Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/1203 E. 2024/1386 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/1203
- Karar No
- 2024/1386
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1203 Karar No : 2024/1386
DAVACI: ...'ı temsilen ... Sendikası VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR : 1- ... 2- ... Genel Müdürlüğü
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; 1. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde görev yapan Hava Trafik Kontrol Merkezi başmüdürü ve başmüdür yardımcısına havacılık tazminatının 1. Gruptan değil 2. Gruptan ödenmesi istemiyle CİMER'e yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun reddine ilişkin .. tarih ve ... sayılı işlem ile anılan işleme karşı yapılan ... tarih ve ... sayılı itiraz başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, 2. 01/06/2021 tarih ve 4035 sayılı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Personeline Havacılık Tazminatı Ödenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar'ın ekinde yer alan Ek-5 sayılı Tazminat Dağıtım Tablosu'nun 1. Grubunun 4. alt grubunun (5) numaralı alt bendinde yer alan "Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdürü" şeklindeki ibare ile (6) numaralı alt bendinde yer alan "Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdür Yardımcısı" şeklindeki ibarenin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Davalı idarelerden Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ), Hava Trafik Kontrol Merkezi (HTKM) Başmüdürlüğünde 399 sayılı KHK'ya tabi bilgisayar işletmeni olarak görev yaptığı, 27/04/2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 5335 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 27. maddesiyle 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek-2. maddede DHMİ personeline havacılık tazminatı ödenmesinin öngörüldüğü, anılan maddede verilen yetki uyarınca DHMİ Genel Müdürlüğü personeline yapılacak tazminat ödemesine ilişkin oran, usul ve esasların, son olarak 01/06/2021 tarih ve 4035 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla tespit edildiği, Personele yapılan tazminat ödemeleri Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatından (Eurocontrol) tahsil edildiğinden, söz konusu ödemelerin ülke ekonomisine herhangi bir yük getirmediği, aksine, DHMİ çalışanlarına ne kadar fazla havacılık tazminatı ödenirse, ülkeye o kadar fazla döviz girdisi olacağı ve gayri safi milli hasılanın artmasına katkıda bulunulacağı, Hava Trafik Kontrol Merkezi başmüdür ve başmüdür yardımcısı kadro unvanlarına ödenen havacılık tazminatının, personel maliyetlerinin tamamının Eurocontrolden tahsil edilmesi nedeniyle 1. Gruptan ödendiği; bu durumda, aynı Başmüdürlükte görev yapan ve aynı görevleri yerine getiren tüm personelin aynı oran üzerinden tazminata hak kazanmaları gerektiği; ancak, aynı birimde görev yapmasına karşın kendisine 2. Gruptan ödeme yapıldığı, HTKM başmüdürü ve başmüdür yardımcısına havacılık tazminatının 1. Gruptan ödenmesine yönelik dava konusu düzenlemenin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, anılan Başmüdürlükte görevli tüm personelin 1. Gruptan ödeme alması yolunda düzenleme yapılacağı; zira, halihazırda konuyu düzenleyen yasal mevzuatın anılan personele 1. Gruptan ödeme yapılmasını emrettiği, yapılacak düzenleme sonrasında bilgisayar işletmeni olarak görev yapan kendisine de 1. Gruptan havacılık tazminatı ödenmesi gerekeceğinden, dava konusu genel düzenleyici işlem ve bireysel işlemlerin iptalini istemekte hukuki menfaatinin bulunduğu, Dava konusu Tazminat Dağıtım Tablosunun, 399 Sayılı KHK’nın Ek 2. maddesine, Eurocontrol tarafından yayımlanan Yol Maliyet Tabanı Tespit Esasları ve Birim Fiyatlarının Hesaplanmasına İlişkin Prensiplere, Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdürlüğünde tamamen seyrüsefere hizmet eden Hava Trafik Müdürlüğü, Havacılık Bilgi Yenetimi Müdürlüğü ve Elektronik Müdürlüğünün yanında, işletme hizmetlerine de hizmet veren Destek Hizmetleri, İnsan Kaynakları, Teknik İşletim, Satın Alma, Bilgi İşlem ve Mali İşler ve Güvenlik Müdürlüklerinde görev yapan tüm personele 2. Gruptan havacılık tazminatı ödendiği; ancak, 2. Gruptan tazminat alan birimlerin bağlı bulunduğu başmüdür ve başmüdür yardımcılarına 1. Gruptan ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, tamamen seyrüsefer hizmetinde görevli olmayan personele havacılık tazminatının 1. Gruptan ödenemeyeceği yolunda çok sayıda emsal yargı kararının bulunduğu ileri sürülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkimi ...'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava açıldıktan sonra dilekçelerin ilk incelemeye tabi tutulacağı; dördüncü fıkrasında, dilekçeler ilk inceleme konuları yönünden kanuna aykırı görülürse, 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; altıncı fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de, davanın her safhasında 15. maddesindeki kuralın uygulanacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, dava dilekçesinde ehliyet yönünden kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari faaliyetler ile idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri kapsamında yargı mercilerince değerlendirilecektir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur. Bakılmakta olan davada, davacının, davalı idarelerden Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak görev yaptığı, 01/06/2021 tarih ve 4035 sayılı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Personeline Havacılık Tazminatı Ödenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar ekinde yer alan Tazminat Dağıtım Tablolarının her birinde, tüm kadro unvanlarına ayrı ayrı yer verilmesi talebiyle 23/02/2023 tarihinde yaptığı başvurunun davalı idarelerden DHMİ Genel Müdürlüğünün 28/03/2023 tarihli işlemiyle reddedildiği, anılan işleme karşı dava açmadığı; öte yandan, 06/09/2023 tarihinde CİMER’e başvurarak, HKTM Başmüdürlüğünde görevli personele havacılık tazminatının 1. Gruptan ödenmesine hukuken imkân bulunmadığını belirttiği ve HTKM başmüdürü ve başmüdür yardımcısına havacılık tazminatının 1. Gruptan değil, ortak gruptan ödenmesi talebinde bulunduğu, anılan başvurunun 18/09/2023 tarihli işlemle reddi üzerine yaptığı 26/09/2023 tarihli başvurunun da 12/10/2023 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, Danıştay Onikinci Dairesinin 07/12/2023 tarih ve E:2023/6163, 2023/6488 sayılı kararıyla, DHMİ Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının, davalı idarede görev yapan hava trafik kontrol merkezi başmüdürü ve hava trafik kontrol merkezi başmüdür yardımcısına ödenen havacılık tazminatına ilişkin düzenlemelerin iptali istenilen kısımlarında, ihlal edilen kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise, kişisel ve güncel menfaatinin ne şekilde ihlal edildiği hususunun açıkça ortaya konulmadığı gerekçesiyle belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yeniden dava açılmakta serbest olmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verildiği görülmektedir. Yenilenen dava dilekçesinde ise, iptali istenilen işlemlerin, davalı idarelerden DHMİ Hava Trafik Kontrol Merkezi başmüdürü ve başmüdür yardımcısına ödenmekte olan havacılık tazminatına ilişkin davacı taleplerinin reddine yönelik olduğu; diğer taraftan, iptaline karar verilmesi talep edilen 01/06/2021 tarih ve 4035 sayılı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Personeline Havacılık Tazminatı Ödenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar'ın ekinde yer alan Ek-5 sayılı Tazminat Dağıtım Tablosu'nun 1. Grubunun 4. alt grubunun (5) numaralı alt bendinde yer alan "Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdürü" şeklindeki ibare ile (6) numaralı alt bendinde yer alan "Hava Trafik Kontrol Merkezi Başmüdür Yardımcısı" şeklindeki ibarelerinin, anılan kadro unvanlarına ödenecek havacılık tazminatı oranlarının tespitine ilişkin düzenlemeler içerdiği, davacının, kendisine ödenen havacılık tazminatı oranlarının iptaline yönelik bir talebinin olmadığı, dolayısıyla, iptali talep edilen hususların, davacının bulunduğu bilgisayar işletmeni kadro unvanına verilecek parasal ve özlük haklarla ilgisinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Her ne kadar, davacı tarafından, kendisine de havacılık tazminatının 1. Gruptan ödenmesi gerektiği, görülmekte olan davada iptal kararı verilmesi halinde, yargı kararı doğrultusunda yeniden yapılacak değerlendirme sonucunda kendisinin de içinde bulunduğu personeller yönünden havacılık tazminatının 1. Gruptan ödenmesi yolunda düzenleme yapılacağı; dolayısıyla dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu ileri sürülmekte ise de, bakılmakta olan davada verilecek kararın, davacının almakta olduğu parasal ve özlük haklarına doğrudan bir etkisinin bulunmaması nedeniyle, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Bu durumda, davacı ile dava konusu bireysel işlemler ve genel düzenleyici işlem hükümleri arasında yukarıda tanımlanan ve açıklanan şekli ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi kurulamadığından, dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.