Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2024/1136 E. 2024/1770 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1136
- Karar No
- 2024/1770
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 7. HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : ... KARAR NO : ... BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1100 KARAR NO :-- ARA KARAR TARİHİ : 26/07/2024 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 08/08/2024 (Davacı ( DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ... - [16620-26083-72755] UETS DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali B.A.M. KARAR TARİHİ : 22/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2024 Mahalli mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalıya 192.776,40.-T + 1000 Euro ödendiği, bilirkişi rapor ile makinenin teslim edilmediği gibi beklenen faydayı sağlayacak düzeyde olmadığının tespit edildiği, müvekkili şirket ile aynı grup şirketlerden biri olan .... Sanayi A.Ş'nin alacakları için aynı davalıya açılan dosyada bilirkişi raporu doğrultusunda Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi... sayılı dosyada ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiğini belirterek bilirkişi raporu ile tespit edilen 222.684,10.-TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ihtiyati haciz talep edenin alacağın varlığıyla birlikte vadesinin geldiği yönünde mahkemeye kanaat verilecek delileri göstermek zorunda olduğu özelikle hukuki işleme dayalı alacaklardan alacağın varlığının muaccel olduğunun yazılı belgeye dayanması gerektiğini belirterek ihtiyati haczin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporu ile ödemenin yapılmasına rağmen makinenin teslim edilmediği gibi beklenen faydayı sağlayacak düzeyde olmadığının tespit edildiği, yaklaşık ispat kuralı gözardı edilerek talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. Talep, ihtiyati haczin reddine dair verilen kararın kaldırılmasına yöneliktir. İhtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’nun 257. ve devamı maddelerde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. Somut olayda davacı, davalı tarafın hidrolik şişirme makinesinin tasarım ve üretim işlerini, ödenen bedellere rağmen taahhüt edilen sürede yerine getirmediğini iddia etmiş ve bunun üzerine sözleşmeden dönülerek, ödenen bedellerin iadesi amacıyla takip başlatıldığını belirterek ihtiyati haciz talep etmiştir. Talebin dayanağı sözleşmeye uygun ifanın gerçekleşmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülmesidir. Dolaysıyla dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır ve muaccel bir alacak bulunmamaktadır. Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir. Dolayısıyla İİK'nın 258/1. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği yönünde yeterli koşul bulunmamaktadır. Bunların yanında aleyhine ihtiyati haciz istenenin kurtulmak amacıyla mallarını gizleme, kaçırma çabası içerisinde olduğuna ilişkin somut bir bilgi ya da belge de dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/07/2024 tarih ... sayılı ara kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 22/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ...