Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2024/561 E. 2025/5652 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2024/561
Karar No
2025/5652
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/561 Karar No : 2025/5652

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6. Hudut Tugay Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından, sözleşmeli er olma şartını kaybettiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında basit yaralama suçundan, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hakaret ve tehdit suçlarından ise Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında 30/09/2020 tarihli karar ile ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kurulmuş olan hükmün, sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmadığı, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işleme dayanak gösterilen tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin yapılan adli soruşturmalar sonucunda, işlem tarihinden çok önce kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, basit yaralama suçundan yürütülen adli soruşturma kapsamında ise kurulan hükmün, sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade etmesi ve karar içeriğinde yer alan fiillerin davacının güvenlik soruşturmasını olumsuz kılacak nitelik ve ağırlıkta bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihinden (07/01/2022) olmak üzere her bir parasal hakkının tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdarelerinin, güvenlik soruşturması / arşiv araştırmasında ilgili kurumlardan gelen bilgiler ışığında takdir hakkını en uygun adaydan yana kullanma hak ve yetkisine sahip olduğu, davacının, üstleneceği görevin sıradan bir kamu görevi olmadığı dikkate alınarak, hakkında elde edilen bilgilerin, başka bir kamu görevinde istihdamına engel görülmeyecek olsa bile, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmasını riskli hale getireceği, kamu yararı gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal hak talebinin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu karar, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihinden (07/01/2022) olmak üzere her bir parasal hakkının tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısım yönünden incelendiğinde; İdare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır. Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde parasal hak isteminde bulunulmadığı halde, İdare Mahkemesince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği ve istinaf başvurusunun da reddedildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi dışında parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının istemi doğrultusunda yalnızca işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının talebi dışında yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile, dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının en erken dava tarihinden (07/01/2022) olmak üzere her bir parasal hakkının tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA oybirliğiyle, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/12/2025 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY: Dava, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 6. Hudut Tugay Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Amaç” başlıklı 2. maddesinde, "bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler" hükmü yer almaktadır. Bakılan davada öncelikli olarak özlük hakkın çerçevesinin ortaya konulması gerekmekte ise de; memur hukukuna ilişkin mevzuatta özlük hakkının tanımını yapan bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer yandan, uygulamada özlük hakkı, parasal hakkı da kapsayan ve kamu görevlisinin bu statüden kaynaklanan bütün hakları özlük hakkı kapsamında değerlendirilmektedir. Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğünde ise, özlük hakkı, “genel memur statüsü içinde kişinin, kanunların öngördüğü biçim ve koşullarla kazandığı her türlü hak” olarak tanımlanmaktadır.Yukarıda yapılan değerlendirme ve tespitler uyarınca gelinen noktada kural olarak subjektif olmayan ve kamu görevlilerine bulundukları statünün bir gereği olarak tanınan tüm mali, sosyal ve genel haklara, özlük hakkı denilmektedir. Özlük hakkı kavramının bu tanımından hareketle, söz konusu hakkın, kamu görevlilerinin tüm mali hakları (maaş, döner sermaye ek ödemesi vs.) yanında, konusu para olmayan, kamu görevlilerinin bu statüsünden kaynaklanan tüm haklarını (sosyal hakları, derece, terfi, intibak, izin vs. hakları) kapsayıcı nitelikte olduğu söylenebilir. Diğer yandan, parasal hakların tazminine ilişkin usul hükümleri 2577 sayılı Yasa'nın 12. ve 13.maddelerinde düzenlenmiş ve bu hakkın talebi belirli bir süreye bağlanmış ise de, diğer özlük haklara ilişkin olarak 2577 sayılı Yasada herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olmakla birlikte "iptal" kararının doğal sonucu olarak bu hakların davalı idareler tarafından kendiliğinden yerine getirilmesi gerektiği de Anayasa'nın 2. maddesi ile 2577 sayılı Yasanın 28. maddesinin bir gereğidir. Dolayısıyla kamu görevlilerinin özlük hakları çok geniş bir kavram olup, bunlar arasında; ilerleme ve yükselmeler ile hizmet hakkı, güvence hakkı, uygulamayı isteme hakkı, izin hakkı, emeklilik hakkı, çekilme hakkı, yolluk hakkı ve diğer sosyal haklar, müracaat hakkı, sendikal faaliyet hakkı, çalışma saatleri vs haklarla birlikte ödenek ve aylık hakları da sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde davacının, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle davanın açıldığı, İdare Mahkemesince de işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların en erken dava tarihinden (07/01/2022) olmak üzere her bir parasal hakkının tahakkuk ettiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedildiği görülmüştür. Bu durumda, davacının istemi; yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi olsa da özlük haklarının, parasal hakları da kapsaması nedeniyle, temyize konu kararın, "yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine" kısmının da onanması gerektiği görüşüyle bozma kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2024/561, K. 2025/5652, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2024-561-e-2025-5652-k-e4eed8bc49f1