Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2483 E. 2025/4273 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2483
- Karar No
- 2025/4273
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2483 Karar No : 2025/4273
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliye Hafriyat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ordu ili, Karadüz (Kabadüz) ve Mesudiye ilçeleri, Pınarlı, Darıcabaşı ve Derinçay Mahalleleri mevkiinde yapılması planlanan, "Sicil ... (ER: ...) II-A Grubu Granit Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumsuz" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyada bulunan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin "sahanın karayoluna yakınlığı ve tünelin üstü olması" gerekçesi yönünden, bilirkişi heyetince "Ordu-Ulubey Ayr-Topçam İl Yolunun ve tünel girişinin trafik güvenliğini bakımından etkilenmeyeceği değerlendirilmekle birlikte, bu değerlendirmenin mevcut ÇED poligon alanlarına göre yapıldığı, ruhsat sınırlarına göre ileride olası yapılacak bir değişikliğin dikkate alınmadığını belirtmek gerekmektedir." şeklinde değerlendirmede bulunulduğundan, bu gerekçenin yerinde olmadığı görülmekle birlikte; davaya konu arazinin, çok yüksek eğimli, çoğunlukla ana kayanın yüzeye çıktığı, toprak muhafaza karakterli bir alan olduğu, arazi toprak muhafaza karakterinde olduğundan, üzerindeki bitki örtüsünün hiçbir şekilde tahrip edilmemesi gerektiği, saha içinde, yer yer çakıllık, akışkan kısımların da bulunduğu, bu alana herhangi bir müdahalede bulunulması halinde, durağanlığın bozulacağı ve geniş orman alanında tahribatlar oluşacağı, akan malzemenin güzergahtaki ağaçları yaralayacağı, dere yatağına akarak/yuvarlanarak sucul ekosisteme de zarar vereceği, işletilmesi planlanan ocak sahasının ada şeklinde orman alanı içinde kaldığı, dört tarafının orman ile çevrili durumda olduğu, yeni yapılması planlanan araç yolu ile mevcut orman yolunun da tamamen orman alanı içinde kaldığı, ocak alanının doğusunda Melet Irmağının bulunduğu, ırmağın ötesinin yine orman alanı olduğu, arazinin, batı, güney ve kuzey yönlerden devamında verimli devlet ormanları ile çevrili olduğu, bu ormanlara zarar verilmeden madencilik faaliyetinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, yeni açılacak nakliye yolu güzergâhı olarak belirlenen yerin alt kotlarından Melet Irmağının geçtiği, yol açılması sırasında yamaç eğimi, kazılacak malzemenin türü ve yolun uzunluğu dikkate alındığında yapılacak kazı faaliyetlerinden çıkacak malzemenin Melet Irmağı'na dökülmesinin kaçınılmaz olduğu ve madencilik faaliyetleri sırasında akan malzemenin de Melet Irmağı yatağını dolduracağı, su seviyesinde ani yükselme potansiyeli bulunan Melet Irmağı'nın taşkın riskini arttıracağı anlaşıldığından, bu haliyle ÇED raporunda eksiklikler olduğu, ilave önlemlere yer verilmesi gerektiği ve dolayısıyla dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumsuz" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yerel Mahkemece dava konusu işlemin gerekçesi olmayan bir kısım hatalı tespitler esasa alınarak davanın reddine karar verildiği, dava konusu ÇED olumsuz kararının asıl gerekçesinin orman idaresi görüşü olduğu, söz konusu orman idaresi görüşünün gerekçelerinin 2021 tarihli ÇED sonlandırma işlemine karşı açılan davada, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle irdelendiği ve hukuka aykırılığı ortaya konularak iptal kararı verildiği, anılan kararın onanarak kesinleştiği, sonrasında yine orman idaresi görüşü dikkate alınarak ÇED olumsuz kararı verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bununla birlikte, Mahkemece, söz konusu kararın asıl gerekçesi ile sınırlı olarak inceleme yapılması gerekirken, ÇED raporunun içeriğine ilişkin olarak inceleme yapıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile Jeoloji Mühendisliği, İnşaat(Ulaşım) Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Çevre Mühendisliği ve Ziraat Mühendisliği bakımından projenin yeterli olduğunun ortaya konulduğu, kaldı ki, Bakanlık tarafından, ÇED raporunda tespit edilen eksikliklerin raporun iadesi suretiyle tamamlatılmasının da mümkün olduğu; dolayısıyla temyiz istemi kabul edilerek, Mahkeme kararının bozulması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 07/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.