Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2023/4172 E. 2026/208 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2023/4172
- Karar No
- 2026/208
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/4172 Karar No : 2026/208
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü /... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ege Üniversitesi Hastanesinde kendisine yapılan göz ameliyatında gözün tam olarak temizlenmemesi ve ameliyat sonrasında göze konulan silikonların çıkarılmaması nedeni ile sağ gözünün görme yetisini kaybettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılığı olarak 300.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, sağ gözündeki görme kaybı şikayetiyle başvurduğu davalı hastanede, ameliyat sonrası görme yetisinin iyileşeceği söylenmesine rağmen durumunun daha da kötüleştiği, yapılan ameliyat öncesi görme kaybı %54'iken ameliyat sonrası %90'a yükseldiği, daha sonra başka uzman doktorlar tarafından durumu incelendiğinde ameliyat sırasında gözün tam temizlenmediği ve yerleştirilen silikonların çıkarılmayarak göz içinde parçalandığının belirtildiği, bu durumun açık bir hekim ihmali olduğu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun yüzeysel, tıbbi açıklamadan yoksun ve kalıpsal ifadelerle hazırlandığı, doktorun gerekli titizliği gösterip göstermediğinin ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde ortaya konulmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır."; 2. fıkrasında, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir. " hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen, münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mamelekî niteliğe dönüşen haklar da, ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmadan ve MERNİS'ten alınan nüfus kayıt örneğinden davacının 22/11/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/01/2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.