Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/8137 E. 2025/2990 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/8137
- Karar No
- 2025/2990
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8137 Karar No : 2025/2990
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılmasından elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı yönündeki tespitleri içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2016 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Herhangi bir ticari faaliyeti bulunmayan davacının yüksek tutarlı banka hesap hareketlerinin varlığı ve adına açılan banka hesabından ve verdiği vekaletnamelerden haberinin olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, para gönderilen ve alınan kişiler hakkında P.O.S tefecilik faaliyetinde bulundukları yönünde tespitler olduğu hususu gözönüne alındığında yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunulduğu ve bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ:Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler ve iktisadi, ticari, teknik icaplara uygun olmayan banka hesaplarına yüksek tutarlı para giriş ve çıkışlarının nedenlerinin davacı tarafından gerek vergi incelemesi gerek yargılama aşamasında ortaya konulamaması sebebiyle adına banka hesaplarını komisyon karşılığı kullandırmak suretiyle elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı nedeniyle tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte, banka hesabı kullanılmak amacıyla ödenen komisyonun, hesaba giren paranın çıkışı sağlanmak üzere ödendiğinin kabulü gerekeceğinden, matrahın, davacının banka hesaplarına gelen para üzerinden % 1 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği, hesaba giren para tutarı yanında çıkan para tutarı üzerinden de komisyon geliri hesaplanamayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu tarhiyatın davacının banka hesaplarından çıkan tutarlara isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından temyiz isteminin kısmen kabulüyle Vergi Dava Dairesi kararının bu kısım yönünden bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.