Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/1984 E. 2025/5675 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/1984
- Karar No
- 2025/5675
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1984 Karar No : 2025/5675
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, 3. Piyade Tümen Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası kapsamında yargılandığı "Askeri Ceza Kanunu'na Muhalefet Asta Müessir Fiil" suçunun, güvenlik soruşturmasının olumsuz neticelenmesine sebebiyet verecek önem ve ağırlıkta bulunmadığı, fiilin niteliği; Devletin güvenliği, ulusun varlığı ve bütünlüğü, iç ve dış menfaatlerini tehlikeye düşürecek ağırlıkta olmadığı gibi, yapılan yargılama sonucunda davacının beraat etme ihtimali de göz önünde bulundurulduğunda, davacının salt asta müessir fiil suçundan yargılanıyor oluşunun, güvenlik soruşturmasının olumsuz neticelenmesine sebebiyet vermeyeceği, bu durumda, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak her ay için maaş ödemesinin yapılması gereken (tahakkuk ettiği) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemde dayanak olarak gösterilen 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendi, Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/33, K:2022/67 sayılı kararıyla 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönünden iptal edilmiş ise de, 07/04/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, davacının güvenlik soruşturmasının yapılmış olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının üstleneceği kamu görevinin önemi dikkate alındığında, davacı hakkında edinilen bilgilerin TSK'da görev yapmasını riskli hale getireceği, tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma süresinde verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu karar, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak her ay için maaş ödemesinin yapılması gereken (tahakkuk ettiği) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısım yönünden incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerekirken, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak her ay için maaş ödemesinin yapılması gereken (tahakkuk ettiği) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Temyize konu karar, "özlük haklarının iadesine" ilişkin kısım yönünden incelendiğinde; İdare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır. Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde özlük hak isteminde bulunulmadığı halde, İdare Mahkemesince, davacının özlük haklarının iadesine karar verildiği ve istinaf başvurusunun da reddedildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak özlük haklarının iadesine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının istemi doğrultusunda yalnızca işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının talebi aşılarak özlük hakların iadesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak her ay için maaş ödemesinin yapılması gereken (tahakkuk ettiği) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklama eklemek suretiyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 30/10/2023 tarihinde 10/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.