Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/5861 E. 2025/1605 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/5861
Karar No
2025/1605
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5861 Karar No : 2025/1605

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU:Davacılar tarafından, yakınları ...'nın Şırnak ili, Cizre ilçesi'nde DEDAŞ personeli olarak görev yapmakta iken, 27/08/2015 tarihinde görevini ifa ettiği sırada terör örgütü mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş ... için 150.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 203.375,05 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminat ile çocuklardan her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 850.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; bakılan davada dava konusu ölüm olayının BTÖ mensupları ile emniyet güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında meydana geldiği, bu süreçte müteveffanın görevini ifa etmeye çalıştığı ve kendisine atfı kabil bir kusurun da mevcut bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, müteveffanın kanuni mirasçıları olan davacıların dava konusu ölüm olayı nedeniyle uğramış oldukları zararların sosyal risk ilkesi uyarınca hakkaniyet gereği topluma pay edilmesi suretiyle karşılanması gerektiği, davacıların maddi tazminat istemlerinin incelenmesinden; davacıların destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, öte yandan davacılar tarafından, yakınları ...'nın ölümüne neden olan olay nedeniyle meydana gelen zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle 22/10/2015 tarihinde Şırnak Valiliği nezdinde başvuruda bulunulduğu, yapılan başvuru üzerine Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu'nun... tarih ve ... sayılı kararıyla söz konusu ölüm olayının 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğu değerlendirilerek müteveffanın kanuni mirasçıları olan davacılara miras payları oranında ödenmek suretiyle toplam 35.947,10 TL ödenmesine karar verildiği ve bu tutarın davacılar tarafından kabul edilerek sulhname imzalandığı görüldüğünden, söz konusu ödemenin bilirkişi raporu sonucu çıkan tutarlardan mahsubu gerektiği, bu durumda; söz konusu mahsup işlemi için ayrıca bilirkişi incelemesine gerek görülmeyerek, dava dosyasına sunulan 12/07/2019 kayıt tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacı eş... için 141.013,25 TL (8.986,75 TL'nin mahsubu sonucu), davacı çocuklardan ... için 5.232,40 TL (5.392,05 TL'nin mahsubu sonucu), ... için 9.017,88 TL (5.392,05 TL'nin mahsubu sonucu), ... için 5.640,61 TL (5.392,05 TL'nin mahsubu sonucu) ve ... için 43.663,52 TL (5.392,05 TL'nin mahsubu sonucu) olmak üzere genel toplamda 204.567,66 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 23/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, davacı eş ... için 53.375,05 TL maddi tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 16/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat ve faiz istemlerinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davacıların manevi tazminat istemlerinin incelenmesine gelince; davacıların yakınları olan ...'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle ortaya çıkan manevî zararlardan; davalı idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğu bulunmamakla birlikte, manevi zararı doğuran ölüm olayının gerçekleşmesinde mütevaffaya atfı kabil bir kusurun bulunmaması, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık derecesi dikkate alınarak; davacıların duyduğu elem ve ızdırabın bir nebze dindirilmesi amacıyla davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; davacı eş ...için 50.000,00 TL, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 23/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz istemlerinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden; İdare Mahkemesi'nce, davalı idarenin sosyal risk ilkesi gereğince genel hükümler kapsamında değerlendirme yapılarak sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, davacıların maddi zararının 5233 sayılı Yasa kapsamında karşılanacak zararlardan olması nedeniyle sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekir iken, genel hükümler kapsamında idarenin sorumluluğu yoluna gidilerek verilen hükümde hukuka uyarlılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu maddi zarara ilişkin Şırnak Valiliği Terör Ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın ... tarih ve... sayılı kararıyla, başvurunun kabul edilerek ölüm sebebiyle 35.947,10 TL ödenmesine karar verildiği, davacılardan ... tarafından sulhnamenin ve taahhütnamenin imzalandığının görüldüğü, bu durumda, bakılan davanın açıldığı 05/12/2016 tarihinden sonra sulhname imzalanarak uyuşmazlığın giderildiği görülmekle, davacıların maddi tazminat istemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden; dosyadaki belgeler ile istinaf dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığı, yargılama giderleri ve nispi karar harcı yönünden ise, konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulüne, davacıların maddi zararının tazmini istemine ilişkin davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, bu yönden idare mahkemesi kararının kaldırılmasına ve manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, güvenlik güçlerince operasyon planlanan günde müteveffanın da elektrik kesintisi için görevlendirildiği dikkate alındığında diğer kurumların uyarılmaması nedeniyle idarenin kusurlu olduğu, davalı idare ile aralarında hukuka uygun bir sulh tertip edilmediği, hukuki işleyişin detayları konusunda bilgilendirme yapılmadığı, davacı eşin söz konusu sulhnameyi konu ile ilgili bilgisizliği nedeniyle imzaladığı, devletin vatandaşını koruma ve kollama yükümlülüğünün bulunduğu, manevi tazminat yönünden verilen miktarın hak ve adalete, Mahkeme kararının ise usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, Mahkemece 5233 sayılı Kanun'da olmamasına rağmen hükmedilen manevi tazminatın hukuka ve yasalara aykırı ve fahiş olduğu, ayrıca manevi tazminat için faiz hesaplanmasının hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, harçtan muaf olup idarelerine harç yükletilemeyeceği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI:Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/5861, K. 2025/1605, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-5861-e-2025-1605-k-90f9c438a0c3