Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2024/3960 E. 2025/3330 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2024/3960
- Karar No
- 2025/3330
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3960 Karar No : 2025/3330
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) Tasfiye Halinde ... Kumaş Tekstil İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ: Av. ...-Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin, ihracat teslimlerini ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmek suretiyle haksız katma değer vergisi iadesine sebebiyet verdiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak 2016 yılının Haziran, Ağustos ila Aralık için re'sen salınan katma değer vergisi ile Haziran, Ağustos ve Eylül dönemleri için üç kat, Ekim ila Aralık dönemleri için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği tekniği raporundaki saptamaların, ihracat işlemleri üzerinde katma değer vergisi iadesi yönünden yapılan inceleme sonucunda belirtilen dönemlerdeki yurt dışı satışlarının mahiyetinin gerçek olmadığını gösterdiği, öte yandan, davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Tekstil Sanayi ve İthalat İhracat Limited Şirketi, ... Tekstil ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Kimya ve Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, ... Otomotiv Tekstil Akaryakıt İnşaat Gıda Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi ile ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkındaki tespitlerden düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığı, ... hakkındaki tespitlerin düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığını kanıtlayıcı mahiyette olmadığı, ayrıca 2016 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle tarhiyat azaltılmış, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığı, faaliyetinin gerçek olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde, vergi ziyaı cezasının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği, 344. maddesinin birinci fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, ikinci fıkrasında, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, faaliyetinin gerçek olmadığı, hayali ihracat yoluyla haksız katma değer vergisi iadesi almaya yönelik iş ve işlemler gerçekleştirdiği hususunun tespit edildiğinden davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının, tarhiyatın, Hasret Şenşakrak'tan alınan faturalardan kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Kararın bu kısmına katılmıyorum.