Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2021/7182 E. 2025/884 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2021/7182
- Karar No
- 2025/884
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7182 Karar No : 2025/884
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... (...) ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bolu ili, Gerede ilçesi, ... Lisesinde öğretmen olarak görev yapmakta olan davacının, kesintisiz 10 gün göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca 10/07/2019 tarihinden itibaren görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ücretsiz izninin sona erdiği ve görevine başlaması gerektiği 01/07/2019 tarihinde, Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olan babası R.N.K.'ya verdiği vekaletnameye istinaden babası tarafından vekil sıfatıyla düzenlenen, ücretsiz izni sona erdiğinden davacının göreve dönmek istediğine dair dilekçenin Gerede Habibullah Üstün Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesi Müdürlüğüne verilmesi üzerine Gerede Habibullah Üstün Kız Anadolu İmam-Hatip Lisesi Müdürü tarafından davacının göreve başlatıldığına ve sigortalı işe giriş belgesi düzenlenerek ekte gönderildiğine dair Gerede İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben ...tarih ve ... sayılı yazının yazıldığı, her ne kadar davacının göreve başlamasının yapılması için şahsen göreve gelmesi gerektiği ve dolayısıyla davacının vekalet verdiği babası tarafından okula verilen dilekçe üzerine görevine başlatılmasının mevzuata uygun olmadığı değerlendirilmekte ise de, babası tarafından vekil sıfatıyla düzenlenen dilekçenin verilmesi üzerine fiilen göreve gelmeyen davacının başlangıcının yapılmaması gerektiği, oysaki okul müdürü tarafından davacının ücretsiz iznin sona erdiği 01/07/2019 tarihi itibarıyla göreve başlangıcının yapıldığı ve bu tarihten işleme esas alınan 10/07/2019 tarihine kadar olan dönem yaz tatiline denk geldiğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının da izinli sayılacağının açık olduğu, bu nedenle mevzuata uygun olmamakla birlikte netice itibarıyla idarece göreve başlangıcı yapılan davacının mevzuat gereği izinli sayıldığından okula gelmediğinin kabulü gerektiği, zira davacının mazeretsiz olarak kesintisiz 10 gün süreyle okula gelmediğinden bahsedilebilmesi için bilerek ve isteyerek göreve gelmeme iradesinin bulunması gerektiği, 01/07/2019 tarihinde vekaletname esas alınarak idarece göreve başlangıcı yapılan ve bu şekilde işlem tesis edildiğini bilen davacının kanunen izinli sayıldığı dönemde 10 gün süreyle görev yerine gelmemesinin göreve gelmeme yönünde bir iradesi olduğunu göstermeyeceği gibi mevzuata uygun olmayan şekilde başlangıcının yapılmasından doğan kusurun da davacıya yükletilmesi hakkaniyetli olmayacağından tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının mezuniyetsiz ve kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın 01/07/2019 tarihinden itibaren görevini terk ettiğinden ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam ettiğinden bahsedilemeyeceği, bu durumda, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu olayda, ücretsiz izninin bittiği tarihte fiilen yurt dışında olan davacının, yurt dışına gitmeden önce babasına verdiği vekaletnameye dayanılarak verilen dilekçe üzerine hukuka aykırı olarak göreve başlatıldığı tartışmasız olup, hukuka aykırı bir şekilde göreve başlatılmış olmasının davacının fiilen göreve gelmemesini haklı kılmayacağı gibi, esasen yurt dışına çıktığı 03/10/2018 tarihinden itibaren ülkeye hiç gelmeyen davacının, bulunduğu ülkeden farklı tarihlerde aldığı ve misyon şefine onaylatmadan babasına gönderdiği, babasının da whatsapp uygulaması üzerinden okul müdürüne gönderdiği sağlık raporları ile sürecin uzatılmasına çalışıldığı ve nihayetinde tekrar ücretsiz izin talebinde bulunulduğu hususları gözönüne alındığında tüm bu hususların davacının göreve gelmeme iradesini açık olarak ortaya koyduğu, bu durumda, ücretsiz izninin bittiği 01/07/2019 tarihinde fiilen göreve gelmeyen davacının, babası tarafından vekil sıfatıyla verilen dilekçeye istinaden hukuka aykırı bir şekilde göreve başlatılmış olmasının davacıya yıllık izinden yararlanma hakkı vermediği gözönüne alındığında, ücretsiz izninin bittiği 01/07/2019 tarihinden itibaren kesintisiz 10 gün göreve gelmediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca 10/07/2019 tarihinden itibaren görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararı ile niyet okunmaya kalkışıldığı, kendisinde göreve başlama iradesi olmadığı hakkındaki belirlemenin asılsız olduğu, alınan raporların ve göreve başlatılmasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin Bolu İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...1 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.