Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2026/81 E. 2026/467 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2026/81
- Karar No
- 2026/467
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2026/81 Karar No : 2026/467
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Merkezi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2025/2 Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) Sonuçlarında 69,74750 puanla ''başarısız'' sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararında; 2025-HMGS/2 Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 87 numaralı sorunun sınav sonuçları açıklanmadan önce davalı idarece iptal edildiği, soru iptali üzerine 6114 sayılı Kanun ve sınava ilişkin kılavuz hükümleri doğrultusunda, iptal edilen sorunun değerlendirme dışı bırakılarak geçerli soruların puan değerinin yeniden saptanması suretiyle puanlama yapıldığı, davacının 83 soruyu doğru yanıtladığı, buna göre puanın 69,74750 olduğu, davacının başarısız sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, haklı beklenti ilkesinin ihlal edildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Hatalı soru sorulmasının (uyuşmazlıkta, sorunun çift doğru cevabının bulunması) davalı idarenin kendi kusurundan kaynaklandığı, 6114 sayılı Kanunun 7. maddesinin 2. fıkra hükmü uyarınca iptaline karar verilen sorunun değerlendirme dışı bırakılarak geçerli soruların puan değerinin yeniden saptanması suretiyle hesaplama yapılması sonrasında baraj uygulaması nedeniyle bazı adayların dezavantajlı duruma geldiği, bu durumun kamu yararı ile bireysel yarar arasında kurulması gereken dengede bireysel yarar aleyhine ölçüsüz yükümlülük yüklediği, Anayasa'nın çalışma hakkı ve ödevi başlıklı 49. maddesi ile eşitlik ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından, 6114 sayılı Kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasının itiraz yoluyla incelenebilmesini teminen Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli Ara Kararıyla davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz başvurusunda yer alan adli yardım istemiyle ilgili bir karar ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrası ile adli yardım konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımdan yararlanacak kişiler" başlıklı 334. maddesinin 1. fıkrasında; "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.", "Adli yardımın kapsamı" başlıklı 335. maddesinde; "Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar: a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet... " "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin 1. fıkrasında; "Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur..." hükmü, "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde; "Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Kararın esasının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Kararın yargılama giderine yönelik kısmının incelenmesi: Dosyanın incelenmesinden, 31/10/2025 tarihinde açılan davada davacı tarafından, sadece 87,50-TL vekalet harcının ödenerek, adli yardım talebinde bulunulması üzerine ... İdare Mahkemesinin 04/11/2025 tarihli kararıyla davacının adli yardım talebinin kabul edildiği ve anılan Mahkemenin temyize konu kararının hüküm fıkrasında davacı aleyhine hükmedilen yargılama giderleri içerisinde tekrar vekalet harcına yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, hüküm fıkrasında yer alan "adli yardım istemi kabul edildiğinden, davanın başında tahsil edilmeyen ve aşağıda dökümü yapılan 1.424,30-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için bu kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına," ibaresinin "87,50-TL vekalet harcının davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden, davanın başında tahsil edilmeyen 1.336,80-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için bu kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yargılama gideri yönünden yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 02/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.