Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2021/1868 E. 2025/1504 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2021/1868
- Karar No
- 2025/1504
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1868 Karar No : 2025/1504
DAVACI :...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_ÖZETİ : 1- Bilirkişi olarak görev yapan davacının uyarılmasına ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının, 2- Bu kararların dayanağı olduğu ileri sürülen, Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığının resmi internet sayfasında 07/09/2020 tarihinde yayımlanan Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar’ın 27. maddesinde yer alan “Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” ibaresinin, iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, 3/g bendinde yazılı hâlde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği kuralına yer verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayca karara bağlanacağı; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde ise, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derece Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davalarının idare mahkemelerince çözümleneceği kurala bağlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığınca 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 59. ve devamı maddeleri uyarınca listelerinde kayıtlı olup kusur durumuna göre bilirkişi raporu hazırlayıp Bilirkişilik Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasına ve 13. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendine aykırılık teşkil edecek şekilde, hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunan bilirkişilerin UYAP Bilişim Sistemi Bilirkişi Raporları Arşiv Kaydı Sorgulama ekranına göre sunmuş oldukları raporların içeriklerinin incelendiği, davacı bilirkişi ...’un ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyalarında istenilen bilirkişi raporlarında isim ve imzasının bulunduğu, incelenen rapor içeriğine göre raporlarda kusur durumu belirtilmek suretiyle hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunulduğundan bahisle davacı hakkında inceleme başlatıldığı, inceleme sonucunda Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile anılan dosyalara sunulan bilirkişi raporlarında kusur durumu belirtilmek suretiyle hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunulduğu ve daha önce davacı hakkında bir yaptırım kararı bulunmadığı gözetilerek 6754 sayılı Kanun’un 13. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ve 2. fıkrası gereğince davacının uyarılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacı hakkında verilen Kurul kararlarının ardından, bu kararlar ile birlikte Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar’ın 27. maddesinde yer alan “Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” ibaresinin iptali istemiyle 31/03/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacı tarafından, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrasına aykırı hareket edilerek düzenlenen bilirkişi raporlarında hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunulduğundan bahisle Kurul kararlarının verildiği; söz konusu Standartlar'ın dava konusu edilen 27. maddesine dayanılarak davacı hakkında verilen herhangi bir karar bulunmadığı görülmektedir. Bu bağlamda; davacının uyarılmasına ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun... tarih ve ...sayılı kararının, Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar’ın 27. maddesinde yer alan “Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” ibaresinin uygulama işlemi olarak kabul edilmesi mümkün görülmemekte olup, bu haliyle; iptali istenilen düzenleyici işlem ile Kurul kararları arasında 2577 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunmadığından, bunların iptali istemiyle tek dilekçe ile dava açılması ve anılan işlemler farklı yargı makamlarının görevinde yer aldığından işlemlerin tamamının yargısal denetiminin de Danıştay'da yapılması mümkün değildir. Buna göre, bilirkişi olarak görev yapan davacının uyarılmasına ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle ayrı; Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar’ın 27. maddesinde yer alan “Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” ibaresinin iptali istemiyle ise ayrı düzenlenecek dava dilekçeleri ile görevli ve yetkili yargı mercilerinde dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren (30) otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle ayrı ayrı dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, 3- Davanın yenilenmemesi hâlinde, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi hâlinde davacıya iadesine, 11/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.