Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2020/4862 E. 2023/9132 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2020/4862
- Karar No
- 2023/9132
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4862 Karar No : 2023/9132 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi genel cerrahi bölümünde 25/06/2007 tarihinde gerçekleştirilen bağırsak ameliyatı sırasında idrar yollarına giden sinirlere zarar verilmesi neticesinde normal yoldan çocuk sahibi olmasına engel olunduğundan ve bu hususta idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle 20.000,00 TL maddi ve 130.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 17/05/2018 tarihli ve E:2014/1385, K:2018/4941 sayılı bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ameliyat esnasında ve sonrasında uygulanan tedavilerde idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu, ameliyat öncesinde de bilgilendirilmediği ve rızasının alınmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2...... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım istemi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Hükme esas alınan, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyelerince düzenlenen 10/03/2020 tarih ve 42731 sayılı raporda; "1) Makattan sarkma ve kanama şikayetlerine bağlı rektal prolapsus ameliyat kararının, ameliyat tekniğinin (Notaras tekniği) ve postoperatif dönemde ereksiyon-ejakülasyon sorunlarının başlaması üzerine komplikasyon yönetiminin tıbbi bilimsel standartlara uygun olduğu, 2) Kişinin ameliyat öncesi ve ameliyat sırasındaki tıbbi belgelerinde, tıbbi özgeçmişinde ereksiyon ve ejakülasyon sorunları bulunmadığı cihetle, söz konusu problemlerin ameliyat sonrası geliştiğinin kabulü gerektiği, 3) Rektal prolapsus gibi pelvik bölge ameliyatlarında, yakın anatomik komşuluk nedeniyle sinirlerin etkilenmesinden dolayı ereksiyon (sertleşme) ve retrograde ejakülasyon (spermlerin idrar torbasına kaçması) görülebileceği, bunun her türlü dikkat ve özene rağmen görülebilen bir komplikasyon olduğu, 4) Erdal Bakışlı'nın rektal prolapsusa bağlı takip, tedavi ve ameliyatını yapan Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. S. G.'in tıbbi uygulamalarının bilimsel standartlara uygun olduğu cihetle tıbbi uygulama hatası olmadığı" yönünde görüş bildirilmesi karşısında zararlı sonucun meydana gelmesinde idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının "ameliyat esnasında ve sonrasındaki süreçte ağır hizmet kusuru bulunduğu" iddiasına dayalı maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte; dosya içerisinde yer alan hastane kayıtları incelendiğinde, "Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniği Hasta Bilgilendirme ve Onay Formu" başlığını taşıyan, davacı tarafından imzalanan onam formunda yer verilen hastalıklar arasında davacıdaki rektal prolapsus durumunun yer almadığı, davacıya yapılan ameliyata özgü açıklamaların ve risklerin söz konusu onam formunda belirtilmediği, bu niteliği itibarıyla söz konusu onamın aydınlatılmış onam niteliğinde olmadığı görülmektedir. Bu durumda; söz konusu tıbbi müdahalenin sonuçlarının ve olası komplikasyonlarının anlatıldığına ve davacının bu işleme rıza gösterdiğine dair yazılı ve imzalı aydınlatılmış onamının alınmadığı anlaşılmakta olup, aydınlatılarak onay verme hakkı elinden alınan davacının, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle uğradığı manevi zararın makul bir miktarın ödenmesine hükmedilmesi suretiyle karşılanması gerekirken manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.