Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2022/2663 E. 2025/3664 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2663
Karar No
2025/3664
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/2663 Karar No : 2025/3664

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri V. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Ordu Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyat neticesinde sağ gözünü kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL (miktar arıtımı ile 148.593,45 TL) maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, ek bilirkişi raporu ile belirlenen ve mahkemece kabul edilen maddi tazminat miktarı ile davacının ilk bilirkişi raporu doğrultusunda miktar artırımında bulunduğu tazminat miktarı arasındaki fark üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesince kabul edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın 50.000,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, davalı idare lehine ilk derece mahkemesince reddedilen maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi raporuna göre talep edilen maddi tazminat miktarı ile hükmedilen maddi tazminat miktarı arasındaki farka ilişkin, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat tutarının çok düşük olduğu, manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu olay bakımından tazmin şartlarının gerçekleşmediği, dava dosyasında mevcut olan dava konusu olay hakkında Uzm. Dr. T.T. tarafından hazırlanan tıbbi mütalaada da, “... hastanın anamnez raporu ve görüntüleme belgeleri incelendiği ve mevcut rahatsızlığın cerrahi endikasyonu mevcut olduğundan cerrahi tedavinin uygulanmasının uygun olduğu” yönünde tıbbi kanaat ve tespite yer verildiği, dolayısıyla idarenin ve ilgili sağlık personelinin dava konusu edilen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zararın hesaplanmasına esas alınan kriterlerin doğru ve yerinde olmadığı, emekli maaşı alarak sabit geliri olan ve de dava konusu olay nedeniyle bu gelirinde herhangi bir azalma meydana gelmeyen ayrıca dava konusu olay tarihinde 70 yaşında olması sebebiyle aktif çalışması bulunmayıp ekstra bir çalışma ile ilave bir gelir elde etme ihtimali de çok az olan davacının lehine maddi ve manevi tazminat hesaplaması yapılmasının usul ve hukuka açıkça aykırı olduğu, manevi tazminatın bir zenginleşme vasıtası haline getirilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/09/2025 tarihinde maddi tazminat isteminin reddedilen kısmına ilişkin vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla, diğer kısımlar yönünden oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, maddi tazminat talebi hakkında hazırlanan 06/09/2019 tarihli hesap bilirkişi raporunun davacı tarafa tebliğ edilmesi üzerine, davacı vekili tarafından raporda belirlenen miktar üzerinden dava dilekçesinde talep edilen miktar arttırılmıştır. İlk rapordaki hesaplamanın hatalı olduğunun ilk derece Mahkemesince tespiti üzerine hazırlanan 21/01/2020 havale tarihli ek hesap bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminat miktarının ilk hesap raporunda hesaplanan tutardan daha az olduğu görülmektedir. Mevzuat hükümlerinin verdiği hakkın kullanılması suretiyle artırılan tazminat talebinin, daha sonra hukuki süreçte meydana gelen değişiklikler nedeniyle azaltılabilmesine olanak tanıyan bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Davacının ilk raporda yapılan hesaplamaya göre belirlenen miktar üzerinden talep ettiği miktarı arttırmasında herhangi bir kusurundan veya kötü niyetli yaklaşımından söz edilmesi mümkün değildir. Bilakis Kanun hükmünün kendisine tanıdığı hakkı kullandığı açıktır. Bu durumda; ilk hesap bilirkişisi raporunda belirlenen ve davacının miktar artırım yoluyla talep ettiği maddi tazminat miktarı ile ek hesap bilirkişi raporunda belirlenerek Mahkemece kabul edilen ve davacının miktar artırım yoluyla talep ettiği miktardan daha az olan maddi tazminat miktarı arasındaki fark üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyet ilkesini zedeleyici nitelikte olacağı anlaşıldığından, maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Buna göre, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı hukuka aykırı olup, kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2022/2663, K. 2025/3664, T. 21.01.2020, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2022-2663-e-2025-3664-k-ab7eed3f1bb7