Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2024/537 E. 2025/1607 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2024/537
- Karar No
- 2025/1607
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/537 Karar No : 2025/1607
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR):1- ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından; Şırnak ili, Cizre ilçesi, ... Mahallesinde boş arazide meydana gelen patlamada müşterek çocukları olan ...'in vefat ettiğinden bahisle 5233 sayılı Kanun kapsamında cenaze ve tedavi giderleri ile maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle yaptıkları başvuru üzerine, uğranılan zararlara karşılık 37.992,50 TL ödenmesinin önerilmesine ilişkin Şırnak Valiliği 1 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL (miktar artırımı sonucu anne için 296.626,09 TL, baba için 254.877,36 TL) maddi tazminat ile 100.000,00 TL (miktar artırım sonucu ayrı ayrı 300.000,00 TL) manevi tazminatın ölüm tarihi olan 31/03/2016 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacılar yakını ...'in terörle mücadele kapsamında sokağa çıkma yasağı ilan edilen Şırnak ili, Cizre ilçesinde terör örgütü mensuplarının gerçekleştirdiği patlama sonucu 31/03/2016 tarihinde hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı,...'in terör örgütü mensubu veya örgüte müzahir şahıslardan olmadığı ve bölgede yaşanan terör olayları sırasında meydana gelen olayın, terör faaliyeti neticesinde oluştuğu anlaşılmakla, davacıların uğradığı maddi ve manevi zararların "sosyal risk" ilkesi kapsamında karşılanması gerektiği, davanın davacıların maddi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden; dosyada yer alan açıklamalar ile dava dosyasına sunulan 07/07/2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacı anne ... ve baba...'in maddi tazminat istemlerinin kabulü ile toplam 551.503,45 TL'nin davalı idareye yapılan başvuru tarihinden (02/05/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların cenaze masrafları için istediği maddi tazminat talebinin incelenmesinden; davacılar tarafından talep edilen cenaze ve defin giderlerine ilişkin olarak yapılan harcamaları gösterir nitelikte belgelerin dava dosyasına sunulamaması karşısında davalı idarenin savunma ekinde sunmuş olduğu Cizre Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı yazısı içeriğinde; kurumlarınca müteveffa ... için cenaze giderinin karşılanmadığı, yapılan araştırma neticesinde de cenaze ve defin giderlerine ilişkin olarak 1.650,00 TL tutarın hesaplandığını belirttiğinin görülmesi üzerine, talep edilen toplam 5.000,00 TL cenaze masrafı talebinin 3.350,00 TL'lik kısmının da reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, davanın, davacıların manevi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden; olayın etkisi ve niteliği, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık derecesi dikkate alınarak; davacıların duyduğu elem ve ızdırabın bir nebze dindirilmesi amacıyla davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacılardan her biri için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye yapılan başvuru tarihinden (02/05/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesi, davacı vekili 30/02/2022 tarihli dilekçesiyle manevi tazminat miktarını arttırmış ise de manevi tazminatın arttırılmasını gerektirecek şekilde, davacıların durumunda sonradan ağırlaşan bir halin de bulunmadığı anlaşıldığından miktar arttırım talebinin kabul edilmemesi gerektiği gerekçesiyle cenaze giderleri dışındaki maddi tazminat istemleri ile manevi tazminat istemlerinin kabulüne, cenaze giderlerine ilişkin maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacılar yakını ...'in terörle mücadele kapsamında sokağa çıkma yasağı ilan edilen Şırnak ili, Cizre ilçesinde terör örgütü mensuplarının gerçekleştirdiği patlama sonucu 31/03/2016 tarihinde hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı, ...'in terör örgütü mensubu veya örgüte müzahir şahıslardan olmadığı ve bölgede yaşanan terör olayları sırasında meydana gelen olayın, terör faaliyeti neticesinde oluştuğu anlaşılmakla, davacıların uğradığı maddi ve manevi zararların "sosyal risk" ilkesi kapsamında karşılanması gerektiği maddi tazminata ilişkin davalı idarelerin istinaf başvurularının incelenmesinden; olayda, davacıların yakınının, terör olayı nedeniyle vefat ettiği, olay nedeniyle davacıların 02/05/2016 tarihli başvurusu üzerine tesis edilmiş son işlemin 12/04/2018 tarihli uyuşmazlık tutanağı işlemi olduğu ve bu işlemin aynı gün davacılar vekiline tebliğ edildiğinin görüldüğü, ilgili mevzuat ile Danıştay ve Anayasa Mahkemesinin içtihatı gereğince davacıların lehine olacak şekilde son işlem tarihinde geçerli olan gösterge ve katsayı üzerinden maddi zararın hesaplanması gerektiğinden, 01/01/2018 - 30/06/2018 tarihleri arasında geçerli cetvele göre hüküm kurulması gerektiği, bu durumda; 2018 yılının ilk dönemi için geçerli olan hesap cetveline göre ölüm için ödenecek tazminat tutarı olan 37.992,50 TL'nin vefat edenin mirasçılarından olan davacılardan ...'e 18.996,25 TL olarak, ...'e 18.996,25 TL olarak davalı idarece ödenmesi gerektiği, kanaatine varıldığı, cenaze gideri yönünden davalı idarelerin istinaf başvurusunun incelenmesinden; uyuşmazlık konusu olayın, 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek karar verilmesi gerekir iken, genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince karar verilmesinde hukuka uyarlılık bulunmamakla birlikte kararın sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu, dava dilekçesinde belirtilen manevi tazminat tutarı yönünden davalı idarelerin istinaf başvurularının incelenmesinden; davacılar yakınının vefatı, olayın oluş şekli, idarenin kusursuz oluşu, olayın verdiği üzüntü, idarenin sosyal risk ilkesi gereğince kusursuz sorumluluğu birlikte değerlendirildiğinde, idare mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılarak bu hususta Dairece yeniden hüküm kurulması gerektiği, bu doğrultuda, davacı anne ... için 50.000,00 TL, baba... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın, idari başvuru tarihi olan 02/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece anılan davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, miktar artırımı yoluyla artırılan manevi tazminat tutarı yönünden dosyanın incelenmesinden; manevi tazminatın, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, manevi zararın niteliği gereği sonradan gelişen veya öğrenilen yeni bir olgu olmadığı sürece kişinin manevi varlığında oluşan zararın arttığından bahsedilemeyeceği, uyuşmazlıkta, davacılar açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından miktar artırımı yoluyla manevi tazminat tutarının artırılmasına hukuken olanak bulunmaması nedeniyle, miktar artırımı yoluyla artırılan manevi tazminat tutarı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, davalı idarenin tam ve ağır kusurlu olduğu, davanın 5233 sayılı Kanun uyarınca değil 2577 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca genel hükümlere göre açıldığı dikkate alındığında tazminatın genel hükümler çerçevesinde hesaplanması gerekirken maktu hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, manevi tazminat yönünden miktar artırım talebinin reddinin uzayan yargı süreci dikkate alındığında baştaki miktarın enflasyonist süreçte eriyeceği için hak ve adalet aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı ... Bakanlığı tarafından, davacıların cenaze giderlerini belgelendiremedikleri, bu yönden tamamının reddinin gerektiği, yine maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı ... Valiliği tarafından, davacıların cenaze giderlerini belgelendiremedikleri, bu yönden tamamının reddi gerekirken aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulması gerektiği, manevi tazminatın 5233 sayılı Kanun'un kapsamı dışında kaldığı, bu yöndeki tazminat istemlerinin tümüyle reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idarelerce davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, davalı idareler tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.