Danıştay · 12. Daire

Danıştay 12. Daire 2022/1577 E. 2024/5421 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
12. Daire
Esas No
2022/1577
Karar No
2024/5421
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1577 Karar No : 2024/5421

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ....

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinde ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetten çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının, hakkında verilen ceza, yeniden yapılan yargılama üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ile birlikte davacı hakkında sanki hiç ceza verilmemiş gibi hüküm ve sonuç doğursa da söz konusu karar içeriğinde davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde 2000 yılından itibaren kendisine verilen talimatları ve görevleri yerine getirdiği, polis memurlarından sorumlu düzeyde görev yaparak onlara talimat verdiği, polis memurlarının sohbet abiliğini yapan şahıslardan olduğu, örgüt üyesi Emniyet Genel Müdürlüğü personeliyle birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten mahrem imam olduğu, mahrem imam olması nedeniyle örgütün üst kademe yöneticileri ile birebir irtibatının bulunduğu, örgüt yöneticilerinin talimatı üzerine 2015 yılı içerisinde Diyarbakır'a geldiği ve mahrem yapıdan ayrılsa dahi örgüt üyesi olarak faaliyetlerine devam ettiği, 2016 yılı itibarıyla çocuklarının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olması nedeniyle kapatılmasına karar verilen Özel ... İlk Okulu-Anaokulunda öğrenim gördükleri, bu haliyle sanığın örgüte bağlılığını devam ettirdiği anlaşıldığından sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak içerisinde faaliyet yürüttüğü tespitlerine yer verilmiş olması nedeniyle söz konusu terör örgütü ile arasında irtibat ve iltisakın bulunduğu bu haliyle davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu kanaatine varıldığından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinde belirtilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumlu olmak şartını taşımadığı anlaşılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğunun sonra erdirilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davaya konu işlem tesis edildikten sonra davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ek kararı ile yargılanmanın yenilenmesine karar verildiği ve E:... sayılı dosya kapsamında yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen ... tarih ve K:... sayılı kararla davacının 1 yıl, 6 ay, 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve şartları oluşması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararında 28/05/2019 tarihinde itirazdan feragat suretiyle kesinleştiği; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sanık hakkında bir hüküm kurulmuş olmakla beraber, açıklanması geri bırakıldığından, bu hükmün, sanık açısından mahkumiyete ilişkin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, sanık hakkında kesinleşen bir hüküm olmadığından sanık hükümlü olmayacağı gibi mahkumiyet hükümlerinin sonuçları, haklarında kurulan hüküm açıklanmayan sanıklar açısından geçerli de olmayacağı, sanık açısından öngörülen tek sonucun ise, sanığın denetim süresine tabi bulunması ve denetim süresi içerisinde Mahkemece belirlenmiş ise bu yükümlülüklere uygun davranması olacağı; ayrıca, 657 sayılı Kanun'un, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartları düzenleyen 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan suçlardan olsun ya da olmasın, yargılama sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ise mahkumiyet hükmü verilmemiş gibi sonuç doğuracağından kişinin memur olma ehliyetini de muhafaza edeceği; bu durumda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında bir sonuç doğurmayacağı, dolayısıyla bu aşamada davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan "... mahkum olmamak" şartını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde sebep yönünden hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı; öte yandan; davacının 31/07/2018 tarih ve 7145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. madde uyarınca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile de kamu görevinden ihraç edilmiş olduğu anlaşıldığından, işbu davaya konu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi zararının ödenmesi hususunda dava konusu işlem dışında hukuken geçerliliğini koruyan diğer göreve son verme işlemlerinin de dikkate alınacağı ve dolayısıyla diğer ihraç işlemleri iptal olup görevine iadesine karar verilmediği sürece davacının yoksun kaldığı maddi zararının davacıya ödenmeyeceği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle uğradığı maddi zararının (hakkında verilen göreve son verme işlemlerinin tamamının hukuki varlığının hukuk alemindeki varlığı sona ermek şartıyla) davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaşınkinden beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiği, bu durumda davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasa'yla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle davacının uğradığı maddi zararının (hakkında verilen göreve son verme işlemlerinin tamamının hukuki varlığının hukuk alemindeki varlığı sona ermek şartıyla) davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 10/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 12. Daire, E. 2022/1577, K. 2024/5421, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-12-daire-2022-1577-e-2024-5421-k-d50715960a4a