Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2025/5513 E. 2025/6084 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2025/5513
- Karar No
- 2025/6084
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/5513 Karar No : 2025/6084
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bilgisayar İnşaat Gıda Tur. San. Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, şirkete ait faaliyetlerin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 47/3., 47/7. ve 21/2. maddeleri ile İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 7/1., 5/1., 18/1. maddeleri ile Taksitli Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmeliği'nin 6/1. maddesine aykırılıklar içerdiğinden bahisle aynı Kanunun 77. maddesinin 19. fıkrasının (a) bendi gereğince 7.815.711,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında ... tarihli ve ... sayılı inceleme raporunda tespit edilen aykırılıklara ilişkin hususların sabit olduğu ve bu tespitlerin bir kısmının davacının da kabulünde olduğu, davalı idarece davacıya uygulanacak cezanın hesaplanmasında, 6502 sayılı Kanunun 77. maddesinin on dokuzuncu fıkrasının (a) bendinde belirtildiği şekilde, “Cezaya muhatap gerçek ya da tüzel kişinin, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde beşini aşamaz" hükmünün şirketin, tespitin yapıldığı 2023 yılının bir önceki yılı olan 2022 yılı gayri safi hasılayı gösteren net satışlarını yanlış bildirdiği kanaati ile uygulanmadığı, 2022 yılına ilişkin gayrı safi gelir yanlış bildirildiği için 2023 yılına ilişkin bu şekilde para cezası uygulanabileceği açık olmakla birlikte 2017 yılından beri faaliyet gösterdiği anlaşılan davacı şirketin 2021 ve 2022 yılında işyeri dışında kurulan ve dava konusu idari para cezasına konu olan sözleşmeleri bakımından para cezası hesaplamasının 2020 ve 2021 mali yıllarının yıllık gayrisafi gelirlerinin en fazla yüzde beşi üzerinden hesaplama cihetine gidilmediği, 2022 yılı için belirlenemeyen net satış hasılatının para cezasına konu 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin tespitler için de yani 2020 ve 2021 mali yıllarının yıllık gayrisafi gelirleri için de söz konusu olduğu yönünde herhangi bir tespit bulunmadığı, para cezası miktarının sonucu itibariyle davacı şirket aleyhine hatalı hesaplandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığı, yapılan sözleşmelerde yasalara aykırı herhangi bir yön bulunmadığı, dava konusu işlemin uygulanan ceza miktarı yönünden değil, cezanın esasına yönelik ihlaller nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiği, eksik gerekçe ile verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı idare tarafından; bir takvim yılında herhangi bir satıcı veya sağlayıcı için uygulanacak idari para cezası hesaplanırken, aykırılığın tespit tarihi inceleme raporu tarihinden bir önceki yıl gayri safi gelirin esas alınması gerektiğinden, davacı şirket aleyhine hatalı hesaplama yapılmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı şirketin sözleşme ve uygulamalarının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili uygulama Yönetmelikleri çerçevesinde incelenmesi amacıyla yapılan denetim kapsamında Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından ... tarihli ve ... sayılı inceleme raporu hazırlanmıştır. Davacı şirket tarafından inceleme esnasında ibraz edilen sözleşmelerde İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği uyarınca sözleşmede bulunması gereken zorunlu unsurlardan olan satıcı veya sağlayıcının adına ya da hesabına hareket edenin kimliği ve adresi bilgilerine yer verilmediği, şirket adına hareket edenleri (satış temsilcileri) olmasına karşın bu kişilerin kimlik ve adres bilgilerine yer verilmediği, ilgili yönetmelik hükmüne aykırı şekilde yalnızca satıcıların isim ve imzasına yer verildiği, sözleşmelerde bulunması gereken ve tüketicinin anlaşmazlık halinde başvuru yapabileceği mercilere ilişkin bilgilendirmenin yanıltıcı olduğu, işyeri dışında yapılan satışlara ilişkin bir kısım ön bilgilendirme formunda bulunması gereken zorunlu unsurlardan “mal veya hizmetin Türk Lirası olarak vergiler dahil toplam fiyatı” bilgisine yer verilmediği, iş yeri dışında satışlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin 3 yıl boyunca saklama zorunluluğu bulunmasına rağmen bir kısım sözleşme ve ön bilgilendirme formunun Yönetmelik hükmüne aykırı olarak şirket tarafından saklanmadığı, yine bir kısım sözleşmelerde mevzuat gereği bulunması gerekmekte iken taksitli satışa ilişkin yıllık faiz oranı ve gecikme faiz oranı bilgilerinin doldurulmadığı tespitleri yapılarak ve 2022 yılına ilişkin 855.200,00 TL net satışlarını Vergi Dairesine eksik bildirmesi nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin on dokuzuncu fıkrası (a) bendi gereğince toplamda 7.815.711,00 TL idari para cezasının uygulanmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından Antalya Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "İş yeri dışında kurulan sözleşmeler" başlıklı 47. maddesinde; "(1) Satıcı veya sağlayıcı ile tüketici arasında; a) Teklifin tüketici ya da satıcı veya sağlayıcı tarafından yapılmasına bakılmaksızın iş yeri dışında, tarafların eş zamanlı fiziksel varlığında kurulan, b) Tarafların eş zamanlı fiziksel varlığında tüketiciyle iş yeri dışında görüşülmesinin hemen sonrasında, satıcı veya sağlayıcının iş yerinde ya da herhangi bir uzaktan iletişim aracıyla kurulan,c) Mal ve hizmetlerin tüketiciye tanıtımı ya da satışı amacıyla satıcı veya sağlayıcı tarafından düzenlenen bir gezi esnasında kurulan, sözleşmeler iş yeri dışında kurulan sözleşmeler olarak kabul edilir. (2) İş yeri dışında kurulan sözleşmeler, Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş satıcı veya sağlayıcı tarafından kurulur. (3) Tüketicinin, iş yeri dışında kurulan sözleşme ya da buna karşılık gelen herhangi bir öneri ile bağlanmadan önce ayrıntıları yönetmelikte belirlenen hususlarda açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmesi zorunludur. Tüketicinin bilgilendirildiğine ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir...(7) Sözleşmenin zorunlu içeriği, kapsam dışı sözleşmeler, doğrudan satışlar, tüketici ile satıcı ve sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, bilgilendirme yükümlülüğü, teslimat, satış yapacaklarda aranacak nitelikler ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine, "Diğer hususlar" başlıklı 21. maddesinde; " (1) Tüketicinin taşınır bir malın satış bedelini önceden kısım kısım ödemeyi, satıcının da bedelin tamamen ödenmesinden sonra satılanı tüketiciye teslim etmeyi üstlendikleri ve ödeme süresi bir yıldan daha uzun veya belirsiz olan sözleşmeler hakkında Türk Borçlar Kanununun ön ödemeli taksitle satış hükümleri uygulanır. (2) Sözleşmenin zorunlu içeriği, tüketici ile satıcı ve sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, erken ödeme ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine, "Yaptırım hükümleri" başlıklı 77. maddesinin 3. fıkrasında ise; " (3) Bu Kanunun 23 üncü, 24 üncü, 25 inci, 27 nci, 28 inci, 29 uncu, 33 üncü, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci, 39 uncu, 41 inci, 43 üncü, 45 inci, 46 ncı maddeleri ile 31 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü, 40 ıncı maddesinin ikinci, 47 nci maddesinin üçüncü, dördüncü, beşinci, yedinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır."hükmüne, 19.fıkrasında ise; (19) Bu maddenin ikinci, dördüncü, sekizinci, dokuzuncu, on ikinci ve on üçüncü fıkralarındaki idari para cezaları ile devre tatil satışlarına ilişkin idari para cezaları hariç olmak üzere, aykırılığın tespit edildiği tarih itibarıyla bir takvim yılında uygulanan toplam idari para cezası tutarının seksen bin Türk Lirasını aştığı durumlarda, bu miktardan az olmamak ve yüz yirmi milyon Türk Lirasını geçmemek üzere toplam idari para cezası tutarı; a) Cezaya muhatap gerçek ya da tüzel kişinin, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde beşini aşamaz. Bir önceki yıl gayrisafi gelirinin oluşmaması hâlinde, tespit tarihi itibarıyla oluşan gayrisafi geliri dikkate alınır. Gayrisafi gelirlerinin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda bu bent hükmü uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare Mahkemesince, her ne kadar uyuşmazlık konusu para cezasının hesaplanmasında, 6502 sayılı Kanunun 77. maddesinin on dokuzuncu fıkrasının (a) bendinde belirtildiği şekilde, “Cezaya muhatap gerçek ya da tüzel kişinin, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde beşini aşamaz" hükmünün davacı şirketin tespitin yapıldığı 2023 yılının bir önceki yılı olan 2022 yılı gayri safi hasılayı gösteren net satışlarını yanlış bildirdiği kanaati ile uygulanmadığı, 2022 yılına ilişkin gayrı safi gelir yanlış bildirildiği için 2023 yılına ilişkin bu şekilde para cezası uygulanabileceği ancak davacı şirketin, 2021 ve 2022 yılına ilişkin sözleşmeleri bakımından para cezası hesaplamasının 2020 ve 2021 mali yıllarının yıllık gayrisafi gelirlerinin en fazla yüzde beşi üzerinden hesaplama cihetine gidilmediği, 2022 yılı için belirlenemeyen net satış hasılatının para cezasına konu 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin tespitler için de yani 2020 ve 2021 mali yıllarının yıllık gayrisafi gelirleri için de söz konusu olduğu yönünde herhangi bir tespit bulunmadığı, para cezası miktarının sonucu itibariyle davacı şirket aleyhine hatalı hesaplandığı gerekçesine yer verilmiş ise de, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 77. maddesinin on dokuzuncu fıkrasında yer alan düzenlemenin aykırılığın tespit edildiği tarih itibarıyla bir takvim yılında uygulanacak toplam idari para cezasının hesaplanmasında, aykırılığın tespit edildiği tarihten bir önceki mali yılın gayrı safi gelirinin esas alınacağını açıkça düzenlemektedir. Davacı şirketin 2021-2022-2023 yıllarına ait sözleşme ve ön bilgilendirme formlarında ... tarihli ve ... sayılı inceleme raporu ile tespit edilen aykırılıklar için uygulanacak idari para cezası hesaplanırken, yukarıda yer verilen düzenlemede yer verilen "aykırılığın tespit tarihinin" inceleme raporu tarihi olduğu, 26/12/2023 tarihli inceleme raporu itibarıyla bir takvim yılında uygulanacak idari para cezasının seksen bin Türk Lirasını aştığı durumlarda, bu miktardan az olmamak ve yüz yirmi milyon Türk Lirasını geçmemek üzere idari para cezası verilebileceği, ancak idari para cezası tutarının davacı şirketin aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirinin yüzde beşini aşamayacağı, gayrisafi gelirlerin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda bu düzenlemenin uygulanmayacağı ve davacı şirkete tespit edilen her bir aykırılık için mevzuatta düzenlenen idari para cezası tutarlarının uygulanacağı açıktır. Davacı şirket hakkında 2021-2022-2023 yıllarında tarafı olduğu sözleşmeler ve düzenlediği ön bilgilendirme formlarında, İnceleme Raporu ile tespit edilen aykırılıklara uygulanacak idari para cezasının tutarının, 6502 sayılı Kanun'un 77.maddesinin 3.fıkrasında yer verilen "...belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır." düzenlemesi uyarınca hesaplanması, anılan yıllara ait aykırılıklara uygulanacak idari para cezalarının toplamının seksen bin Türk Lirasını aşması durumunda 77. maddenin on dokuzuncu fıkrasında yer verilen " ....aykırılığın tespit edildiği tarih itibarıyla bir takvim yılında uygulanan toplam idari para cezası tutarının seksen bin Türk Lirasını aştığı durumlarda, bu miktardan az olmamak ve yüz yirmi milyon Türk Lirasını geçmemek üzere toplam idari para cezası tutarı; a) Cezaya muhatap gerçek ya da tüzel kişinin, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde beşini aşamaz. Bir önceki yıl gayrisafi gelirinin oluşmaması hâlinde, tespit tarihi itibarıyla oluşan gayrisafi geliri dikkate alınır. " düzenlemesinin uygulanması ve fakat davacı şirketin 2022 yılı gelirlerinde Vergi Dairesine yaptığı eksik bildirimin tespit edilmiş olması nedeniyle aynı maddenin 19. fıkrasının (a) bendinde yer verilen "...Gayrisafi gelirlerinin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda bu bent hükmü uygulanmaz." kuralının dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, 6502 sayılı Kanun'da davacı şirket uygulamalarındaki aykırılıkların ait olduğu 2021-2022 yılları için uygulanacak idari para cezalarının hesaplanmasında 2020 ve 2021 mali yıllarının gayrisafi gelirlerinin dikkate alınmasına yönelik bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirket hakkına uygulanacak idari para cezasının tutarının hesaplanmasında aykırılıkların tespit edildiği mali yılın esas alınması gerektiği açıktır. Bu durumda yukarıda yer verilen mevzuatın yorumlanmasında görüleceği üzere, bir önceki yıl gayrisafi gelirine ilişkin olarak davacı şirketin muhasebe kayıtlarında usulüne uygun olarak belirlenmiş, yanlış veya gerçeğe uygun olmayan durumun tespitinin varlığı karşısında artık önceki yıl gayrisafi gelir üzerinden bir hesaplama yapılamayacağından davalı idarece tespit tarihi itibarıyla oluşan gayrisafi gelir üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınarak ceza tahakkuku yoluna gidilmesinde hukuka aykırılığın varlığından bahsedilemez. Buna göre, davacı şirket hakkında düzenlenen idari para cezası tutarının hesaplanmasının 6502 sayılı Kanun'a uygun olduğu sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2.Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 3. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.