Danıştay · 2. Daire

Danıştay 2. Daire 2021/14070 E. 2025/6351 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/14070
Karar No
2025/6351
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/14070 Karar No : 2025/6351

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri...

DAVANIN KONUSU : Adalet Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunun reddine ilişkin 31/08/2020 günlü işlem ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde yer alan "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak, şartları aranacaktır." ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Kafkas Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden 2017 yılında mezun olduktan sonra, KPSS’den aldığı P3 puan türü ile 4/B kadrosuna atanmak üzere Adalet Bakanlığına başvuru yaptığı, Adalet Bakanlığı bünyesinde 03/02/2020 tarihinden itibaren sözleşmeli öğretmen olarak görevini sürdürdüğü, Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu (Haziran 2020) ile Rehberlik Öğretmenliği için 1373 kadro ilan edildiği, 08/07/2020 tarihinde yapılan sözlü sınav neticesinde 135. sırada yer alarak tercih yapmaya hak kazandığı, e-devlet üzerinden yaptığı başvurusunun, Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesindeki yer alan şart nedeniyle, 31/08/2020 tarihli işlem ile reddedildiği; Unvan değişikliğinin, Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 8. maddesinde, "657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak atanan; ancak ataması iptal edilenler ile sözleşmeli öğretmen olarak çalışmakta iken sözleşmeleri feshedilenler bakımından, başvuru tarihinin son günü itibarıyla bir yıl bekleme süresini tamamlamış olmak,” şartının istisnasını oluşturduğu; Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği gereği “Rehber Öğretmen” unvanına sahipken “Psikolojik Danışmanlık” unvanını alarak unvan değişikliği yaşadığı, dolayısıyla Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Ek 1. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca, unvan değişikliği sebebiyle 1 yıl beklemeksizin yeniden Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli personel olarak istihdam edilebileceği, bu sebeple dava konusu bireysel işlemin hukuka aykırı olduğu; Halihazırda çalıştığı kurum olan Adalet Bakanlığına KPSS P3 puan türü ile yerleştirildiğinden, alan puanı olan P123 puanı ile yerleşmek istediği Milli Eğitim Bakanlığı kadrosuna unvan değişikliği sonucu atanmaya hak kazandığı; İdarenin düzenleme yetkisinin ikincil, türev nitelikte olduğu, dava konusu Duyuru ile söz konusu şartın getirilmesiyle düzenleme yetkisinin aşıldığı, idare hukukunda normlar hiyerarşisinde yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan genelgeler, kılavuzlar ve genel yazılar ile yönetmelik ve/veya üst hukuk normu hükümlerine açıklık getirilmek suretiyle uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı; Milli Eğitim Bakanlığının hangi nitelik ve şartlarda öğretmen alınacağı konusunda takdir yetkisi bulunmakla beraber, bu kuralları belirleyen Kılavuzun (Duyurunun), dayanak aldığı kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı olmaması gerektiği; dolayısıyla yönetmeliğe göre alt norm niteliğinde bulunan, yönetmeliğe ve ilgili hükümlerine aykırı düzenleme içermesine rağmen Resmi Gazete’de yayımlanmayan Kılavuz (Duyuru) hükümlerinde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Atanma Şartları” başlıklı 5. maddesinde de, öğretmenlik görevine atanacaklarda, 657 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinde belirtilen genel şartların yanında özel şartların da aranacağı belirtilirken, özel şartlar arasında başka bir kurumda halihazırda çalışmakta olanlarla ilgili herhangi bir kurala yer verilmediğinin görüldüğü; Kafkas Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olmakla eğitim aldığı alanda çalışmak istediği, dava konusu bireysel ret işlemi ile eğitimi sonucu elde ettiği çalışma hakkının da elinden alındığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 4. maddesinin 7. fıkrası, Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin 7. ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Ek 1. maddeleri doğrultusunda dava konusu düzenlemenin hazırlandığı, bu bağlamda konuya ilişkin belirtilen şartları taşıyıp taşımayanların tespit edilebilmesi için gerekli yazışmanın yapıldığı, Adalet Bakanlığının 26/08/2020 günlü, ... sayılı cevabi yazısında, davacının Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yaptığının bildirildiği; dava konusu Duyuru kapsamında, Adalet Bakanlığı bünyesinde aynı unvan ve pozisyonda (sözleşmeli öğretmen olarak) görev yapan davacının başvurusunun, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Ek 1. maddesi gereğince reddedildiği; Ayrıca dava dilekçesinde, Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği gereği rehber öğretmenliğin unvan değişikliği ile psikolojik danışman unvanını aldığı belirtilmiş ise de, bu durumun gerçeği yansıtmadığı; dava konusu Duyurunun, öğretmen unvanlı pozisyonlarda istihdam edilecek sözleşmeli personel alımına ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesinde yer alan söz konusu iddiasının, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın ekli 4 sayılı cetvelde yer alan unvanlar arası değişiklik kapsamında değerlendirilemeyeceğinin açık olduğu; Dava konusu Atama ve Başvuru Duyurusunun, düzenlediği alan ve kapsam ile sınırlılığı göz önüne alındığında, üst norma ve hukukun genel ilkeleri ile kamu yararı ve hizmetin gereklerine uygun olduğu; bireysel işlemin de, dayanağı Duyuru ve Duyurunun dayanağı ikincil mevzuat doğrultusunda ve hukuka uygun olarak tesis edildiği yolunda savunma yapılmıştır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Adalet Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunun reddine ilişkin 31/08/2020 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olarak Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde yer alan "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak, şartları aranacaktır." ibaresinin iptali istenilmektedir. Dosyadaki mevcut belge ve bilgilerden; Adalet Bakanlığına bağlı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma talebiyle başvurduğu ve bu başvurusunun, Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak” şartına yer verildiğinden dolayı 31/08/2020 tarihli işlem ile reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Anayasa'nın "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetmeksizin kanun önünde eşittir." hükmü, aynı maddenin 5. fıkrasında; "Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." hükmü, "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde; "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmü, "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde; "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir." hükmü, "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49. maddesinde; "Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyelerini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır." hükmü, "Kamu hizmetlerine girme hakkı" başlıklı 70. maddesinde; "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." hükmü, 128/2. maddesinde ise; "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmü yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde sözleşmeli personel; "Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde tanımlanmış, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Cumhurbaşkanınca belirleneceği öngörülmüştür. Aynı Kanun'un 48. maddesinde, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel ve özel şartlar düzenlenmiş, 48/B-2 maddesinde "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak." koşuluna yer verilmiştir. 06/06/1978 günlü, 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 4 sayılı Cetvelinde, sözleşmeli personel pozisyon unvanları ile asgari nitelikleri düzenlenmiş olup, Ek 1. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; "Sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli personel pozisyonlarında yeniden istihdam edilemez. Sözleşmesini; a) Kısmi zamanlı veya proje süresi ile sınırlı çalışanlardan, b) Öğrenim durumu itibariyle ihraz edilen ve ekli 4 sayılı cetvelde yer alan unvanlara ilişkin pozisyonlara ek 4 üncü madde çerçevesinde atanmak suretiyle unvan değişikliği yapanlardan, c) Eş veya sağlık durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunmakla beraber; geçiş yapacağı hizmet birimi bulunmaması, birim bulunmakla beraber o birimde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunmaması veya en az bir yıllık fiili çalışma şartını karşılayamaması nedenlerinden herhangi birine bağlı olarak, Ek 3 üncü maddenin (b) veya (c) bendi hükmü kendilerine uygulanamayanlardan, tek taraflı feshedenler, bir yıllık süre şartına tabi tutulmadan yeniden istihdam edilebilirler. Üçüncü ve dördüncü fıkra kapsamındakilerin yeniden istihdam edilebilmeleri için ilk defa işe alınma prosedürüne riayet edilmesi zorunludur." hükmü, Ek 4. maddesinde; "Sözleşmeli personelin, unvan değişikliği suretiyle atamasının yapılacağı pozisyon için öngörülen ilk defa hizmete alınma prosedürüne riayet edilmesi kaydıyla, unvan değişikliği mümkündür." kuralı yer almıştır. Anayasa'nın 70. maddesinde, her Türk vatandaşının, kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğu, hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceği hüküm altına alınmış, sınırlamanın nasıl yapılacağı ise 13. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilecektir. Söz konusu düzenleme ile Anayasa hükümlerinin, Devlete veya kişilere, Anayasa'yla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini ya da Anayasa'da belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamayacağı vurgulanarak bu hükümlerin nasıl ve hangi çerçevede yorumlanabileceği konusunda yol gösterilmiştir. Sonuçta sınırlama Anayasal ilkelere uygun olarak ancak kanunla yapılabilecektir. Öte yandan, Anayasa'da çalışma hürriyeti ile hak ve ödevi 48 ve 49. maddelerde düzenlenmiş olup, herkesin dilediği alanda çalışma hürriyetine sahip olduğu ve çalışmanın hem hak hem ödev olduğu belirtildikten sonra, Devlete çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları koruma, çalışmayı desteklemek için tedbirler alma yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın kamu hizmeti görevlileriyle ilgili düzenlemeler içeren 128. maddesinde ise, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yükümlülükleri için de kanunilik şartı getirildiği görülmekte olup, bu yönüyle temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ile benzerlik taşımaktadır. 657 sayılı Kanun'un 48/B-2 maddesinden anlaşılacağı üzere, kurumların istihdam edecekleri personelde bazı özel koşullar arayabilecekleri açık olmakla birlikte, Anayasa'nın 70. maddesi gereği, hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyecek olması karşısında, bu koşulların genel, eşit, objektif ve hizmet gereklerine yönelik olması gerektiği tartışmasızdır. Uyuşmazlıkta ise, Kafkas Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olan davacının Adalet Bakanlığına bağlı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmakta iken, Haziran 2020 dönemi Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu uyarınca sözleşmeli öğretmen olarak atanmak için yaptığı başvurunun, Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak” şartına yer verilmesi nedeniyle 31/08/2020 tarihli işlem ile reddedildiği görülmektedir. Olayda, Milli Eğitim Bakanlığı'nda istihdam edilecek sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin olarak objektif koşulları taşıyan herkese başvuru hakkı tanınması ve bu koşulların da genel, eşit ve hizmet gereklerine yönelik olması gerekirken hali hazırda kamu kurumunda görev yapmakta olan davacının başvuru hakkını ortadan kaldıran Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'ndaki dava konusu düzenleme, Anayasal bir hak olan kamu hizmetine girme hakkını kısıtladığı gibi çalışma hürriyeti, eşitlik ve hukuk devleti ilkesiyle de bağdaşmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunun reddine ilişkin 31/08/2020 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olarak Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde yer alan "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak, şartları aranacaktır." ibaresinin Anayasa ve üst hukuk normlarına aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Adalet Bakanlığına bağlı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunda bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak” şartına yer verilmesi nedeniyle, söz konusu başvurunun 31/08/2020 tarihli işlem ile reddedilmesi üzerine, bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tesis tarihi itibarıyla; 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 4. maddesinin 7. fıkrasında; “(7) Sözleşmeli öğretmenliğe atanacakların başvuruları, sözlü sınava alınacakların belirlenmesi, sözlü sınav konuları, sözlü sınavın usul ve esasları, atanmaları ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Millî Eğitim Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. 03/08/2016 günlü, 29790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin “Duyuru” başlıklı 7. maddesinde; “(1) Sözleşmeli öğretmenlik için başvuracaklarda aranacak şartlar, başvuruda bulunacakların nitelikleri, başvuru yeri, süresi, başvuruda bulunacaklardan istenecek belgeler, sözlü sınav, sınav sonuçlarının açıklanmasına yönelik süreler, itiraz süreleri ve atama ile uygulamaya ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça ilan edilecek duyuruda belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde, "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak,” şartına yer verilmiştir. Diğer taraftan; Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 28/06/1978 günlü, 16330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın “Yeniden Hizmete Alınma” başlıklı Ek 1. maddesinde; “(Değişik: 14/05/2018-2018/11809) (Değişik:RG-13/11/2019-30947-C.K-1807/1 md.) Doğum, evlat edinme, memur veya diğer personel kanunlarına tâbi olan eşinin yurt dışında sürekli göreve atanması veya en az altı ay süreyle yurt dışında geçici olarak görevlendirilmesi ve askerlik sebebiyle hizmet sözleşmesi feshedilen sözleşmeli personelin pozisyonu saklı tutulur ve istekleri halinde bu personel ayrıldığı kurumunda yeniden hizmete alınır. Ancak yeniden hizmete alınacak sözleşmeli personelin; a) Sözleşmesinin feshi sebebiyle iş sonu tazminatı almamış bulunması, b) Doğum ya da üç yaşını doldurmamış bir çocuğun eşle birlikte veya münferit olarak evlat edinilmesi veyahut sözleşmeli personel olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi nedenleriyle hizmet sözleşmesini feshedenlerin, doğum izninin veya evlat edinme nedeniyle kullanılan iznin bitiminden itibaren en geç iki yıl; memur veya diğer personel kanunlarına tâbi olan eşinin yurt dışında sürekli göreve atanması veya en az altı ay süreyle yurt dışında geçici olarak görevlendirilmesi nedeniyle hizmet sözleşmesini feshedenlerin eşinin görev süresi bitiminden, askerlik sebebiyle hizmet sözleşmesi feshedilenlerin terhis tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yeniden istihdam edilmek üzere ayrıldığı kurumuna yazılı talepte bulunması, gerekmektedir. Kurumlar, yazılı talebi takip eden en geç otuz gün içinde ilgilileri istihdam ederler. Bu madde çerçevesinde yeniden istihdam edilecek personel ile yapılacak sözleşme eski sözleşmenin devamı niteliğindedir. (Mülga:22/11/2010-2010/1169) (Ek:22/11/2010-2010/1169) Sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli personel pozisyonlarında yeniden istihdam edilemez. Sözleşmesini; a) Kısmi zamanlı veya proje süresi ile sınırlı çalışanlardan, b) (Değişik: 14/05/2018-2018/11809) Öğrenim durumu itibariyle ihraz edilen ve ekli 4 sayılı cetvelde yer alan unvanlara ilişkin pozisyonlara ek 4 üncü madde çerçevesinde atanmak suretiyle unvan değişikliği yapanlardan, c) Eş veya sağlık durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunmakla beraber; geçiş yapacağı hizmet birimi bulunmaması, birim bulunmakla beraber o birimde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunmaması veya en az bir yıllık fiili çalışma şartını karşılayamaması nedenlerinden herhangi birine bağlı olarak, Ek 3 üncü maddenin (b) veya (c) bendi hükmü kendilerine uygulanamayanlardan, tek taraflı feshedenler, bir yıllık süre şartına tabi tutulmadan yeniden istihdam edilebilirler. Üçüncü ve dördüncü fıkra kapsamındakilerin yeniden istihdam edilebilmeleri için ilk defa işe alınma prosedürüne riayet edilmesi zorunludur.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi ile verilen yetki çerçevesinde Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 1. maddesinin 4. fıkrasında, sözleşmesini tek taraflı feshedenlerden, bir yıllık bekleme süresine tabi tutulmadan yeniden sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilebileceklere ilişkin istisna düzenlemesi yapılmış; aynı maddenin 1. fıkrasında, pozisyonları saklı tutulacak ve istekleri halinde ayrıldıkları kuruma yeniden hizmete alınacak sözleşmeli personel belirlenmiştir. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuki güvenlik ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de düzenleyici işlemlerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Yürürlükte olan mevzuata güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireylerin, bu mevzuatın uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir. Bir beklentinin hukuken koruma görebilmesinin ön koşullarından biri beklentinin haklı (meşru) beklenti seviyesine ulaşmasıdır. Haklı beklenti, bireyin kendisine güvenerek hareket ettiği, lehine olan düzenleyici işlemlerde öngörülemez bir değişiklik yapılması ve bu öngörülemez değişikliğin, herkes yönünden objektif olarak beklenebilecek bir beklentiyi sonuçsuz bırakması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gündeme gelmektedir. Ancak, bir beklentinin hukuken korunabilmesi için, anılan koşulların gerçekleşmesi yeterli olmayıp, bu beklentinin korunmasına engel teşkil eden bir kamu yararının da bulunmaması gerekmektedir. Bu yönüyle, kişi yararıyla kamu yararının karşı karşıya geldiği durumlarda, ancak önemli bir kamu yararının bulunmadığı durumlarda haklı beklentinin korunması kabul edilebilecektir. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlem ile; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 1. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında belirtilen istisnalar kapsamında bulunanlar hariç olmak üzere, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen atama işlemleri kapsamında, halen Milli Eğitim Bakanlığında veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışanların başvuru yapmasının engellendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; yürürlükte olan üst hukuk normlarına uygun olarak tesis edilen dava konusu düzenleyici işlemde, yürütülen kamu hizmetinin önemi, özellikleri ve devamı da dikkate alınarak, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiş olup, söz konusu düzenleme uyarınca, davacının Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunun reddedilmesine dair 31/08/2020 günlü işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Adalet Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunun reddine ilişkin 31/08/2020 tarihli işlem ile bu işlemin dayanağı olarak Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde yer alan "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak, şartları aranacaktır." ibaresinin iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE; 2. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta ücretinden artan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava, Adalet Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunun reddine ilişkin 31/08/2020 günlü işlem ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde yer alan "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak, şartları aranacaktır." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk kuralından almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltarak kısıtlayamayacağı ya da üst normun sınırlarını aşar nitelikte yeni bir düzenleme getiremeyeceği; dolayısıyla düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen normlara aykırı düzenlemeler içeremeyeceği kabul edilmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesinde; sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlerin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemeyeceği öngörülmüştür. 06/06/1978 günlü, 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın “Yeniden hizmete alınma” başlıklı Ek 1. maddesinin 3., 4. ve 5. fıkralarında; "Sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli personel pozisyonlarında yeniden istihdam edilemez. Sözleşmesini; a) Kısmi zamanlı veya proje süresi ile sınırlı çalışanlardan, b) (Değişik: 14/05/2018-2018/11809) Öğrenim durumu itibariyle ihraz edilen ve ekli 4 sayılı cetvelde yer alan unvanlara ilişkin pozisyonlara ek 4 üncü madde çerçevesinde atanmak suretiyle unvan değişikliği yapanlardan, c) Eş veya sağlık durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunmakla beraber; geçiş yapacağı hizmet birimi bulunmaması, birim bulunmakla beraber o birimde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunmaması veya en az bir yıllık fiili çalışma şartını karşılayamaması nedenlerinden herhangi birine bağlı olarak, Ek 3 üncü maddenin (b) veya (c) bendi hükmü kendilerine uygulanamayanlardan, tek taraflı feshedenler, bir yıllık süre şartına tabi tutulmadan yeniden istihdam edilebilirler. Üçüncü ve dördüncü fıkra kapsamındakilerin yeniden istihdam edilebilmeleri için ilk defa işe alınma prosedürüne riayet edilmesi zorunludur." hükmüne; "Kurum içi yer değişikliği" başlıklı Ek 3. maddesinde, "Sözleşmeli personelin kurumlar arası yer değişikliği yapılamaz. ..." kuralına; "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir." düzenlenmesine yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak, şartları aranacaktır."düzenlemesi yer almıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerinde sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli personel pozisyonlarında yeniden istihdam edilemeyeceği öngörülmüş ancak hali hazırda sözleşmeli personel olarak çalışanların atanma başvurusunda bulunamayacağına ilişkin herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Bu durumda, dava konusu Duyuruda yer alan sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta iken; sözleşmeli pozisyonlara yerleştirilmek üzere başvuruda bulunulamayacağına ilişkin düzenlemenin üst mevzuatta öngörülmeyen bir şekilde sınırlandırma getirdiği anlaşıldığından, dava konusu Duyuru hükmünde yer alan ibarelerde ve davacının atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olup; davacının, Haziran 2020 atama döneminde Milli Eğitim Bakanlığına sözleşmeli öğretmen olarak atanma başvurusunun reddine ilişkin 31/08/2020 günlü işlem ile bu işlemin dayanağı olan Milli Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu'nun (Haziran 2020) "A. Başvuru Şartları" başlıklı bölümünün 9. maddesinde yer alan "Halen Bakanlığımızda veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak çalışmıyor olmak, şartları aranacaktır." ibaresinin iptali gerektiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 2. Daire, E. 2021/14070, K. 2025/6351, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-2-daire-2021-14070-e-2025-6351-k-56e93bc7a38c