Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2021/590 E. 2025/597 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/590
Karar No
2025/597

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/590 Karar No : 2025/597 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : Davacılar tarafından; yakınları ...'nın terör örgütünün döşemiş olduğu mayına basması nedeniyle hayatını kaybettiğinden bahisle dava konusu olayın yaşanmasında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık müteveffa ...'nın babası ... için 25.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, annesi ... için 25.000,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 15/02/2017 tarih ve E:2013/7291, K:2017/727 sayılı bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacılara ödenecek miktar 23.165,45 TL iken bu miktarın üzerinde müteveffanın çalıştığı şirket tarafından ödeme yapıldığı için 5233 sayılı Kanun kapsamında ayrıca ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, hükmedilen maddi tazminat miktarının fahiş olduğu, 3. kişinin kusurlu hareketi sonucu zarar veren olay ile idarenin eylemi arasındaki illiyet bağının kesildiği, terör olayları nedeniyle oluşan manevi zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmininin mümkün olmadığı, ayrıca hükmedilen miktarının fahiş olduğu ve sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağı, manevi tazminata faiz yürütülmesinin de hukuka aykırı olduğu, eksik inceleme sonucu karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA HUKUKİ DEĞERLENDİRME : A) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminata ön karar başvurusu tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının incelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden Mahkemece, davacıların maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca değerlendirilerek hesaplanması gerektiğinden, 26/12/2018 tarihli ara kararı ile davacılara 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca tazminat ödemesi yapılmış olsaydı -2019 yılı güncel verileri esas alınmak suretiyle- ne miktarda tazminat ödenebileceğinin sorulması üzerine davalı idare tarafından ara karara verilen ... tarih ve ... sayılı cevap yazısında; 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca ödeme yapılacak olsaydı müteveffa ...'nın annesi ...'ya 22.854,50 TL, babası ...'ya 22.854,50 TL'nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiği ve Mahkemece 2019 yılı güncel verileri esas alınmak suretiyle maddi tazminata hükmedilerek bu tutarların ön karar başvuru tarihi olan 13/12/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verildiği görülmektedir. Davacılara ödenmesine karar verilen maddi tazminatın 2019 yılının 1. döneminde geçerli olan memur aylık katsayısı dikkate alınarak 5233 sayılı Kanun uyarınca hesaplandığı dolayısıyla bu tutarların 2019 yılı itibarıyla güncellenmiş tutarlar olduğu dikkate alındığında faize idareye başvuru tarihinden itibaren hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu durumda, maddi tazminatın hesaplandığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinden, temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... Davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine; davacılardan ... ve ...'dan her biri için ayrı ayrı 22.854,50-TL olmak üzere toplam 45.709,00-TL maddi tazminatın ön karar başvuru tarihi olan 13/12/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" ibaresinin "...Davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine; davacılardan ... ve ...'dan her biri için ayrı ayrı 22.854,50 TL olmak üzere toplam 45.709,00 TL maddi tazminatın hesaplanma tarihi olan 24/01/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin esas yönünden REDDİNE, yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2021/590, K. 2025/597, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2021-590-e-2025-597-k-96731492512f