Danıştay · 12. Daire
Danıştay 12. Daire 2021/4059 E. 2025/2456 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 12. Daire
- Esas No
- 2021/4059
- Karar No
- 2025/2456
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4059 Karar No : 2025/2456
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Komutanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sahil Güvenlik Eğitim ve Öğretim Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 23/08/2017 tarihli işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davalı idarede uzman çavuş gibi görevlerde çalışan personelle imzalanan hizmet sözleşmelerinin, sözleşme süresinin bitiminde kendiliğinden sona erdiği, yeni dönem için sözleşme imzalanması konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile hizmet gereklerini birlikte değerlendirerek kullanabileceği ve bu kapsamda yargı kararı ile yeniden bir sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı; bu durumda, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşmenin yenilenmesi için gerekli olan tüm şartları taşıdığı, polis memuru olan abisinin FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısının bulunduğu gerekçesiyle sözleşmesinin yenilenmemesine dair işlemin, gerek suçta ve cezada şahsilik ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiği, gerekse hakkında FETÖ/PYD ile ilgili açılmış adli ve idari bir soruşturmanın da bulunmadığı; kaldı ki abisinin FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği ile yargılandığı davada ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı kararı ile beraat ettiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 14/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 28/08/2002 tarihinden itibaren Sahil Güvenlik Eğitim ve Öğretim Komutanlığında ...olarak görev yapan davacının, sözleşme süresinin bitim tarihi olan 28/08/2017 tarihinden önce 09/05/2017 tarihinde, sözleşmesinin uzatılması istemiyle başvuruda bulunduğu, davalı idarece yapılan değerlendirmede polis memuru olan abisinin FETÖ/PDY kapsamında tutuklandığı ve kamu görevinden ihraç edildiği gözönünde bulundurularak, dava konusu 23/08/2017 tarihli işlemle başvurusunun reddi üzerine, bu işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Anayasa ile güvence altına alınan ve uluslararası hukuk ilkeleriyle de korunan suç ve cezaların şahsîliği ilkesi uyarınca, hiç kimse işlemediği bir suç nedeniyle sorumlu tutulamaz, sadece suçu işleyen kişinin cezalandırılması esastır. Anayasa ile güvence altına alınan bu hakkın amacı, ceza hukukunun da temel amaçlarından olan suçlu kişilerin fiillerinin karşılığının cezalandırılmasıdır. Nitekim, Türk Ceza Kanunu'nun 20 nci maddesinde de bu ilkeye yer verilerek, işlenen suçlar nedeniyle, sadece suça konu fiili işleyen kişinin sorumlu olması esası benimsenmiştir. Bu bakımdan suç ve cezaların şahsîliği ilkesi uyarınca, kişilerin işlemediği fiiller nedeniyle idari yaptırıma maruz bırakılabilmesi de mümkün değildir. Bu açıdan, kişinin ailesi, arkadaşı veya yakın çevresinin fillerinden sorumlu tutulması da suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının polis memuru olarak görev yapan abisinin, FETÖ/PDY kapsamında tutuklandığı ve kamu görevinden ihraç edildiği yönündeki bilgiden hareketle sözleşmesinin yenilenmediği; ancak, söz konusu bilgi haricinde davacıyla ilgili olarak herhangi bir tespit bulunmadığı, davacı hakkında FETÖ/PDY kapsamında idari soruşturma bulunmadığı gibi, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulama sonucunda davacı hakkında aynı kapsamda herhangi bir adli soruşturma ya da kovuşturma bilgisine rastlanılmadığı ve dolayısıyla davacıyla ilgili olarak bu kapsamda herhangi bir değerlendirme yapılmadan, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi yolunda dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu duruma göre, hakkında adli veya idari bir soruşturma/kovuşturma bulunmayan, görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç duyulmadığına ilişkin bir tespit olmayan, sözleşmesinin yenilenmesi için aranılan genel ve özel şartları taşıyıp taşımadığı konusunda gerekçeli bir değerlendirme yapılmayan davacı hakkında, sadece abisine ait olan bilgi ve değerlendirmeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde suç ve cezaların şahsîliği ilkesine ve dolayısıyla hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında yukarıda açıklanan gerekçeler kapsamında hukuki isabet görülmediğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.