Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/303 E. 2025/969 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/303
- Karar No
- 2025/969
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/303 Karar No:2025/969
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yatırım Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacıya ait tesiste 20/05/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde alınan LPG numunesinin "serbest su" ve "buharlaşma kalıntısı" parametreleri yönünden teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 419.205,00-TL idari para cezası verilmesine ve aynı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak müsadere işlemlerinin başlatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin 27/12/2022 tarih ve E:2018/2714, K:2022/5004 sayılı bozma kararına istinaden Bölge İdare Mahkemesince Mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın gönderilmesi üzerine verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; lisans sahiplerinin piyasa faaliyetlerinde teknik düzenlemelere uygun LPG sağlamakla yükümlü olduğu, piyasaya sürülen LPG'nin TS, EN veya ISO standartlarına uygun olması gerektiği, bu yükümlülüklere uygun hareket etmeyen lisans sahiplerine ise idari para cezası verileceği, davacı şirkete ait tesiste alınan LPG numunesinin ODTÜ PAL tarafından yapılan buharlaşma kalıntısının A tüpünden iki, B tüpünden bir olmak üzere toplam üç ölçümünün yapıldığı, A tüpünden yapılan ölçümlerde 102 mg/kg ve 137 mg/kg, B tüpünden yapılan ölçümde ise 118 mg/kg bulunduğu, bu üç ölçümün aritmetik ortalaması olan 119 mg/kg raporlandığı, serbest su ölçümünün de aynı şekilde A tüpünden iki, B tüpünden bir ölçümle gerçekleştirildiği, TS EN 15469 metoduna göre her üç ölçümde de değerin ''Geçmez'' bulunduğu, analiz raporunda, "Buharlaşma Kalıntısı" parametresinin referans sınır değerinin TS 2178 standardına göre en çok 60 olması gerektiği, deney yöntemi olarak TS EN 15470 metodu kullanılarak yapılan analizde "Buharlaşma Kalıntısı" parametresinin ölçüm değerinin 119 çıktığı, serbest su ölçümü sonucunun da geçmez çıktığı, dolayısıyla alınan numunenin serbest su ve buharlaşma kalıntısı özellikleri yönünden TS 2178 standardına uygun olmadığının raporlandığı, bu durumda, davacıya ait tesisten alınan LPG numunesinin serbest su ve buharlaşma kalıntısı özellikleri yönünden teknik düzenlemelere uygun olmadığının ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi (PAL) tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı analiz raporuyla sabit olduğu anlaşıldığından, idari para cezası verilmesine ve müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Kanun koyucu tarafından, Kurulca karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarında, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idari para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgari maktu hadden tahsil edilmesi vergi dairesine bir görev olarak verdiği, ilgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan hususun, idari para cezasının kesinleşmesinin değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasının gerektiği, dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğinde olduğu, idari para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluk olduğu, ilgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idari para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin müsadere işlemlerinin başlatılmasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Dava konusu Kurul kararıyla, teknik düzenlemelere uygun olmayan LPG'nin müsadere edilmediği, yalnızca, söz konusu LPG'nin mahkeme kararı ile müsadere edilmesini teminen, Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından işlemlerin başlatılmasına ve takip edilmesine karar verildiği, bu itibarla, idari davaya konu olabilecek idari işlemin, idarenin tek taraflı irade beyanıyla ilgililer hakkında icrai ve etkili sonuçlar doğurabilme niteliğine sahip olması gerektiği dikkate alındığında, LPG'nin müsadere edilmesi bakımından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmayan dava konusu Kurul kararında belirtilen, "denetim tarihi itibarıyla numune alınmasına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden yapılacak müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ve işlemlerin takibinin anılan Dairece yürütülmesine" şeklindeki işlem kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olmayıp, hedef aldığı kişinin hukuki durumunda değişiklik meydana getiren icrai işlem niteliğinde bulunmaması karşısında, davanın bu yönüyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken anılan işlemin esası yönünden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Mahkeme kararının; idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine, müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığınca başlatılmasına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ürünün yurda girişinde gerekli laboratuvarları kurarak, ilgili mevzuata uygunluk testi ve denetimini yapmak davalı idarenin yetkisi ve görevi olduğu, bu yetkinin/görevin ifasında hukuki ve fiili anlamda şirketin müdahalesi ve etkisinin olamayacağı, yetersiz, eksik veya mevzuata aykırı yapılan denetimden davalı idarenin sorumlu olduğu, yetersizliğin teçhizat veya personelden kaynaklanması durumunda hizmet kusuru (hizmetin gerektiği gibi ifa edilmemesi) ortaya çıktığı, ihtisas gümrüklerinden ithal edilen LPG'nin teknik mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle işlem tesis edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, davalı idarenin gözetim ve denetiminde faaliyet gösteren ihtisas gümrükleri ve ihtisas laboratuvarlarının onayıyla tüm yasal gereklere uygun olarak ithal edilmiş LPG'nin teknik mevzuata uygun olmadığı iddiası ile kendilerine sorumluluk yöneltilemeyeceği, ön araştırma ve soruşturma prosedürüne riayet edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde kesin olarak kısmen oybirliğiyle, kısmen oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinin 6. fıkrasında, test ve analiz sonuçlarının ilgili teknik düzenlemeye aykırı çıkması ve lisans sahibinin olaya ilişkin olarak yapacağı savunmanın Kurulca yetersiz görülmesi halinde, 5307 sayılı Kanun uyarınca mahkemeden müsadere kararı alınmasını teminen Kurumca ilgili mahkemeye başvuruda bulunulacağı kurala bağlanmıştır. Her ne kadar dava konusu Kurul kararı ile, teknik düzenlemelere uygun olmayan LPG müsadere edilmemiş ise de, söz konusu LPG'nin mahkeme kararı ile müsadere edilmesini teminen işlemlerin başlatıldığı görülmektedir. Bu durumda, LPG'nin mahkeme kararı ile müsadere edilmesi amacıyla alınan dava konusu Kurul kararının davacının hukuki durumunda değişiklik meydana getiren icrai işlem niteliğinde olduğu görüldüğünden, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olan Kurul kararının iptali istemine yönelik davanın esasının incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, müsadere işlemlerinin Hukuk Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılmasına ilişkin kısım yönünden davanın esasının incelenmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.