Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2891 E. 2025/3947 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2891
- Karar No
- 2025/3947
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2891 Karar No : 2025/3947
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Madencilik Mühendislik İnşaat Petrol Medikal Nakliyat Organizatörlük Pazarlama İthalat İhracat San Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın İli, Söke İlçesi, ... Mahallesi sınırları içinde ... Mevkii'nde ... (ER:...) numaralı ruhsat sahasında ... Madencilik Mühendislik İnşaat Petrol Medikal Nakliyat Organizatörlük Pazarlama İthalat İhracat Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan kırma eleme tesisi projesi hakkında Aydın Valiliği tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda özetle; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, biyoloji (flora) açısından; proje alanında çok sayıda zeytin ağacı olduğu gözlemlendiği, 3573 sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine engel olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceği, proje alanına yakın göletlerin (Karahayıt göleti proje sahasına 1,1 km uzaklıkta, ulusal sulak alan Azap gölü) bulunması nedeniyle projenin gerçekleşmesi sonrasında oluşacak atıkların göletlere taşınmasına neden olabileceği, yapılması planlanan tesisin ekolojik olarak önemli bir tahribata yol açmayacağı öngörülse de geniş zaman diliminde ekosistemi olumsuz etkileyebileceği, proje tanıtım dosyasının belirtilen ekolojik tahribat ve alınan önlemler konusunda yeterli olmadığı, çevre mühendisliği açısından; proje kapsamında meydana gelecek hava kalitesi modelleme çalışmalarının, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği (SKHKKY) ve ilgili çevre mevzuatlarına uygun olarak yürütüldüğü, insan sağlığı açısından emisyon değerlerinin yönetmelik kapsamında kabul edilebilir düzeyde olduğu, ancak beklenen toz emisyonlarının su kaynakları, toprak yapısı, flora ve fauna üzerindeki olumsuz etkilerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, ancak proje tanıtım dosyasında bu hususların eksik olduğu, orman mühendisliği açısından; proje kapsamında kesilecek ağaç sayısının net olarak Öngörülmediği ve kaldırılacak orman örtüsünün bozuk ve kapalı alanlara denk geldiği, orman ekosistemine olası etkilerin göz ardı edilmesi, bitkisel toprağın sıyrılması ve depolanmasına yönelik erozyon riskine karşı önlemlerin yetersiz olduğu, proje tanıtım dosyasında rezerv ağaç bırakılmaması ve orman yangınlarıyla mücadele için etkin bir planlama bulunmaması gibi ciddi eksikliklerin tespit edildiği, proje tanıtım dosyasının bu yönden de eksik hazırlandığı, jeoloji mühendisliği açısından; proje alanının %5 ile %30 eğime sahip yamaç ve tepe topoğrafyasında yer aldığı, yeraltı suyu akış yönü batı ve kuzeybatıya doğru olduğu, alanın jeolojik yapısı gnays kayaçlardan oluştuğu ve aşınma ile özel bir tor topoğrafyası meydana getirdiği, İnyurt Deresi’nin sulu akış halinde olduğunun tespit edildiği ve proje sahasının önemli yüzey ve yeraltı suyu kaynaklarını beslediği tespit edildiği, ayrıca, alanın bir kısmının kısa mesafeli koruma alanına girdiği, Karacahayıt Göleti’ni besleyen su kaynaklarının yeterince araştırılmadığı ve potansiyel kaya düşmesi riski bulunduğunun anlaşıldığı, Çevre Düzeni Planı'na göre proje alanı orman ve mera statüsünde olduğu, su havzalarının korunması gerekmekte olduğu, tüm bu unsurlar göz önüne alındığında, ekolojik, hidrojeolojik ve çevresel riskler nedeniyle proje tanıtım dosyasının yetersiz olduğu, maden mühendisliği açısından; yasal yükümlükler kısmındaki kanun maddelerine göre projenin gerçekleştirilmesinde aykırı bir durumun olmadığı, ancak dava konusu projenin kapasitesinin yıllar içerisinde doldurulması için ocakta üretim aşamasında kullanılan makine – ekipman kısmının arttırılacağı ve komşu ocaklardan tesise malzeme getirileceği husularındaki alınması gereken önlemlerle ilgili proje tanıtım dosyasında yapılan değerlendirmelerin yetersiz olduğu belirtildiğinden, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak, iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; proje hakkında ilgili kurum görüşleri, çevre mevzuatı, proje tanıtım dosyasındaki taahhütler birlikte değerlendirilerek projeden kaynaklı herhangi bir çevresel olumsuzluğun oluşmayacağı sonucuna varılarak, dava konusu işlemin tesis edildiği, Mahkeme tarafından yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği belirtilmiş, davalı yanında müdahil tarafından ise; proje tanıtım dosyasında da belirtildiği üzere etraftaki popülasyonun varlığının tehlikeye sokacak faaliyet yapılmayacağı, avcılık yapılmayacağı, hayvanların yakalanmayacağı, üreme ve dinlenme yerlerinin tahrip edilmeyeceği gibi taahhütlere yer verildiği, tozlanma ile ilgili bütün tedbirlerin proje tanıtım dosyasında belirtildiği ve buna ilişkin yapılan hesaplamaların ise yönetmelikte belirtilen sınır değerlerin altında olduğu, zeytin ağaçlarına ise bir zararının olmayacağı, orman idaresinin, söz konusu alanın orman tahdit sınırları dışında kalması sebebiyle, projenin gerçekleştirilmesinde bir sakınca olmadığı yönünde görüşünün olduğu, orman tahdit sınırında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olduğu ve orman sayılamayacağı, orman yangınları ile ilgili gerekli tedbirlerinde alınacağının taahhüt edildiği, toprak sıyrılmasının da söz konusu olmayacağı, tesisin kırma eleme tesisi olduğu, yine kırma eleme tesisinin derelere herhangi bir zararının olmayacağı, bu konuda gerekli izinlerin ve görüşlerin alındığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Başkan ...'nın ve Üye ...'in karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava; Aydın ili, Söke ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde ... Mevkii'nde ... (ER:...) numaralı ruhsat sahasında ... Madencilik Mühendislik İnşaat Petrol Medikal Nakliyat Organizatörlük Pazarlama İthalat İhracat Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan kırma eleme tesisi projesi hakkında Aydın Valiliği tarafından ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptal edilmesi talebiyle açılmıştır. Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, çevre mühendisi tarafından; halihazırda çalışan ocak ile komşu tesisten çıkacak tozlanmanın kümülatif değerlendirmesinin yapıldığı, gürültü ve tozlanma açısından yönetmelik değerlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu, ancak insan sağlığı, tarım alanları ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkiler yaratma potansiyelinin bulunduğu, ayrıca zeytincilik açısından 3 km mesafesine tam olarak uyulmadığı, orman mühendisi tarafından; proje alanındaki ağaçların tür ve sayıları ile kesilecek ya da kaldırılacak muhtemel ağaç tür ve sayısı hakkında proje tanıtım dosyasında bilgi bulunmadığı, ormanın kapalılık oranı ile ağaçların yetişme ortamı dikkate alındığında, rehabilitasyon sonucu geri kazanmanın çok zor olacağı, proje tanıtım dosyasında rehabilitasyon projesi öngörüldüğü, ancak ağaç kesiminin ekosisteme vereceği etkilerin değerlendirilmediği, kaldırılacak bitkisel toprağın nasıl korunacağına ilişkin proje tanıtım dosyasında bilgi bulunmadığı, orman yangını ile ilgili mücadele eylem planının bulunmadığı, bu nedenlerle proje tanıtım dosyasının yetersiz olduğu (bu görüşe karşı müdahil tarafından; orman idaresinin, söz konusu alanın orman tahdit sınırları dışında kalması sebebiyle, projenin gerçekleştirilmesinde bir sakınca olmadığı yönünde görüşünün olduğu, orman tahdit sınırında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olduğu ve orman sayılamayacağı, orman yangınları ile ilgili gerekli tedbirlerinde alınacağının taahhüt edildiği, tesisin kırma eleme tesisi olması nedeniyle toprak sıyrılmasının da söz konusu olmayacağı itirazında bulunulduğu), jeoloji mühendisi tarafından; (DSİ tarafından onaylanan) hidrojeolojik değerlendirme raporunun yetersiz olduğu, proje tanıtım dosyasında etraftaki su kaynakları hakkında yeterli bilgi bulunmadığı, maden mühendisi tarafından; etrafta zeytin ağacı bulunduğu, proje tanıtım dosyasında belirtilen araç ve ekipman sayısının hedeflenen kapasite ile uyuşmadığı, biyolog tarafından ise; çevredeki türlerin belirlenmesi amacıyla alan çalışması yapıldığı, yöre halkının bilgisine başvurulduğu ve literatüre de başvurulduğu, sahada dört endemik bitki bulunduğu, bölgenin endemizm oranının oldukça düşük olduğu, proje alanında çok sayıda zeytin ağacının bulunduğu, ayrıca proje alanına 1,1 km uzaklıkta göletlerin bulunduğu, proje faaliyeti sırasında oluşacak atıkların göletlere taşınabileceği, bu nedenle geniş zaman diliminde ekosistemin olumsuz etkilenebileceği, proje tanıtım dosyasında alınan tedbirlerin yetersiz olduğu değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür. Yukarıda özeti verilen bilirkişi raporu İdare Mahkemesi tarafından hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda projenin gerçekleştirilmesi halinde çevreye olabilecek etkilerinin somut olarak ortaya konulmadığı, bilirkişi raporunun bu haliyle proje tanıtım dosyasının yeterli olup olmadığını değerlendirmeye esas alınabilecek niteliğe ve içeriğe sahip olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle; davacı tarafından işletildiği belirtilen ocak ve diğer komşu projeler de dikkate alınarak, etrafta ekonomik anlamda zeytincilik yapılıp yapılmadığı ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun açısından projenin yapılmasında bir engel olup olmadığı hususu başta olmak üzere, projenin çevreye vereceği diğer muhtemel etkiler de değerlendirilmek üzere yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle hazırlanacak rapor ile yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; yukarıda belirtilen gerekçelerle temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.