Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/8482 E. 2025/3786 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/8482
Karar No
2025/3786
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/8482 Karar No : 2025/3786

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından; özel güvenlik kimlik kartının (çalışma izni) yenilenmesi için yaptığı başvuru üzerine, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle, özel güvenlik görevlisi kimlik belgesinin (çalışma izninin) iptali ile özel güvenlik görevlisi olmasının uygun görülmemesi yolunda tesis edilen İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının vekalet ücreti yönünden yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine göre tesis edildiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, özel güvenlik görevlisi kimlik kartının (çalışma izninin) yenilenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda; "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek" suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonucu verilen ... tarih ve ... soruşturma, K:... sayılı karar ile suçun 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinde düzenlenen ve uzlaşma kapsamında kalan suçlardan olduğu, dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ve 22/10/2018 tarihli uzlaştırma raporundan anlaşılacağı üzere şüphelinin müştekiye 500 TL ödemesi karşılığında tarafların herhangi bir edim talep etmeksizin uzlaştıklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı hakkında "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" dair karar verildiğinin tespit edildiğinden bahisle davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu değerlendirilerek, silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik belgesinin (çalışma izninin) iptali ve özel güvenlik görevlisi olmasının uygun görülmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Özel güvenlik görevlilerinin de diğer kolluk güçleri gibi silah vb. teçhizatla donatılmasının yanı sıra önleme araması yapma, adli kolluğa verilmek üzere suç eşyalarını emanete alma, gerekli hallerde yakalama, olay yeri ve delilleri koruma, zor kullanma gibi ciddi kamu hukuku yetkilerini elinde bulundurduğu göz önüne alındığında bu görevi yerine getirecek kişilerin her türlü suç şüphesinden uzak olması, bu nedenle idarenin bu konudaki takdir yetkisinin geniş olarak ele alınması gerektiği tartışmasızdır. Davacı tarafından işlenildiği belirtilen "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme" şeklindeki eylemle ilgili olarak başlatılan soruşturma sürecinde, şikayetçi ile davacının uzlaşmaları neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Kamu güvenliği hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan ve bu sebeple personel tayininde hassasiyet arz eden özel güvenlik hizmetleri alanında idarenin geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu açıktır. Bu bağlamda, davacının üzerine atılı eylemin mahiyeti ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesi suretiyle tesis edilen işlemin, mevzuatın idareye tanıdığı takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanmasından ibaret olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyiz istemine konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/8482, K. 2025/3786, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-8482-e-2025-3786-k-57c00ab5541e