Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/12419 E. 2024/4998 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/12419
- Karar No
- 2024/4998
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12419 Karar No : 2024/4998 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K: ...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parselde yer alan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 57.950,00 m²'lik kısmının bir adet basit kulübe ile konteyner yapılmak ve etrafı tel örgü ile çevrilerek ekip biçilmek suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/12/2013 - 05/05/2014 tarihleri arası dönem için 338.332,85 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarih ve, ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile itiraz üzerine düzenlenen... tarih ve, ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine idare Mahkemesince verilen kararda; kararın bozulan kısmı yönünden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın ne şekilde işgal edildiğinin tespitine yönelik Mahkemelerince yapılan 24/02/2023 tarihli ara kararına davacı tarafından verilen cevapta, konteyner ve ahırın davacının izni olmadan yıkıldığının bildirildiği, davalı idare tarafından ise, taşınmaz üzerinde konteyner ve kulübe olarak bir yapının bulunmadığının bildirildiği, tarım dışı ve tarımsal alanların ne şeklide ve ne miktarda kullanıldığının tespit edilemediğinin görüldüğü belirtilerek, dava konusu taşınmazın davacı tarafından tarım dışı ve tarımsal alan olarak kullanılan miktarının net bir şekilde tespit edilmeden işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme tarafından işgalin şeklinin tespiti yönünde inceleme yapılması ile idarenin yerine idari işlem ve eylem niteliğinde yerindelik denetimini aşacak şekilde karar verildiği, davacı tarafından da işgalin kabul edildiği, dava konusu edilenin işgal nedeniyle düzenlenen ecrimisil ihbarnamesi olduğu hususları belirtilerek, Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesi içeriği, dosyaya sunulan 23/07/2018 tarihli bilirkişi raporu içeriği ve davacının 03/04/2023 tarihli ara kararına cevap dilekçeleri ile 05/05/2014 tarihli taşınmaz tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından dava konusu parselin fuzulen işgal edildiği, tarım amaçlı kullanıldığının kabul edildiği, Mahkemesince Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik'in 85. maddesi ve 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile getirilen kriterlere uygun şekilde hazırlanmış yeni bir bilirkişi raporu hazırlatılmak suretiyle, sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerlendirme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85. maddesinde; "(2) (Değişik:RG-10/4/2011-27901) ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir..." hükmü getirilmiştir. 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında, Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği; 5. fıkrasında, emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan yerler için, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değerinin dikkate alınacağı; 10. fıkrasında, ecrimisilin tespit ve takdirinde, İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi hususların göz önünde bulundurulacağı, 11. fıkrasında, ecrimisil tespit ve takdir edilirken, Hazine taşınmazının değerini etkileyebilecek; imar durumu, yüzölçümü, niteliği, verimi (tarım arazilerinde), alt yapı hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, konumu, taşınmazın kullanım şekli ve işgalden dolayı gelir elde edilip edilmediği gibi her türlü ölçütlerin dikkate alınacağı, 12. fıkrasında da; aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın ne amaçla ve ne şekilde kullanıldığının tespitine ilişkin Mahkemesince 24/02/2023 tarihli ara kararı ile taraflardan bilgi ve belge istenildiği, davacı tarafından dava konusu parselin 50 yıldır taraflarınca arpa, buğday, mısır, domates, biber, fasulye ekilmek suretiyle kullanıldığı, alanda konteyner ve iki adet küçükbaş hayvan ahırının bulunduğu, bu durumun 05/05/2014 tarihli tespit tutanağı ile de kayıt altına alındığı, dava konusu taşınmazın 2006 yılında içinde kendisinin ve ailesinin bulunmasına rağmen 22 yıllığına Zeynep Mutlu Eğitim Vakfına tahsis edildiği, taşınmaz üzerinde yer alan konteyner ve ahırın izinleri olmaksızın dava dışı anılan Vakıf tarafından yıkıldığı ve enkaza ilişkin fotoğrafların da 03/04/2023 tarihli ara karara cevap dilekçesi ekinde sunulduğu görülmektedir. Bu durumda davacı tarafından dava konusu parselin kullanımına ve kullanım şekline yönelik beyanın mevcudiyeti de dikkate alındığında, davacı tarafından fuzulen işgal edildiği sabit olan dava konusu taşınmaza yönelik olarak, benzer nitelikteki taşınmazlar için belirlenen ecrimisil bedelleri, taşınmazın mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörler ve emsal yargı kararları dikkate alınmak suretiyle, işgal döneminde davacıdan istenebilecek ecrimisil bedelinin belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen Mahkeme kararınında hukuki isabet bulunmadığı düşüncesiyle, kararın bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.