Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/5660 E. 2025/6872 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/5660
- Karar No
- 2025/6872
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/5660 Karar No : 2025/6872
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi Mevkii, ... paftada yer alan ... (ER:...) ruhsat numaralı sahanın 24,66 hektarlık kısmında yapılması planlanan "SN... (ER:...) Nolu Ruhsatın Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecinin, DSİ 13. Bölge Müdürlüğü ile Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün olumsuz kurum görüşlerine istinaden sonlandırılarak, proje tanıtım dosyasının iade edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu işlemin, kayıtlı elektronik posta adresi üzerinden 26/02/2025 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, belirtilen tarihi izleyen günden itibaren, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi uyarınca 30 günlük yasal süre içinde yani en geç 28/03/2025 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 25/04/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasanın 40/2. maddesi uyarınca, dava konusu işlemde, hangi kanun yoluna veya merciye başvurulacağının ve başvuru süresinin belirtilmesinin zorunlu olduğu, işbu maddenin uygulanmadığı durumlarda, özel kanunlarda özel dava açma süresi öngörülmüş olsa bile, genel dava açma süresi içerisinde açılan davanın süresinde olduğunun kabul edilmesi ve işin esasının incelenmesi gerektiği, dolayısıyla, bakılan davada Mahkemece verilen süre ret kararının hatalı olduğu, temyiz isteminin kabulü ile söz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Antalya ili, Korkuteli ilçesi, ... Mahallesi Mevkii, ... paftada yer alan SN... (ER:...) ruhsat numaralı sahanın 24,66 hektarlık kısmında yapılması planlanan "SN... (ER:...) Nolu Ruhsatın Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak proje tanıtım dosyası hazırlanarak davalı idareye sunulmuş, DSİ 13. Bölge Müdürlüğü ile Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından olumsuz görüş bildirilmesi neticesinde, davalı idarenin ...tarih ve ... sayılı işlemi ile ÇED süreci sonlandırılarak, proje tanıtım dosyası iade edilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.); "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüş, bu ek fıkranın gerekçesinde ise; "Bireylerin yargı ya da idarî makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmaktadır. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." açıklaması yapılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...Tarihi izleyen günden başlar. ..." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. ... 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. ..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Nitekim Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesine karar verilmiştir. Bu durumda, İdare Mahkemesince, her ne kadar, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi uyarınca 30 günlük yasal süre uygulanarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, dava konusu işlemde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, söz konusu işleme karşı açılan davada, yukarıda belirtilen Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gereği, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmekte olup, bu haliyle de, dava konusu işleme karşı, davacıya tebliğ edildiği 26/02/2025 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde (25/04/2025 tarihinde) dava açıldığı anlaşıldığından, işbu davanın esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.