Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2023/2491 E. 2025/5625 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2023/2491
- Karar No
- 2025/5625
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2491 Karar No : 2025/5625
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... 2- ... Valiliği - ...
DAVANIN KONUSU : Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan, "İlgili ek ödeme döneminde asistan veya yan dal asistanı bulunmayan kliniklerde görev yapan hekimlerin puan hesabında bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanların formülleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile bu düzenleme uyarınca kişi borcu çıkarılmasına ilişkin Giresun Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 28/03/2023 tarihinde, "2022 yılı Temmuz dönemi ile 2023 yılı Ocak dönemi arasında yapılan teşvik ek ödemelerinin klinik formülü üzerinden hesaplandığı, ilgili dönemlerde 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendine göre işlem yapılması gerektiği, tekrar yapılan hesaplamaya göre 2022 Temmuz - 2023 Ocak ayları arasındaki dönemde doğan fark bordrolarına göre hesaplanan toplam 33.670,08-TL'nin kişi borcu olarak açılması ve alınan meblağın gelir kaydedilmesi" yönünde işlem tesis edilerek kendisine tebliğ edildiği; daha önce 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre ek ödeme yapılmakta ve çalıştığı birim eğitim kliniği olarak kabul edilmekteyken, eşitler arasındaki denge bozulacak şekilde, 12/08/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesinin (r) bendi ile çalıştığı birimin eğitim kliniği olmaktan çıkarıldığı; görev yaptığı üniversite hastanelerinin eğitim kliniği tanımının, TUK (Tıpta Uzmanlık Kurumu) tarafından belirli aralıklarla yapılan denetimlerle belirlendiği, görevli olduğu kliniğin, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri çerçevesinde Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucu yeterlilik aldığı, uzmanlık öğrencisi yetiştirme yetkisi alan klinikte, Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerine yönelik ders, sınav gibi eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü; TUS sınavına giren tıp fakültesi mezunları beyin ve sinir cerrahisi kliniğini tercih etmediğinden, asistan ve görev yaptığı klinikte yan dal asistanı bulmakta zorlanıldığı, bu durumun kendi kusurlarından kaynaklanmadığı gibi, daha çok çalışmalarına neden olduğu, tamamen TUS sınavına giren fakülte mezunlarının tercihine bağlı olarak şekillenen, dolayısıyla, hekimin müdahale şansı olmayan bir durumun, hekime daha az ücret verilmesi sonucunu doğurmasının kabul edilemeyeceği; yapılan düzenlemeyle, bir beyin ameliyatında görevli sinir cerrahı asistanı bulunmadığından, aynı ameliyatta asistanı bulunan klinikte görevli anestezi hekiminden daha düşük katsayı ile ek ödeme almasına yol açıldığı; çalıştığı klinikte tıp fakültesi öğrencilerinin teorik, pratik ders, yazılı ve sözlü sınavı gibi eğitim ve öğretim faaliyetlerini yerine getirmesine karşın tarafına performans puanı verilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI DARELERİN SAVUNMALARI : 1- SAĞLIK BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Usul yönünden; davacıya çıkartılan borcun tahsilinin adli yargıda dava açılmasına bağlı olduğu, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olmadığından, idari yargıda iptal davasına konu edilemeyeceği, esas yönünden ise; 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasında hesaplamaya dahil edilen puanların tanımlarına yer verildiği, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’la öngörülen teşvik ödeme sisteminde, tabiplerce gerçekleştirilen işlemlerin mesai içi ve dışı olarak ayrıldığı ve bu puanlamanın klinik ve sağlık tesisi puan ortalamasını belirlediği; eğitim ve araştırma hastanelerinde görevli personelin ek ödemesinin hesaplanmasında, eğitim kliniği ve klinik dışında görevli personel ayrımı yapıldığı, bu farklılığın doğrudan üretilen tıbbi hizmetlere eğitim ölçütünün eklenmesiyle oluştuğu; eğitim ölçütünün temelinin ise, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nde yer verilen uzmanlık eğitimlerinden kaynaklandığı, eğitim hastanelerinin temel görevi sağlık hizmeti vermenin yanında, bilimsel çalışma ve uzmanlık eğitimi de vermek olduğundan, uzmanlık eğitimi verilen klinikler ile klinik dışı görev yapan personelin farklı kriterlere tabi tutulduğu, eğitici olmayan personelin, eğitici destekleme puanının hesaplamaya dahil edilmediği; asistan bulunmaması nedeniyle eğitim hizmeti verilmeyen kliniklerde görevli hekimlerin, asistanı bulunan ve eğitim hizmeti de verilen kliniklerde görevli hekimlerden daha çok iş yüküyle çalışmasının mümkün olmadığı; keza, davacının bilimsel çalışması bulunması halinde Yönetmeliğin Ek-7 sayılı tablosunda belirtilen miktarda bilimsel çalışma puanından faydalanabileceği; 209 sayılı Kanun’un 5. maddesinde, eğitim öğretim faaliyetlerine katkıda bulunmanın teşvik ödemesinde kriter olarak belirtildiği; dolayısıyla, üst normda yer alan kriter uyarınca yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı; 5 eğitmen hekimin bulunduğu bir klinikte, 3 asistan olması halinde, toplam tıbbi işlem puanı 5 hekimin puanları toplanarak belirlenirken, klinik hizmet puanı ortalamasının toplam puanın 8’e bölünmesi suretiyle hesaplandığı, asistanı bulunmayan kliniklerde ise, asistanlar dahil edilmeksizin hesaplama yapılacağından, daha yüksek bir ortalama puanının elde edileceği, bu durumda, eğitici olmayan hekimlerin asistanı bulunmaması nedeniyle avantajlı duruma geçmelerinin önlenebilmesi için dava konusu düzenlemeye gidildiği; dava konusu düzenlemenin, davacının mağduriyetine yol açmadığı, tam tersine, asistanı bulunan hekimlerin mağdur olmalarının önüne geçildiği; eşitlik ilkesine aykırı olmayan ve idarenin takdir yetkisi kapsamında düzenlenen Yönetmelik maddesinde hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
2- ... VALİLİĞİNİN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış olduğundan, düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına; bireysel işlemin bildirim mahiyeti taşıdığı ve idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde bulunmadığından bireysel işlem yönünden ise, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi kliniğinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan, "İlgili ek ödeme döneminde asistan veya yan dal asistanı bulunmayan kliniklerde görev yapan hekimlerin puan hesabında bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanların formülleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile anılan düzenleme uyarınca tesis edilen Giresun Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının, 16/6/2022 tarihli ve 7411 sayılı Kanunun 3. maddesiyle değişik üçüncü cümlesinde; "Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, disiplin durumu, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." kuralına yer verilmiştir. Belirtilen Kanun maddesinde yapılan değişiklik sonrasında, Sağlık Bakanlığı tarafından 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş ve bu Yönetmelikle 4/3/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 3/2/2022 tarihli ve 31739 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Birinci Basamak Sağlık Kuruluşları Ek Ödeme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. Dava konusu 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin dayanağı olan 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının 16/6/2022 tarihli ve 7411 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değiştirilen üçüncü cümlesinde yer alan "... Yönetmelikle ..." ve ..."... disiplin durumu ..." ibareleri ile üçüncü cümlenin kalan kısmının Anayasa Mahkemesinin 13/09/2023 tarihli ve E:2022/102, K:2023/154 sayılı kararı ile, Anayasa’nın 7. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararından sonra 209 sayılı Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi 21/02/2024 tarihli ve 7496 sayılı Kanunun 15. maddesi ile yeniden düzenlenenmiştir. Bu hukukî duruma göre, dava konusu Yönetmeliğin yasal dayanağının ortadan kalktığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, yasal dayanağı bulunmayan Yönetmeliğin iptali istenen düzenlemesinde ve buna dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin ve bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan, "İlgili ek ödeme döneminde asistan veya yan dal asistanı bulunmayan kliniklerde görev yapan hekimlerin puan hesabında bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanların formülleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile anılan düzenleme uyarınca kişi borcu çıkarılmasına ilişkin Giresun Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve...sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi yönünden incelendiğinde; 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin, 06/08/2024 tarih ve 32624 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin "Yürürlükten kaldırılan yönetmelik" başlıklı 17. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından, söz konusu düzenleme hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Dava, davacı adına geriye dönük olarak borç çıkarmasına ilişkin bireysel işlem yönünden incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmış, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde; dava dilekçelerinin, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği; anılan maddenin 6. fıkrasında da, ilk incelemeye ilişkin hususların sonradan tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır. İdari işlemin icrai (yürütülebilir) nitelikte olması için ilgililerin hukuksal durumunu değiştirmesi, ilgilileri hukuksal yönden etkilemesi gerekmektedir. İdari işlemin icrailik unsurunu değerlendirirken işlemin "kesin" ve "nihai" olması hususları üzerinde de durulması gerektiği açıktır. Danıştay yerleşik içtihatlarında, kesin ve yürütülmesi zorunlu, idari davaya konu edilebilecek işlemlerin, idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemler olduğu kabul edilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacıya Temmuz 2022 - Ocak 2023 tarihleri arasında teşvik ek ödemelerinin klinik formülü üzerinden hesaplanarak ödeme yapıldığı, ancak dava konusu düzenlemeye istinaden yeniden hesaplama yapıldığı, aynı döneme ait doğan fark/borç bordrolarında hesaplanan toplam 33.670,08-TL tutarın kişi borcu olarak açılması ve alınan meblağın gelir kaydedilmesine karar verilerek davacıya 10/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu bireysel işlemin bildirim mahiyeti taşıdığı ve idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde bulunmadığından, davanın bu kısmının esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oybirliğiyle, 2. Giresun Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemi yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE oyçokluğuyla, 3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen incelenmeksizin ret ile sonuçlandığından, haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Sağlık Bakanlığına, ...-TL vekâlet ücretinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemektir." hükmüne, "Kamu zararı" başlıklı 71. maddesinde; "Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır." hükmüne yer verilmiş, kamu zararının belirlenmesinde; a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması, e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması, f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.) g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılmasının esas alınacağı belirtilmiş, üçüncü fıkrasında, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği, son fıkrasında ise; kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esasların, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği kuralı getirilmiştir. 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 19/10/2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren; Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; bu Yönetmeliğin uygulanmasında; "(a) İlgili: Kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan gerçek ve/veya tüzel kişi ya da kişileri," "(c) Kamu zararı: Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı," "(ğ) Sorumlu: Kamu zararının oluşmasına sebep olan kamu görevlisini ifade eder." tanımlarına yer verilmiştir. "Sorumluluk" başlıklı 5. maddesinde; Kanun'un ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlilerinin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililerin de dâhil edileceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden dolayı mevzuata aykırı olarak aldıkları karar, tesis ettikleri işlem veya eylemleri neticesinde kamu zararına sebebiyet vermeleri halinde bu zarara neden olan ilgili kamu görevlisi ile diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsili cihetine gidileceği belirtilmek suretiyle, zararın tahsilinde muhatap olacak kişilerin, 5018 sayılı Kanun kapsamında sorumluluk yüklenen, diğer bir anlatımla zararın doğmasına sebep olan kişiler olduğu açıktır. Kanun'un açıkça, kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olanları sorumlu tutmasına ve yukarıda anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ve 5. maddesinin birinci fıkrasında da sorumluluk ve sorumlular konusunda Kanun'a paralel düzenlemeler öngörülmesine karşın, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "ilgili" tanımının, kendisine yersiz veya fazla ödeme yapılan kişiler olarak belirtilmesi ve 5. maddesinin ikinci fıkrasında, zararın ödenmesi sürecine Kanun'un sorumlu tuttuğu kişilerin yanında bu kişilerin de dahil edileceğinin belirtilmesi, Kanun hükmüne açıkça aykırılık taşımaktadır. Dolayısıyla, her ne kadar Yönetmelik hükmü yürürlükte olsa da Kanun'da öngörülmeyen bir düzenleme içermesi ve açıkça Kanun'a aykırılık teşkil etmesi nedeniyle bu hükümlerin ihmal edilmesi ve doğrudan Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi düşünce, 5018 sayılı Kanun kapsamındaki asıl sorumlu olanların kasıt, kusur veya ihmal gibi işlemleri sonucu ortaya çıkan kamu zararları nedeniyle sadece hatalı veya fazla ödemeye muhatap olan ilgili kişilerin adli yargı mahkemelerinde açılacak olan davalarda, davalı sıfatıyla alacak davasına maruz kalmaları ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti veya bilirkişi ücreti gibi masraflara mahkum olmalarına sebep olabilecektir ki bu da Kanun'un amacıyla örtüşmeyen bir durumdur. Bakılan davada, Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, Temmuz 2022 - Ocak 2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak fazla ve yersiz yapılan ek ödemeler konusunda yani mevzuata aykırı olarak ödeme yapılması konusunda kastı, kusuru veya eylemi bulunduğuna dair dosyada her hangi bir bilgi ve belge bulunmayan davacının, fazla yapıldığı belirtilen ödemelerle ilgili olarak kamu kaynağında eksilmeye neden olabilecek konumda, diğer bir ifadeyle sorumlu konumda olmadığı, sadece ödemeye muhatap kişi konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, fazla ödemelerde herhangi bir sorumluluğu bulunmayan ve sadece ödemeye muhatap olan davacıdan istenilen kamu zararının tahsilinde, anılan Yönetmeliğin uygulanma olanağı bulunmadığından, dava konusu borç çıkarılmasına ilişkin işlemin, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir işlem olduğu ve işin esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle karara bu kısım yönünden katılmıyorum.