Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2024/1184 E. 2024/1250 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2024/1184
- Karar No
- 2024/1250
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1184 Karar No : 2024/1250 YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI ... tarafından Adalet Bakanlığına karşı açılan davada; İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 23/06/2023 tarih ve E:2023/1342, K:2023/1555 sayılı kararı ile Ankara 19. İdare Mahkemesinin 24/01/2024 tarih ve E:2024/52, K:2024/62 sayılı kararı arasında çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında; kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal haklarıyla ilgili davalarda yetkili mahkemenin, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bakırköy Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 14. İdari Dava Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/13975, K:2023/1176 sayılı kararıyla iptal edilmesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi üzerine görevine iade edilerek açıkta kaldığı döneme ilişkin maaşları ödenen davacı tarafından; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, toplu olarak ödenen maaşlarının enflasyon karşısındaki değer kaybından oluşan zararı, ödenmemiş olan ikramiye, banka promosyonu ve diğer parasal haklarına karşılık 1.600.000,00- TL maddi tazminat ile yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 1.000.000,00- TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; kamu görevlisi olan davacının parasal haklarını da içeren uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı yerdeki İstanbul İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul 10. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 19. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 18/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise; idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bakırköy Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmakla birlikte, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 14. İdari Dava Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/13975, K:2023/1176 sayılı kararıyla iptal edilmesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi üzerine görevine iade edilerek açıkta kaldığı döneme ilişkin maaşları ödenen davacı tarafından; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, toplu olarak ödenen maaşlarının enflasyon karşısındaki değer kaybından oluşan zararı, ödenmemiş olan ikramiye, banka promosyonu ve diğer parasal haklarına karşılık 1.600.000,00- TL maddi tazminat ile yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 1.000.000,00- TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; iptal kararına dayalı olarak açıldığı ve iptal edilen işlemden kaynaklandığı sonucuna varılan işbu tam yargı davasına ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili mahkemenin; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi olduğu görüşüyle karara katılmıyorum.