Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/338 E. 2025/1328 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/338
- Karar No
- 2025/1328
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/338 Karar No:2025/1328
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... (...) Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: TOKİ tarafından Emlak Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla Ankara ili, Çubuk ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın satışı amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'nin 25. maddesi uyarınca açık artırma usulüyle 30-31/10/2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; bakılan davanın, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin on ikinci fıkrası kapsamında hak sahibi olunduğundan bahisle anılan taşınmazın fiili kullanıcısı olan tarafına satılması gerekirken TOKİ tarafından açık artırma usulü ile satılmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açıldığı; 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesinin on ikinci fıkrası kapsamında hak sahibi olunabilmesi için öncelikle taşınmazın Hazineye ait bir taşınmaz olması, imar planının bulunmaması veya imar planında tarımsal amaca ayrılmış olması gerektiği, öte yandan ilgililerin bu taşınmazları doğrudan satın almak için 31/12/2019 tarihine kadar başvuruda bulunmuş olması gerektiği; Olayda uyuşmazlığa konu taşınmazın, Hazineye ait iken 23/01/2019 tarihinden itibaren davalı idarenin mülkiyetine geçtiği, dolayısıyla söz konusu taşınmazın bu tarihten itibaren Hazineye ait taşınmaz olma niteliğini kaybettiği, öte yandan Mahkemelerinin 06/12/2024 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulmuş olan belgelerden, anılan taşınmazın mevcut imar planında (1/5000 ölçekli nazım imar planı) toplu konut alanı içerisinde kalması dolayısıyla imar planında tarımsal amaca ayrılmış olma şartını da sağlamadığı ve yine davacının anılan taşınmazın tarafına satışının yapılması talebiyle idareye yapmış olduğu herhangi bir başvurusunun da bulunmadığının anlaşıldığı; Bu durumda, davacının 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesinin on ikinci fıkrası kapsamında hak sahibi olmadığı, dolayısıyla somut olayda davaya konu taşınmazın davacıya öncelikli olarak satılmasını gerektiren bir hukuki durumun bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmışır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın Hazineye ait olduğu, söz konusu taşınmazı yaklaşık 30 yıldır tarımsal amaçlı kullandığı, üzerine esas unsuru tarımsal faaliyet olan 2 katlı yapı inşa ettiği, 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca söz konusu taşınmazda mülkiyet hakkı elde etme hak ve yetkisine sahip olduğu, öte yandan ilanda söz konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapının kime ait olduğunun belirtilmemesinin ihaleye katılımı etkileyecek önemli bir husus olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın 23/01/2019 tarihinden itibaren idarelerinin mülkiyetinde olduğu, tarım arazisi olmadığı, 4706 sayılı Kanun'un 4. maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca davacıya doğrudan satışın mümkün olmadığı, dava konusu işlemin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'ne uygun olarak gerçekleştirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 24/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.