Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2023/6627 E. 2024/4518 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2023/6627
Karar No
2024/4518
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6627 Karar No : 2024/4518

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR : 1- DAVACI : ...

2-DAVALILAR : 1-... Bakanlığı 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Erzincan Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin kararın yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, yargı kararının uygulanması amacıyla yeniden yapılan değerlendirme sonucunda 2015 yılı itibarıyla yeniden emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... olarak görev yapmakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... sayılı kararı ve 10/06/2015 tarihli Bakanlık Oluru ile re'sen emekliye sevk edilen davacının, emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin, davalı idarenin re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı gerekçesiyle yargı kararı ile iptal edildiği, sonrasında yargı kararına istinaden davacının emeklilik durumu yeniden değerlendirilerek re'sen emeklilik durumunun devamına karar verildiği, anılan işlemin de yargı kararı ile iptal edilerek 2015 yılında görevine devam kararı verilen ve re'sen emekliye sevk edilen 2.sınıf emniyet müdürlerinin bir liste haline getirilerek, personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama yapılarak, emekliye sevk durumunun bu suretle yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği ancak davalı idarece, yargı kararına istinaden sonradan emeklilik durumu değerlendirilen personellerin 2015 yılı için bir liste haline getirilip tamamının emekliye sevk edilmesi suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, bu durumda; ortada hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla saptanmış bir işlem bulunduğu, söz konusu yargı kararının maddi ve hukuki olarak uygulanabilir nitelikte olmasına karşın davalı idare tarafından bu kararın biçimsel olarak uygulandığı, Anayasa'nın 138.maddesinin son fıkrasında düzenlenen yargı kararlarının geciktirilmeksizin uygulanması yükümlülüğü altında bulunan davalı idarece Mahkeme kararının esaslı şekilde icrasına dönük olarak herhangi bir girişimde bulunulmadığı, mahkemelerce verilen kararların gereği gibi uygulanmasının idarelerin sorumluluğunda olduğu, idarelerin bu sorumluluktan kaçınmaya yönelik iş ve işlemlerinin hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, davalı idarece anılan yargı kararının gerekçesinde belirtildiği şekilde uygulanmadığı, bu haliyle yargı kararının tam manasıyla gereğinin yerine getirildiğinden söz etmeye olanak bulunmadığı, bu kapsamda esaslı şekilde uygulanmasından imtina edilen Mahkeme kararının biçimsel olarak icrasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde Anayasa'ya ve temel hukuk ilkelerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının; hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 17/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük hakların iadesine ilişkin kısmının; davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Mahkeme kararında yer verilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapılacağı ve davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağından, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakları istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; özlük hakları yönünden yapılan değerlendirmenin idare hukuku ilkeleri ile bağdaşmadığı, yeniden değerlendirme sonucunda göreve tekrar başlatıldığı, kararın parasal ve özlük haklarına yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından; 3201 sayılı Kanun'un Geçici 27. maddesinde emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olan personelin re'sen emekliye sevk edilmesi konusunda idarelerine geniş bir takdir yetkisi tanındığı, ilgili personelin emekliliğine ilişkin değerlendirmenin Kanunla belirlenmiş olan "rütbe" ve "emeklilik/yaşlılık aylığı" bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olma haricinde başarısızlık, yetersizlik vb. herhangi bir özel şarta yer verilmediği, buna göre Emniyet Genel Müdürü başkanlığında Kanun'da sayılan kurul üyelerinin katılımıyla teşekkül ettirilen kurul tarafından Kanun'da belirtilen bahse konu iki şart dışındaki herhangi bir şarta bağlı kalınmaksızın, personelin özlük kayıtlarına idari yönden yansıyan tüm bilgiler dikkate alınarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda işlem tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı tarafından; temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idarelerden tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 17/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının, kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden reddi, kararın parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurularının kabulü, kararın bu kısmının kaldırılması ile parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa 'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir. Yine Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında "Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun (04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen) Geçici 27. maddesinde, "01/01/2015 tarihi itibarıyla, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü kadrolarında bulunanlar dışında kalanlar ile 01/01/2015 tarihi itibarıyla İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olanlar; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile resen emekliye sevk edilebilir. Bu şekilde emekliye sevk edilenler hakkında da 55 inci maddenin yirmi birinci fıkrası hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Erzincan Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarıca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, 2015 yılı itibariyle yeniden emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, ilk re'sen emekliliğe sevk işlemine ilişkin yapılan yargılamada Erzincan İdare Mahkemesince verilen iptal kararında yer alan, davacının re'sen emekliliğe sevk edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin gerekçede; "Kararın; davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılacağı" hususunun vurgulanmış olmasında hukuki isabetsizlik bulunmamakta ise de; ikinci davanın ve temyizen incelenmekte olan işbu üçüncü davanın, anılan Mahkeme kararlarının gerekleri gözetilmeksizin işlem tesis edilmesi sebebiyle açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin, İdare Mahkemesi kararlarının gerekçelerine uygun davranmamasının hukuki sonuçlarına katlanması, hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. İdare Mahkemesince ilk ve ikinci davada verilen kararlar ile idarenin eşit, objektif ve istikrarlı uygulama yapmadığı ortaya konulmuş iken; aynı Mahkemece bu kez davacı hakkında tekrar (üçüncü kez) tesis edilen dava konusu re'sen emekliye sevk işleminin de iptali yolunda verilen kararda, davalı idarece davacının durumu ile ilgili olarak "yeniden değerlendirme yapılacağının" kabulü; verilen iptal kararlarının davacı yönünden doğurduğu hukuki sonucun etkisiz kalmasına yol açacağı gibi; yargı kararlarının gereklerini yerine getirmediği tartışmasız olan idareye, bu tutumunu sürdürme olanağı da tanıyacaktır. Nitekim, konuya ilişkin olarak Dairemizde mevcut emsal nitelikteki dosyalarda; idarenin, sadece üçüncü kez re'sen emekliye sevk işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda değil, daha sonra tesis edilen yeni re'sen emekliye sevk işlemi ile ilgili davalarda da aynı tutumu sergilediği görülmektedir. Böyle bir durumun, sözü edilen Geçici 27. madde hükmü uyarınca tesis edilen re'sen emekliye sevk işlemleri ile ilgili yargılamaları kısır döngüye sokacağı; verilen yargı kararlarının idare tarafından gereği gibi uygulanması noktasında zafiyete sebep olacağı açıktır. İdarenin, "kararı şeklen uygulamaktan" öteye gitmeyen bu ısrarlı tutumunun, hukuk devleti ilkesi ile de bağdaşmadığını ayrıca vurgulamak gerekir. Yukarıda değinilen tüm hukuki ve fiili durum karşısında; Bölge İdare Mahkemesince, "davalı idarece davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Mahkeme kararında yer verilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağı" şeklindeki gerekçede hukuki isabet bulunmamaktadır. Davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin temyiz istemi bu yönden incelendiğinde; Anayasa'nın 125. maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, dava konusu işlem nedeniyle davacının, re'sen emekliye sevk işleminden kaynaklanan özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının, davacının temyiz isteminin reddine ilişkin kısmına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2023/6627, K. 2024/4518, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2023-6627-e-2024-4518-k-df1d42ea7896