Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/1506 E. 2025/3738 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/1506
- Karar No
- 2025/3738
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1506 Karar No : 2025/3738
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- (MÜDAHİL DAVALI YANINDA) ... Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi VEKİLİ : Av. ...
3- (MÜDAHİL DAVALI YANINDA)... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel, ... ada,... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde S.S. ... Plastik Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi tarafından yapılması planlanan "... Plastik İhtisas OSB Yatırım Projesi" ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce tesis edilen ... tarihli ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 11/01/2024 tarih ve E:2023/13673, K:2024/178 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında; aynı işlemin iptali istemiyle .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yerinde yeniden yaptırılan keşif sonucu düzenlenen ve işbu davanın taraflarına tebliğ edilen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davaya konu alanın; tarla vasfında, işlemeli tarıma uygun I. ve II. sınıf topraklardan oluşan mutlak tarım arazisi olduğu ve etrafının Avrupa Serbest Bölgesi arazisi hariç tarım arazileri ile çevrili bulunduğu, hiçbir özelliği nedeni ile tarımsal özelliğini kaybetmediği, toprak ve topoğrafik özellikleri dikkate alındığında tarımsal faaliyetler için kullanılmasının uygun olacağı, tarım dışı kullanım şartlarının mevcut olmadığı, ayrıca dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki ÇED raporunda, üretimde ortaya çıkacak emisyonlar hakkında bilgi verilmediği, emisyonlar, atıksu ve atıklar açısından raporun eksik hazırlandığı, tesislerden üretim veya imalat faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak emisyonların kontrolsüz salınması halinde önemli çevresel etkilerinin olacağı, ÇED raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığı; bu nedenle, dava konusu ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'' kararının hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1-Davalı tarafından; proje alanında ... Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulması ve arazinin bu amaçla kullanılmasının, Tarım ve Orman Bakanlığının 03/12/2020 tarihli, 3386535 sayılı oluru ile uygun görüldüğü; bahse konu arazide uzun yıllardır tarım faaliyeti yapılmadığı, arazinin tarımsal niteliğini kaybettiği, ÇED sürecinde projenin çevre üzerindeki etkilerinin araştırıldığı ve analiz edildiği, projenin tarım alanlarına, yerleşim alanlarına, hava, su ve toprak üzerine etkilerinin ayrıntılı olarak değerlendirildiği; dava konusu projenin türü ve projenin yeri gözetilerek İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu oluşturulduğu, proje sahibince Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uyulacağının taahhüt edildiği, ÇED raporunda, projenin inşaat öncesi, inşaat ve işletme aşamalarındaki çevresel etkilerinin ve alınacak önlemlerin ele alındığı ve atık yönetimine ilişkin detaylı bilgilere yer verildiği; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının ilgili mevzuatta belirlenen usul ve esaslara uygun biçimde tesis edildiği ileri sürülmektedir. 2-Davalı yanında müdahillerden ... Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, "tarımın sanayiye nazaran daha iyi olduğu" varsayımına göre yapılan değerlendirmelerin yerinde olmadığı; ÇED raporunda yer alan ve eksiklik olduğu belirtilen durumların çevreye etkilerine ve bu etkilerin giderilmesinin mümkün olup olmadığı konusunda bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, yalnızca "taahhütlerin yetersiz olduğu" açıklaması ile yetinildiği; bilirkişi raporunun bu haliyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı; tarım topraklarının tarım dışı kullanılabilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, bilirkişi raporunun biyoloji uzmanlığı açısından değerlendirmeler içeren kısmında gerçek dışı bilgiler bulunduğu; öte yandan, bilirkişi raporunda, henüz tesis işletmeye geçmeden kesin ve net olarak belirlenmesi mümkün olmayan bilgilerin, ÇED raporunun eksikliğiymiş gibi değerlendirilmesinin yerinde olmadığı; bilirkişi raporunun biyolog tarafından değerlendirmeler içeren kısmında, alanın tarım arazisi niteliğinde olmadığı belirlemesine karşılık, ziraat mühendisi tarafından 1. ve 2. derece mutlak tarım arazisi olarak nitelendirilmesinin çelişki arz ettiği, OSB'!erin dağınık biçimde faaliyet göstermesinde kamu yararı bulunmadığı; bilirkişi raporunun plastik üretim ve proseslerine ilişkin eksik bilgi içerdiği ileri sürülmektedir. 3- Davalı yanında müdahillerden S.S. ... Plastik Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi tarafından; temyize konu kararda, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen 11/01/2024 tarih ve E:2023/13673, K:2024/178 sayılı bozma kararındaki gerekçeleri karşılanmadığı, Danıştay kararında "kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan projenin oluşturulabileceği muhtemel zararların ... değerlendirilmesi"nin gerektiğinin vurgulanmasına karşın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, arazinin tarımsal vasfının olup olmadığından hareketle sonuca ulaşıldığı; 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu uyarınca tarım dışı kullanımın belilrlenen şartlar dahilinde mümkün olduğu; bilirkişilerce ÇED raporunda yer verilen taahhütlerin yetersiz olduğundan bahisle yapılan değerlendirmelerin yerinde olmadığı; bilirkişi raporunun, proje kapsamında kurulacak OSB'nin "ihtisas OSB" olması ve yapılacak yatırımların niteliği göz önünde bulundurulmadan hazırlandığı, uyuşmazlık konusu arazinin tarla vasfında olması ve tarımsal niteliği haiz olmasının, dava konusu işlemin iptaline gerekçe gösterilemeyeceği; bilirkişi raporuna taraflarınca yapılan itirazların dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/06/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava; Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, ... Mevkii, ... ada,... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde S.S. ... Plastik Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi tarafından yapılması planlanan "... Plastik İhtisas OSB Yatırım Projesi" ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce tesis edilen ... tarihli ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; davalı yanında müdahil S.S. ... Plastik Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi tarafından, Tekirdağ ili, Ergene ilçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yapılması planlanan "... Plastik İhtisas OSB Yatırım Projesi" ile İstanbul merkezinde dağınık olarak faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeleri bir araya toplanarak, çevreyi koruyacak modern altyapıya sahip, gelişmiş ülke standartları seviyesinde bir sanayi bölgesi oluşturulmasının ve sektörün dünya pazarında rekabet gücünü arttırılarak istihdam ve katma değerle bölgenin refahına katkıda bulunmanın hedeflendiğinin dava konusu işlemin dayanağı ÇED raporunda belirtildiği; projenin yapılmasının planlandığı arazide uzun yıllardır tarım yapılmadığı ve arazinin kendi haline terk edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda toprak analiz sonuçlarına göre ağır metaller açısından toprak kirliliğinin üst sınır değerlerine yakın olduğu, bu haliyle proje alanının tarım arazisi olarak kullanılmasında kamu yararı bulunduğuna ilişkin değerlendirmenin hem yetki aşımı anlamına geldiği, hem de fiili gerçeklikle örtüşmediği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemi ile, proje alanında Tekirdağ ... Plastik İhtisas OSB projesinin uygulanmasına ilişkin kamu yararı kararı verildiği hususları birlikte gözetildiğinde; davalı yanında müdahil kooperatif tarafından yapılması planlanan proje ile elde edilecek kamu yararı ile alanın rehabilite edilerek tarıma kazandırılması sonrasında elde edilmesi muhtemel kamu yararı arasında gözetilecek dengenin idari yargı merciince idari işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi sırasında ele alınamayacağı, bu kapsamda yapılacak bir denetimin "yerindelik denetimi" mahiyeti arz edeceği; öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki ÇED raporunda eksiklik olarak değerlendirilen hususların, ÇED raporunu kusurlandırmadığı sonucuna varılmakta olup; dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.