Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/364 E. 2025/1320 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/364
- Karar No
- 2025/1320
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/364 Karar No:2025/1320
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... TV A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... Haber" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde yayınlanan "... ..." adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri ... Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 397.313,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ...tarihinde saat ...'ten itibaren yayınlanan "..." adlı programda, "Bir kulüp ancak bu kadar tahrik edilebilir. ...'nin bazı hakemle çok ciddi problemi var ve hakemle problemi var. Bakın ...Ağabey o kadar güzel diyor ki tahrik etmek isteseler bu kadar olmaz... Acayip bir ... var. Diyorlar ki ... sokaklara insin istiyorlar. Bakın ciddi söylüyorum öyle istiyorlar...", "Yarınki maçta da eğer hakem bir hata yapsın, ... aleyhine bir hata yapsın. Bakın cidden olaylar olacak. Artık ... sabrını çok taşırdılar bunlar. Çok ciddi manada taşırdılar. Yapılan şeyler uygulamalar, öyle bir rezaletler var ki... Geldiğimiz noktada yarın ... ... bence çok dikkatli maçı yönetsin. İki kere düşünsün verdiği her kararda, ...'yi yine 10 kişi bırakmasın ve bundan sonrası için de bence bu ... ... gidene kadar da hakemler kararlarına çok dikkat etsinler." şeklinde söylemlerde bulunulduğunun anlaşıldığı, medya hizmet sağlayıcılarının, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla sunması gerektiği, yayın hizmetinin sunulmasında görev alan kişilerin de yayın içeriğinde kullanılan ifadelerin toplumda yaratacağı etkiyi dikkate alması gerektiği, söz konusu yayında yer alan ifadelerin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi ile öngörülen "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ilkesine uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; ifade özgürlüğünün Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Kanunlar tarafından teminat altına alındığı, bu özgürlüğün haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiği açık olmakla birlikte, anılan düzenleme ve yerleşik içtihatlar uyarınca söz konusu özgürlüğün sınırsız olmadığı, Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü tamamlayan ve onun kullanılmasını sağlayan basın özgürlüğü de düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü gibi mutlak ve sınırsız olmadığı, toplumsal işlevini yerine getirebilmesi için basının özgür olması kadar, sorumluluk bilinci ile hareket etmesinin de şart olduğu, bu bağlamda geniş halk kitlelerinin düşünce ve kanaatleri üzerinde etki yapan ve onları harekete geçirebilen basının etik kurallarına uyması, bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlâl edecek tutum ve davranışlardan kaçınması gerektiği, Nitekim AİHM, basının ifade özgürlüğünü kullanırken görev ve sorumluluklarına uygun davranmak zorunda olduğunu, bu görev ve sorumluluklar kapsamında yayımlanan haberlerin bireylerin şeref ve hakları üzerinde ağır etkiler yaratma riski nedeniyle “başkalarının şeref ve haklarının korunması” ile ilgili konulmuş sınırlara dikkat edilmesi gerektiğinin vurgulandığı, Öte yandan, hoşgörünün ve bütün insanların onuruna aynı düzeyde saygının, demokratik, çoğulcu bir toplumun temellerini oluşturduğu gerçeğinden hareketle, “formaliteleri”, “koşulları”, “kısıtlamaları” veya “müeyyideleri” izlenen meşru amaçla orantılı olmak kaydıyla hoşgörüsüzlük temelinde nefreti yayan, teşvik eden, yücelten veya haklı gösteren tüm ifade çeşitlerini önlemek ve hatta bunları cezalandırmanın gerekli görülebileceği, Bu açıklamalar karşısında; "... ..." isimli programda geçen konuşmalarda ifade edilen sözlerin, yayın ilkesinin ihlali sonucunu doğurur nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yayıncılığın içerdiği toplumsal sorumluluk bağlamında yayınların Basın Meslek İlkeleri çerçevesinde yürütülmesinin zorunluluk olduğu, yayının canlı yayın olmasının yayın ilkelerini ihlal etme özgürlüğünü vermeyeceği, son dönemde hakemlere yönelik artan şiddet ve hakaretlerin yoğunluk gösterdiği, "... ..." isimli yayında kullanılan ifadelerin şiddeti özendirici veya kanıksatıcı nitelikte olduğu, söz konusu programda, program sunucusunun müdahale etmesinin veya canlı yayın olmasının medya hizmet sağlayıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.