Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2024/1322 E. 2025/4117 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/1322
Karar No
2025/4117
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1322 Karar No : 2025/4117

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı

2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

3- (DAVACI) ... Shipping Ltd'ye İzafeten Gemi Kaptanı ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Kamerun bayraklı ... adlı geminin kirletme yasağını ihlal ettiğinin tespit edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/ı-3 maddesi uyarınca 1.175.208,57 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile ödemesi yapılan 881.406,42 TL tutarındaki meblağın ödeme tarihi olan 24/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Port Akdeniz Antalya Limanı rıhtımında bulunan davacının kaptanı olduğu (2547 grostonluk) ... adlı yük gemisinden, kirletici özelliğinde tereddüt bulunmayan hidrolik yağın denize aktığı hususunun dosyadaki tutanaklar ile fotoğraf ve videolardan sabit olduğu; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince (1000x303,34 + 1457x60.67) 391.736,19 TL temel idari para cezası hesaplanmış ise de; Antalya Liman Başkanlığı personeli ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğünde deniz kirliliği denetçisi tarafından tanzim edilen olay tespit tutanağında "yapılan gözlemde halihazırda gemi bordası ve denizde kirlilik kalmadığı" tespitine yer verilmesi ve davacının kendi imkanları ile denizin temizlendiğine ilişkin beyanı dikkate alındığında, adı geçen Kanun'un 20/1-(ı) maddesinde yer alan "Kirliliğin oluşmasını müteakip gemi veya deniz aracının kendi imkânları ile neden olduğu kirliliği giderdiğinin tespit edilmesi durumunda, idarî para cezası 1/3 oranında uygulanır." hükmü gereğince hesaplanan temel idari para cezasının 2/3 oranında indirilerek 1/3 oranında (130.578,73‬ TL) uygulanması gerektiği; diğer taraftan idari para cezası gemi kaptanı gerçek kişiye kesildiğinden anılan Kanun'un 20/2. maddesinde yer alan "Bu maddenin (ı) bendinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı alt bentleri ile (k), (l), (r), (s), (t), (u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir." hükmünde yer alan artırımın uygulanmasına olanak bulunmadığı açık olduğundan, dava konusu idari para cezasının 130.578,73 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, kalan 1.044.629,84‬ TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin 1.044.629,84‬ TL'lik kısmının iptaline, 130.578,73 TL'lik kısmı açısından ise davanın reddine, tazmin isteminin kısmen kabulüyle 783.472,37‬ TL'nin dava tarihi olan 19/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, 97.934,05 TL'lik ödeme istemi yönünden ise davanın kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmı yönünden davacı tarafından istinaf isteminde bulunulmadığından kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının kesinleştiği; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin (3) numaralı alt bendi gereğince (1000x303,34 + 1457x60,67) 391.736,19 TL temel idari para cezası hesaplandığı ve davaya konu işlemin, Ek-4’e göre tesis edildiği, gemilere verilecek idarî para cezalarının Ek-4'e göre kesileceği, yaptırım kararında "kirlenmeye sebep olan gemiye ait bilgiler", "..." ibareleri ile geminin imo numarasına yer verildiği, geminin donatanı Solka Shipping Limited Şirketi olduğu, iradenin tüzel kişiye yönelik olduğu ve bu hususlara göre de cezanın tüzel kişiye kesildiği, kararda gemi yetkilisi olarak gerçek kişi olan gemi kaptanının adının geçmesinin, cezanın doğrudan gemi kaptanına kesildiği anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla tüzel kişiye kesilen idari para cezasının üç kat arttırılmak suretiyle uygulanmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamakta olup, kesilecek cezanın, temel idari para cezası olan 391.736,19 TL'nin 3 katı uygulanarak 1.175.208,57 TL olacağı, Antalya Liman Başkanlığı personeli ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğünde deniz kirliliği denetçisi tarafından tanzim edilen olay tespit tutanağında "yapılan gözlemde halihazırda gemi bordası ve denizde kirlilik kalmadığı" tespitine yer verilmesi ve davacının kendi imkanları ile denizin temizlendiğine ilişkin beyanı da dikkate alındığında, adı geçen Kanun'un 20/1-(ı) maddesinde yer alan "Kirliliğin oluşmasını müteakip gemi veya deniz aracının kendi imkânları ile neden olduğu kirliliği giderdiğinin tespit edilmesi durumunda, idarî para cezası 1/3 oranında uygulanır." hükmü gereğince hesaplanan idari para cezasının 2/3 oranında indirilerek 1/3 oranında uygulanması gerektiğinden, hesap edilen 1.175.208,57 TL idari para cezasının 2/3 oranında indirilmesi sonucu 391.736,19 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, kalan 783.472,38 TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı idarece tesis edilmesi gereken idari para cezası 391.736,19 TL olduğundan ve ilk derece mahkemesince 130.578,73 TL'lik kısmı reddedilip ve bu kısım kesinleştiğinden kalan (391.736,19-130.578,73) 261.157,46 TL kısım yönünden ve davacının ödediği 881.406,42 TL'nin davacı tarafından ödenmesi gereken miktarın 293.802,14 TL olduğundan ve ilk derece mahkemesince 97.934,05 TL'lik kısmı yönünden reddedildiğinden ve bu kısmın kesinleştiğinden kalan (293.802,14-97.934,05) 195.868,09 TL kısım yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf başvurusuna konu edilen mahkeme kararındaki idari para cezasına ilişkin işlemin 261.157,46 TL kısım yönünden ve tazminat isteminin 195.868,09 TL kısım yönünden davanın reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun, kalan kısımlar (idari para cezasının 1.044.629,84-261.157,46=783.472,38 TL'lik kısmı ile tazminat isteminin 783.472,37-195.868,09=587.604,28 TL lik kısmı ) yönünden ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : İdari yaptırım kararının gemi hakkında değil, geminin kaptanı hakkında uygulandığının izahtan vareste olduğu, bu nedenle idari para cezasının üç kat arttırılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALILARIN İDDİALARI : Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; olay yeri tespit tutanağının liman başkanlığı yetkilisinin olay yerine intikaline müteakip hazırlandığı, olaydan takriben 3 saat sonrasına ait gözlemi yansıttığı, bu gözlemde de deniz kirliliği olayının geminin kendi imkanları ile giderildiğine yönelik bir tespit bulunmadığı, fotoğraf ve video görüntülerinden deniz yüzeyindeki kirliliği gidermeye yönelik herhangi bir iş ve işlem yapılmadığının anlaşıldığı, denizde kirlilik kalmadığına ilişkin tespit ile, deniz yüzeyindeki kirliliğin dağılma/yayılma, biyolojik bozulma/parçalanma, çözülerek buharlaşma, denize karışma/çözünme ve çökme suretiyle yok olmasının kastedildiği, kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; ... isimli gemi ile rıhtım arasında oluşan kirliliğe gemi yetkilileri tarafından deniz yüzeyinde kirliliği azaltıcı hiçbir müdahalede bulunulmadığı, kararda esas alınan tutanakta bahsedilmek istenenin; deniz yüzeyindeki kirliliğin dağıldığı/yayıldığı, biyolojik bozulma/parçalanmaya uğradığı, çözülerek buharlaştığı, denize karıştığı/çözündüğü ve çöktüğü hususu olduğu, kirliliğe sebep olanların, herhangi bir kusuru olmasa da zarardan sorumlu oldukları ve zararı gidermekle yükümlü oldukları, kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile; kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ile oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava, Kamerun bayraklı SOLKA-2 adlı geminin kirletme yasağını ihlal ettiğinin tespit edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20/ı-3 maddesi uyarınca 1.175.208,57 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile ödemesi yapılan 881.406,42 TL tutarındaki meblağın ödeme tarihi olan 24/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinde; "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne; 20. maddesinde; "... ı) Bu Kanunda öngörülen yasaklara ve sınırlamalara aykırı olarak ülkenin egemenlik alanlarındaki denizlerde ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında ve bunlarla bağlantılı sularda, tabiî veya sunî göller ve baraj gölleri ile akarsularda;...3) Petrol türevleri (sintine, slaç, slop, akaryakıt, yağlı atık vb.) veya kirli balast tahliyesi yapan gemi ve diğer deniz vasıtalarından bin gros tona kadar olanlar için gros ton başına 20 Türk Lirası, bin ilâ beşbin (dahil) gros ton arasında olanlara bu miktar ve ilave her gros ton başına 4 Türk Lirası, beşbin gros tondan fazla olanlara ise, yukarıdaki miktarlar ve ilave her gros ton başına 100 Kuruş... idarî para cezası verilir... Kirliliğin oluşmasını müteakip gemi veya deniz aracının kendi imkânları ile neden olduğu kirliliği giderdiğinin tespit edilmesi durumunda, idarî para cezası 1/3 oranında uygulanır." hükmüne, "Kirletenin Sorumluluğu" başlıklı 28.maddesinde ise; "Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar. Kirletenin, meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğu saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; söz konusu verilecek para cezasının 1/3 oranında uygulanabilmesi için kirliliğin oluşması sonrasında, geminin veya deniz aracının meydana gelen kirliliği kendi imkanları ile giderdiğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar temyiz konusu kararda Antalya Liman Başkanlığı personeli ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğünde deniz kirliliği denetçisi tarafından tanzim edilen olay tespit tutanağında "yapılan gözlemde halihazırda gemi bordası ve denizde kirlilik kalmadığı" tespitine yer verilmesi ve davacının kendi imkanları ile denizin temizlendiğine ilişkin beyanı da dikkate alındığında, adı geçen Kanun'un 20/1-(ı) maddesinde yer alan "Kirliliğin oluşmasını müteakip gemi veya deniz aracının kendi imkânları ile neden olduğu kirliliği giderdiğinin tespit edilmesi durumunda, idarî para cezası 1/3 oranında uygulanır." hükmü gereğince hesaplanan idari para cezasının 2/3 oranında indirilerek 1/3 oranında uygulanması gerektiği gerekçesiyle karar verilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının kaptanı olduğu (2547 grostonluk) ... adlı yük gemisinden, kirletici özelliğinde tereddüt bulunmayan hidrolik yağın denize aktığının dosyadaki tutanaklar ile fotoğraf ve videolardan sabit olduğu, dökülen hidrolik yağ sebebi ile oluşan deniz kirliliğinin davacının kaptanı olduğu gemi yetkilileri tarafından temizlendiği hususunun ise mevcut delillerle tam olarak ispatlanamadığı, karara dayanak alınan tutanakta deniz kirliliğinin gemi yetkilileri tarafından temizlendiğine ilişkin bir tespit bulunmadığı; kirliliğin kalmadığına yönelik tespitte ise; dağılma/yayılma, biyolojik bozulma/parçalanma, çözülerek buharlaşma, denize karışma/çözünme ve çökme hususlarının söz konusu olduğu, aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği; nitekim, mahkemece yapılan ara kararda, davacılar tarafından, kirliliğin kendileri tarafından temizlendiği hususunu ispatlayıcı delil ortaya konamadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşü ile, idari para cezasının 1/3 oranında uygulanması gerektiğine ilişkin karara yönelik temyiz istemini reddeden Daire kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2024/1322, K. 2025/4117, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2024-1322-e-2025-4117-k-e12387f64467