçeli) reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.