Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2023/4363 E. 2026/204 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/4363
Karar No
2026/204
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/4363 Karar No : 2026/204

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendilerine asaleten, ...'ye velayeten ... ve ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... 2- ... 3- ... 4-...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılardan ...'nin 08/08/2019 tarihinde tedavi için götürüldüğü Kayseri Şehir Hastanesinde nabzının ölçülmesi için parmağına takılan oksijen saturasyon (pulse oksimetre) cihazının MR (Manyetik Rezonans) cihazıyla uyumsuz olmasından dolayı parmağında üçüncü derece yanık oluşması ve parmağının kesilmesiyle sonuçlanan olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak davacılardan ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 243,626,00 TL) maddi, 300.000,00 TL manevi, diğer davacılar olan anne ve babanın her biri için 50.000,00 TL manevi, toplamda 401.000,00 TL (miktar artırımı ile 643,626,00 TL) tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ... sayılı soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacılardan ...'ye yapılan tedavi sürecinde kullanılan oksijen saturasyon ölçüm cihazının MR uyumlu olmadığının anlaşıldığı bu cihazın doktor tarafından kontrol edilerek kullanılması gerektiği, bu nedenle davacının sol el 3. parmağında gelişen üçüncü derece yanığın doktorun özen eksikliği olarak değerlendirildiği, ayrıca MR ünitesinde uygun ekipmanın bulunmamasının ilgili idarenin organizasyon hatası olduğu dolayısıyla tüm bu hususların tıp kurallarına uygun olmadığı, kişinin yaralanması ile tıbbi uygulama hatası arasında illiyet bağı bulunduğu, bu durumun ise davalı idarenin hizmetinin kötü işlemesinin neticesi olduğu anlaşıldığından, dava konusu uyuşmazlıkta davalı idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, bu durumda maddi tazminat istemi yönünden, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan ...tarih ve ... sayılı raporda davacılardan ...'nin çalışma gücü kaybı oranının %6,3 olduğunun belirtildiği, Mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda anılan davacı için hesaplanan 243,626,00 TL tutarında maddi zararın davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği; manevi tazminat istemi yönünden ise, davacılar tarafından duyulan üzüntü ve sıkıntının giderilebilmesi için davacıların sosyo-ekonomik durumları dikkate alınarak ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi de gözetilerek davacılardan ... için 100.000,00 TL, anne ... için 30.000,00 TL, baba ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, yaşanılan olay nedeniyle davacılardan... için 40.000,00 TL, anne için 20.000,00 TL, baba için 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, tedavi sürecinde MR uyumlu olmayan bir oksijen satürasyon ölçüm cihazı kullanıldığı, bu cihazın doktor tarafından kontrol edilmeden kullanılmasının özen eksikliği olduğu ve MR ünitesinde uygun ekipman bulundurulmamasının bir organizasyon hatası teşkil ettiği, belirlenen %6,3 oranındaki maluliyetin düşük ve hatalı olduğu, olayın gerçekleştiği tarihteki mevzuat (ÇÖZGER ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik) dikkate alındığında, bu oranın %11 olması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesince ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarlarını yarı oranında indirmesinin hukuka aykırı olduğu, davacılardan ...'nin parmağındaki eksikliğin ömür boyu süreceği, bu durumun fiziksel ve manevi ızdırap vermeye devam edeceği; Davalı idare tarafından, davacı çocuğa uygulanan tıbbi işlemler sırasında görevli hekimlerin tıbbın gerektirdiği tüm dikkat ve özeni gösterdiği, gerekli tüm tedavilerin uygulandığı ve idarelerinin herhangi bir hizmet kusuru veya organizasyon hatasının bulunmadığı, sağlık hizmetlerinde, tüm teknolojik gelişmelere ve alınan önlemlere rağmen tıbbi komplikasyon olarak adlandırılan istenmeyen sonuçların oluşabileceği, hükmedilen tazminatların bir zenginleşme vasıtası olmaması gerektiği, gerçek zararın üzerinde bir ödemeye sebebiyet verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca idarelerinin her türlü yargı harcından muaf olduğu, buna rağmen aleyhlerine karar harcına hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare ile davalı idareler yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın manevi tazminata yönelik kısmının bozulması, maddi tazminata yönelik kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Dava konusu olayla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ...sayılı soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda, davacılardan ...'ye yapılan tedavi sürecinde kullanılan oksijen saturasyon ölçüm cihazının MR uyumlu olmadığının anlaşıldığı bu cihazın doktor tarafından kontrol edilerek kullanılması gerektiği, bu nedenle anılan davacının sol el üçüncü parmağında gelişen üçüncü derece yanığın doktorun özen eksikliği olarak değerlendirildiği, ayrıca MR ünitesinde uygun ekipmanın bulunmamasının ilgili idarenin organizasyon hatası olduğu yönünde görüş bildirildiği gözetildiğinde, davacıların zararlarının kusur sorumluluğu ilkesi uyarınca tazmini gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.

Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile davacılardan ... için 40.000,00 TL, anne ... için 20.000,00 TL, baba ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı sonucuna varıldığından, temyize konu kararın belirtilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla anılan davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken temyize konu karar ile kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacıların istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıların maddi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/01/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2023/4363, K. 2026/204, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2023-4363-e-2026-204-k-72fa120dfe2f