Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2023/9237 E. 2025/3092 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/9237
Karar No
2025/3092
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9237 Karar No : 2025/3092

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2005 ila 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla malvarlığına uygulanan e- haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağı olan ödeme emirlerinin 10/12/2021 tarihinde ikamet adresinde eşine tebliğ edildiği, dava ve itiraz edilmeksizin kesinleşen kamu alacağının cebren tahsili amacıyla tanzim edilen haciz varakalarına dayanılarak 2022 yılında malvarlığına e-haciz uygulandığının anlaşıldığı, kanuni temsilcilerin, vergi borçlusu asıl mükellefin vergi borçlarından sorumlu tutulabilmeleri, kanuni temsilci oldukları süre içerisinde kendilerine yüklenen vergisel bir ödevin yerine getirilmemesi şartına bağlı olduğu, davacının kanuni temsilci olduğu 05/03/2009 öncesine ait kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı, kanuni temsilci olduğu dönemlere ait 2009 yılının Ocak ila Mart dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin şirkete tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulamadığı, ... tarihinde ilanen tebliğ edildiği belirtilen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının zamanaşımına uğramadığı hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı dikkate alındığında, davacının mal varlığına uygulanan e-hacizde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu e-haciz kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : Kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borç onbeş günde ödenmediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle idari davanın açılmaması veya açılmış olan davada yargı merciince verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı bulunmaması veya davanın reddedilmesi durumlarında, alacaklı tahsil dairesince, kamu borçlusunun, mal bildiriminde gösterilen veya başka suretle tespit olunan mal, hak ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un öngördüğü usullere uygun olarak haciz uygulanabilecektir. Haciz işlemine karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu bağlamda, bakılmakta olan davanın konusunun haciz işlemi olduğu dikkate alındığında temyize konu kararda yapılan değerlendirmenin ancak davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine dava açılması halinde 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan ''borcum yoktur'' kapsamında incelenebilecek hukuka aykırılık hali olduğu açıktır. Bu durumda, dava konusu haciz işleminin hukuka uygunluk denetiminin, 6183 sayılı Kanun'un davada uygulanacak ilgili yasa kurallarına göre haciz koşullarının oluşup oluşmadığının bu işlemin dayanağı davacı hakkındaki ödeme emirleri yönünden incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının, davacının kanuni temsilci olduğu döneme isabet eden ve asıl borçlu şirket hakkında tanzim edilen... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2023/9237, K. 2025/3092, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2023-9237-e-2025-3092-k-f17f58098bd4