Danıştay · 2. Daire

Danıştay 2. Daire 2022/3151 E. 2026/21 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2022/3151
Karar No
2026/21
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3151 Karar No : 2026/21

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2-... MüdürlüğüTS VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Bartın İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı; Antalya ili, Kumluca İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 01/10/2020 Bakan onayı tarihli, Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü,... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,...sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen eylemler ile ilgili olarak "Görevi kötüye kullanma, rüşvet almak ve vermek" suçlarından yürütülen kovuşturma sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E......K:... sayılı kararıyla;... plaka sayılı aracın... sayılı plakaya naklinin 16/03/2017 tarihinde gerçekleştirildiği, işlem öncesinde plaka sırasının geldiği bilgisinin işleme aracılık eden B.İ. isimli şahsa bildirildiği, işlemin yapılmasının akabinde davacının, istenilen plakanın alınmasını sağlaması nedeni ile B.İ.'den para istediği, B.İ.'nin C.S. isimli şahıs aracılığıyla davacıya 200.-TL gönderdiği, plaka sırası gelmesi nedeni ile B.İ.'ye bilgi veren, bu suretle istenilen plakanın alınmasını sağlayan ve karşılığında menfaat temin eden davacının, bu eylemi ile görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kendine haksız kazanç sağlamış olması nedeniyle icra sureti ile görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden, neticeten 6.000.-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 200 gün süre ile memuriyet hizmetini yapmaktan yasaklanmasına hükmedildiği, istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu durumda, disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadeler, dava dosyasındaki diğer bilgi ve belgeler ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacıya isnat edilen eylemin sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; kendisine isnat edilen fiilin sübuta ermediği ve dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idareler tarafından; dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan temyiz sebeplerinden hiçbirisine uymadığı yolunda cevap verilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Bartın İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı; Antalya ili, Kumluca İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemde, gözaltına alındığı 05/07/2018 tarihine kadar motorlu araç sahiplerinin almak istedikleri plakaların sırasının geldiğine ilişkin bilgiyi ilgililere aktararak menfaat sağladığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 01/10/2020 Bakan onayı tarihli, Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü,... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT : 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ç maddesinde "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmış; "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde de "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. ..." hükümleri yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Yukarıda aktarılan hükümlerle, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında B.İ. isimli şahsın 17/03/2017 tarihinde suç duyurusunda bulunması üzerine ceza soruşturması başlatıldığı, bu kapsamda 24/03/2017 tarihinde başlatılan teknik takibin 03/07/2017 tarihine kadar sürdüğü, bu süre zarfında suç unsuru içerebilecek 51 adet iletişim tespit tutanağı düzenlendiği, davacının, ceza yargılaması sonucunda, suç tarihi 17/03/2017 olarak belirlenen eylemi nedeniyle mahkumiyetine hükmedildiği, gözaltına alındığı 05/07/2018 tarihine kadar motorlu araç sahiplerinin almak istedikleri plakaların sırasının geldiğine ilişkin bilgiyi ilgililere aktararak menfaat sağladığından bahisle, Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 20/05/2020 günlü kararıyla meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacı hakkında yürütülen teknik takibin sona erdiği 03/07/2017 tarihinden sonra davacının yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullandığına ilişkin somut tespit bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra (20/05/2020 tarihinde), zamanaşımına uğrayan yetkinin kullanılması sureti ile davacının 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen...günlü, E:... K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/01/2026 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : Dava; Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde teknisyen yardımcısı olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-z maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre davacıya isnat edilen fiil sübuta ermekle birlikte; mevzuatta öngörülen zamanaşımı süresi içinde disiplin cezası verilip verilmediği hususunun ayrıca incelenmesi gerekmektedir. 7068 sayılı Kanun'un; "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, kesinleşir. ... " hükmüne yer verilmiştir. Alıntılanan yasal düzenlemeye göre disiplin cezasına ilişkin işlemlerin, aynı idare içerisinde yer alan farklı idari birimlerin irade açıklamalarının ortaya konulması suretiyle birden çok aşamayı içeren işlem niteliğinde olduğu, meslekten çıkarma işlemlerinde işlemin son aşamasını teşkil eden Bakan onayı öncesindeki ara işlemlerin, işlemin gerçekleşmesinin zorunlu unsurunu oluşturmakla birlikte tek başına hukuksal sonuç doğurucu niteliklerinin bulunmadığı, Bakan onayı işlemi ile işlemin kesin ve yürütülebilir işlem niteliğini kazandığı görülmektedir. Diğer yandan, aynı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta; disiplin cezasına konu eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra verilen Bakan onayı ile dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Bakan onayı ile kesin ve yürütülebilir nitelik kazanan disiplin işlemi, zamanaşımı yönünden de ancak bu onay tarihi itibarıyla sonuç doğurabilecektir. Aksi kabulün; kesin ve yürütülebilir niteliği olmayan idari işlemlerin ilgililer hakkında sonuç doğurmasına ve Kanun'da düzenlenen zamanaşımı süresinin öngörülemez şekilde belirsizleştirilmesine neden olacağı açıktır. Bu durumda; davacıya isnat olunan fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 2. Daire, E. 2022/3151, K. 2026/21, T. 05.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-2-daire-2022-3151-e-2026-21-k-602e051ce4e5