Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2559 E. 2025/4084 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2559
- Karar No
- 2025/4084
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2559 Karar No : 2025/4084
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir ili, Buca ilçesi, ... Sokak No:... - ... Sokak No:... adresinde bulunan "... İmalat - Depo" işyerinin, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almadan işletildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle 5393 şayılı Yasanın 34. maddesinin (e) fikrası ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri gereğince iş işyeri açma ve çalışma ruhsatı alıncaya kadar kapatılmasına ve 1608 sayılı Yasanın 1. maddesi ile Kabahatler Kanunun 32. maddesi gereğince, işletme sahibi olan davacıya 1.295,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin Buca Belediye Encümeninin ... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın "karavan imalatı" faaliyetinde bulunulduğunun yapılan şikayetler üzerine dava idare görevlilerince yapılan inceleme ve denetlemede tespit edildiği; 25/11/2021 tarihli tespit tutanağı ile davacıya iş yeri ruhsatı alması için 15 günlük süre verilmesine rağmen verilen sürede ruhsat alınmadığından; ruhsatsız olarak işletilen iş yeri hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; işleme konu adreste herhangi bir ticari faaliyeti olmadığı, fazla eşyalarını koyduğu depo olarak kullandığı; nitekim işlem öncesindeki 3 yıl boyunca hep aynı eşyaların olduğunu idare yetkililerinin de gözlemlediği; işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kararının, dava konusu işlemin faaliyetten men'e ilişkin kısmı yönünden oybirliği, idari para cezasına yönelik kısmı yönünden Üye ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : İşyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işyerleri hakkında 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun ve bu Kanun uyarınca ihdas olunan Yönetmelik'te yer alan düzenlemeler uygulanmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, 1608 sayılı Kanun uygulanarak tesis edilen dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.