Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/6293 E. 2024/4507 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/6293
Karar No
2024/4507
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6293 Karar No : 2024/4507

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR : 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27.maddesi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, yargı kararının uygulanması amacıyla yeniden yapılan değerlendirme sonucunda 2015 yılı itibarıyla tekrar emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan dava neticesinde anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "görevine devam ettirilen personelin, kimi zaman sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından resen emekli edilen personelin gerisinde kaldığı, bir personelin görevine devam edebilmesi için önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel açısından engel olarak görülmediği; dolayısıyla, davalı idarece yapılan değerlendirmede dikkate alındığı belirtilen; personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı, davalı idarece, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı" gerekçesiyle davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek iptal kararı verildiği, anılan Mahkeme kararı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından davacı hakkında yeniden değerlendirme yapıldığı, yeniden değerlendirme sonucunda re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlem tesis edildiği, davalı idarece bu kapsamda yapılan değerlendirmeler incelendiğinde; personelin emekliliğine ilişkin değerlendirmede rütbe ve emeklilik/yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlara haiz olma şartları haricinde kanunda herhangi bir koşul bulunmadığı gerekçesiyle geniş takdir yetkisi kapsamında işlem tesis edildiğinin belirtildiği, ancak anılan Mahkeme kararı gerekçesinin karşılayacak biçimde Mahkeme kararına uygun bir değerlendirmenin yapılmadığı, işlemin gerekçelerinin somut olarak ortaya konulmadığının anlaşıldığı, oysa idari yargı kararlarının uygulanmasında idarenin sorumluluğunun iptal kararlarının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak olduğu, idarenin tesis etmiş olduğu iş bu dava konusu edilen işlem ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının amaç ve kapsamına uygun bir işlem tesis etmediğinin açık olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının re'sen emekliliğe sevk edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin yukarıda yer verilen gerekçenin davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iş bu karar gerekçesine uygun olarak yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle de; davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare ile davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; İdare Mahkemesi kararında, idarenin yeniden işlem tesis edebileceği gerekçesine yer verilmesinin ve bu gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, gelinen süreç itibarıyla mesleğe geri döndürülmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırılığı saptandığından bahisle, parasal ve özlük hakları yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; 3201 sayılı Kanun'un Geçici 27. maddesi kapsamında personelin re'sen emekliye sevk edilmesi için "rütbe" ve "emeklilik/ yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartlara haiz olma" haricinde başarısızlık, yetersizlik vb. herhangi bir özel şarta yer verilmediği, buna göre Kanun'da belirtilen bahse konu iki şart dışındaki herhangi bir şarta bağlı kalınmaksızın, personelin özlük kayıtlarına idari yönden yansıyan tüm bilgiler ile varsa adli bilgiler dikkate alınarak kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sonuca gidildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı tarafından; savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarına ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa 'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir. Yine Anayasanın 138. maddesinin son fıkrasında "Yasama ve Yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun (04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen) Geçici 27. maddesinde, "01/01/2015 tarihi itibarıyla, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü kadrolarında bulunanlar dışında kalanlar ile 01/01/2015 tarihi itibarıyla İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesini ihraz edenlerden emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olanlar; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile resen emekliye sevk edilebilir. Bu şekilde emekliye sevk edilenler hakkında da 55 inci maddenin yirmi birinci fıkrası hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca re'sen emekli edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine emeklilik durumu yeniden değerlendirilen davacının, tekrar 2015 yılı itibarıyla emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, ilk re'sen emekliliğe sevk işlemine ilişkin yapılan yargılamada ... İdare Mahkemesince bozma üzerine verilen iptal kararında yer alan, davacının re'sen emekliliğe sevk edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna ilişkin gerekçede; "Kararın; davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmayıp, re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılacağı" hususunun vurgulanmış olmasında hukuki isabetsizlik bulunmamakta ise de; temyizen incelenmekte olan işbu ikinci davanın, anılan Mahkeme kararı gerekleri gözetilmeksizin işlem tesis edilmesi sebebiyle açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin, İdare Mahkemesi kararının gerekçesine uygun davranmamasının hukuki sonuçlarına katlanması, hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Ankara 9. İdare Mahkemesince, ilk davada verilen karar ile idarenin eşit, objektif ve istikrarlı uygulama yapmadığı ortaya konulmuş iken; İdare Mahkemesince bu kez davacı hakkında tekrar tesis edilen dava konusu re'sen emekliye sevk işleminin de iptali yolunda verilen kararda, davalı idarece davacının durumu ile ilgili olarak "yeniden değerlendirme yapılacağının" kabulü; verilen iptal kararının davacı yönünden doğurduğu hukuki sonucun etkisiz kalmasına yol açacağı gibi; yargı kararının gereklerini yerine getirmediği tartışmasız olan idareye, bu tutumunu sürdürme olanağı da tanıyacaktır. Nitekim, konuya ilişkin olarak Dairemizde mevcut emsal nitelikteki dosyalarda; idarenin, sadece ikinci kez re'sen emekliye sevk işleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda değil, daha sonra tesis edilen yeni re'sen emekliye sevk işlemi ile ilgili davalarda da aynı tutumu sergilediği görülmektedir. Böyle bir durumun, sözü edilen Geçici 27. madde hükmü uyarınca tesis edilen re'sen emekliye sevk işlemleri ile ilgili yargılamaları kısır döngüye sokacağı; verilen yargı kararlarının idare tarafından gereği gibi uygulanması noktasında zafiyete sebep olacağı açıktır. İdarenin, "kararı şeklen uygulamaktan" öteye gitmeyen bu ısrarlı tutumunun, hukuk devleti ilkesi ile de bağdaşmadığını ayrıca vurgulamak gerekir. Yukarıda değinilen tüm hukuki ve fiili durum karşısında; İdare Mahkemesi kararında yer verilen ve Bölge İdare Mahkemesince de, davacının istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle aynen kabul edilmiş olan, "davalı idarece yeniden işlem tesis edileceğinin açık olduğu" şeklindeki gerekçede hukuki isabet bulunmamaktadır. Davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin temyiz istemi bu yönden incelendiğinde; Anayasa'nın 125. maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, dava konusu işlem nedeniyle davacının parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacının parasal ve özlük haklarına ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının, davacının temyiz isteminin reddine ilişkin kısmına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/6293, K. 2024/4507, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-6293-e-2024-4507-k-56a8ed7f5c1e