Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2022/3627 E. 2025/6292 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2022/3627
- Karar No
- 2025/6292
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3627 Karar No : 2025/6292
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü emrinde çarşı ve mahalle bekçisi olarak görev yapmakta iken davacının, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; disiplin soruşturması, davacının ifade ve savunmaları, internet açık kaynak araştırma tutanakları ve adli yargıda verilen mahkumiyet hükmü birlikte değerlendirildiğinde, çarşı ve mahalle bekçisi olarak görev yapan davacının resmi sıfatının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduğunu görevi başında ve özel hayatında davranışlarıyla göstermek zorunda olduğu halde, görevi başında bulunduğu tarih itibariyla sosyal paylaşım sitesinde varlığını devam ettirdiği anlaşılan hakaret içerikli ve aşağılayıcı nitelikte paylaşımların memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü emrinde çarşı ve mahalle bekçisi olarak görev yapan davacının; 2011-2012 yıllarında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların, o tarihte başbakan olan ... ve bazı siyasi parti liderlerini aşağılayan ve hakaret içeren paylaşımlar olduğunun tespit edilmesi üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca ''devlet memurluğundan çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin... günlü, ... sayılı dava konusu işlemin tesis edildiği ve anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan; uyuşmazlığa konu fiilleriyle ilgili olarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının "sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret" suçundan 7.080,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeden 16/11/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 9. maddesinde, memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Tüzük'ün dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile iptalinden sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinde; devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Kanun'da da yukarıda bahsi geçen 9. madde aynı haliyle korunmuştur. 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır. Olayda; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması ve yukarıda anılan ceza yargılaması süreci birlikte değerlendirildiğinde; davacının uyuşmazlığa konu eyleminin, adli yargılama sürecinde "sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret" suçu olarak vasıflandırıldığı görülmüş olup, bu eylemin, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddelerinde yer alan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında bulunmadığı, anılan fiilin, tipiklik ilkesi uyarınca Kanun'da belirlenen suç tanımına uymadığı anlaşıldığından, davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29/12/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü ile Emniyet Teşkilatında çalışan memurlara ilişkin disiplin düzenlemesi yapılmışken, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinini Anayasa Mahkemesi kararı ile iptali üzerine, bu memurlar bakımından, 682 sayılı KHK 'nin ve 7068 sayılı Kanun geçici 1 ve 9. maddeleriyle, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. 09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir. Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 76. maddesi ve bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır. Eylem tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuatta, davacının fiili yüz kızartıcı suç olarak belirlenmemiştir. Bu durumda; davacının fiili yüz kızartıcı hal ve davranışlar kapsamında olmadığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile kararın bozulması gerektiğinden, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.