Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2024/6359 E. 2025/5687 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2024/6359
Karar No
2025/5687
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6359 Karar No : 2025/5687

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Edirne ili, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun'u uyarınca, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının resmi enflasyon oranında faiz uygulanmak suretiyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuk sıfatıyla yargılanması, hakkındaki istihbari bilginin, teyide muhtaç ve soyut nitelikte olması, suç veya suç unsuru içermemesi, UYAP entegrasyon ekranında yapılan sorgulamada, anılan istihbarat bilgisi kapsamında hakkında açılmış herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığından, güvenlik soruşturması olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkındaki güvenlik soruşturmasının titizlikle yürütüldüğü, söz konusu görevin sıradan bir kamu görevi olmadığı, davacı hakkındaki güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen düzeltilerek onanması, kısmen de bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu karar "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısım yönünden incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyleyoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 01/09/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Temyize konu karar "işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısım yönünden incelendiğinde, Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, Mahkemelerin davacının istemi ile bağlı olup, istemi genişletecek biçimde karar vermeleri mümkün değildir. Bakılan uyuşmazlıkta; davacının, dava dilekçesinde yoksun kaldığı parasal haklarının resmi enflasyon faizi oranında faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunduğu, özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi isteminde bulunmadığı halde, İdare Mahkemesince, yoksun kalınan özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği ve istinaf başvurusunda da reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının talebi aşılarak yoksun kalınan özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmadığından, kararın bu kısmına ilişkin istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu kararda da hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA; 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısmı yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2024/6359, K. 2025/5687, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2024-6359-e-2025-5687-k-f97d50dac748