Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2019/8885 E. 2023/1095 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2019/8885
- Karar No
- 2023/1095
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/8885 Karar No : 2023/1095 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği / ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 28/02/2019 tarih ve E:2015/188, K:2019/1160 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Siirt ili, Merkez ilçesi, ... köyünde ikamet etmekte iken terör olayları nedeniyle 1989 yılında köyünden göç etmek zorunda kalması ve mal varlığına ulaşamaması sonucu uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini istemiyle davacıların murisi Hasan Kılınç tarafından yapılan başvurunun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu uyarınca mahkumiyetleri bulunduğundan bahisle davacılar yönünden reddine ilişkin Siirt Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 15/07/2005 tarihli dilekçe ile adli sicil kaydı bulunmayan davacıların murisi tarafından 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat ödenmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine, anılan şahsın vefatından sonra tesis edilen dava konusu işlem ile davacıların adli sicil kayıtlarının bulunduğundan bahisle davacıların miras payları düşülerek tazminat ödenmesine karar verildiği; bu durumda, 5233 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapıldıktan sonra vefat eden ve zararları anılan Kanun kapsamında bulunan davacılar murisinin, işlem gerekçesinde belirtilen fiiller ile ilgisinin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, nitekim başvurunun, müracaatçının vefat ettiği 22/08/2010 tarihinden önce idarece değerlendirilmeye alınması halinde, tazminat miktarında mahsup gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, başvurunun yaklaşık 7 yıl sonra değerlendirilmesinin ve bu süreçte ölüm olayı meydana gelmesinin davacıların aleyhine sonuç doğurmasının, hukuk devleti ve hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR_DÜZELTME TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davalı tarafından, terör örgütüne yardım ve yataklık gibi suçlardan hüküm giyenlerin tazminat taleplerinin, 5233 sayılı Kanun'un tazminini öngördüğü terör ve terörle mücadele faaliyetleri nedeniyle zarara uğrayan kişilerin kendi kusurlarından olmayan zararların karşılanması amacına aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 28/02/2019 tarih ve E:2015/188, K:2019/1160 sayılı kararı kaldırılarak davalının temyiz istemi yeniden incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacıların murisi Hasan Kılınç; Siirt ili, Merkez ilçesi, ... köyünde ikamet etmekte iken terör olayları nedeniyle 1989 yılında köyünden göç etmek zorunda kalması ve mal varlığına ulaşamaması sonucu uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini istemiyle 15/07/2005 tarihli dilekçe ile davalı Valiliğe başvurmuş, başvurusu hakkında henüz işlem tesis edilmeden önce 22/08/2010 tarihinde vefat etmiştir. Davacılar murisinin vefatının ardından Siirt Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunca tesis edilmiş olan ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlem ile mal varlığına ulaşamamasından doğan zararı 5233 sayılı Kanun kapsamında görülerek davacılar dışındaki mirasçılarına miras hisseleri oranında ödeme yapılmasına karar verilmiş; ancak "Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesinde belirtilen suçlar ile ilgili eylemlerinden dolayı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'ndan adli sicil kayıtları olduğunun tespit edildiği, 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi uyarınca Kanun kapsamı dışında oldukları" gerekçesiyle, davacıların mirasçılık belgesinde belirtilen birer payı düşülmüş ve başvuru davacılar yönünden reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacılar tarafından bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulmuş olup; Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde, terör suçu ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkum olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararların karşılanmayacağı öngörülmüştür. 5233 sayılı Kanun'un irdelenmesinden, kanun koyucunun terör örgütüne yardım ve yataklık suçu işleyen kişiler ile terör suçundan mahkum olan kişileri bu Kanun hükümlerinden faydalandırmamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkum olanlara bu kanun kapsamında tazminat ödenmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyada mevcut adli sicil kayıtlarının incelenmesinden; davacı ...'ın, ... No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı; davacı ...'ın ise, Diyarbakır 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarıyla terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan mahkumiyetleri bulunduğu görülmektedir. Terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan mahkumiyetleri olan davacılara murisleri olan babalarından intikal eden mal varlığına ya da tazminat hakkına ilişkin dahi olsa, 5233 sayılı Kanun kapsamında ödeme yapılmasının Kanun'un amaç ve kapsamına aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçelerinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır. Bu itibarla, kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.