Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/1023 E. 2024/1440 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1023
Karar No
2024/1440
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C B U R S A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/09/2024 (Ara Karar) NUMARASI : 2024/126 E. (Derdest) TALEP EDEN/DAVACI : KARŞI TARAF/DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak (Ödünç Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 24/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2024 Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: Talep eden/davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin eski eşi müteveffa...ile ... tarafından kurulduğunu, müvekkilinin şirket ile herhangi bir ortaklık ilişkisi veya herhangi bir ticari ilişkisi yahut bağının bulunmadığını, müvekkilinin kızlarından yalnızca ...’ın şirkette hissedar kaldığını, davalı şirketin 2018 yılının başlarından itibaren zaman zaman finansal sorunlar yaşamaya başladığını ve nakit sıkıntısı içerisine girdiğini, davalı şirketin yapısı ve aile ilişkileri gereği müvekkilinden borç istemi üzerine müvekkili tarafından davalı şirkete borç verilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, böylelikle müvekkili ile davalı şirket arasında ticari tüketim ödüncü sözleşmesi kurulduğunu, bu sözleşmeye istinaden müvekkilinin davalı şirkete toplamda 200.000,00 USD ve 500.000,00 TL borç verdiğini, söz konusu ödemelere ilişkin kayıtların davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması halinde sabit hale geleceğini, verilen borcun üzerinden uzunca yıllar geçmesine rağmen hala ödenmemiş olması ve aile ilişkilerinin de artık zedelenmesi sebebiyle, davalı şirkete borç verilen tutarın ödenmesi talebiyle ihtarname gönderildiğini, 6098 Sayılı Kanun'un 392.maddesi hükmünde öngörülen altı haftalık süre şartı sağlanmış olup borçlu, davalı şirketin dava tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünü, borç alan davalı şirket için söz konusu tüketim ödüncü sözleşmesi ticari iş niteliğinde olup taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler diğeri için de ticari iş sayıldığından, işbu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı tarafın iyi niyetle hareket etmediği açık olup müvekkilinin son derece yüksek olan alacağının teminat altına alınamadığı gözetildiğinde ihtiyati haczin de şartlarının oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, yapılacak yargılama sonunda 200.000,00 USD'nin ve 500.000,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddi yönünde verdiği kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07/05/2024 tarih .... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu kez davacı vekili 27/08/2024 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda müvekkilinin davalı şirketten toplamda 200.000,00 USD ve 500.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini belirterek ihtiyati haciz talebini yinelemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemenin 02/09/2024 tarihli ara kararı ile, 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ödemelerin şirket ortaklarının ortaklara borç hesabına hatalı olarak alacak kaydı yapılmış olduğu, banka dekontları üzerinde davalı şirkete borç verildiği yönünde bir açıklama mevcut olmadığı, davalı şirket ticari defterlerinde ödemelerin davacının bir borcundan kaynaklandığına dair bir kayıt olmadığı ve davacı tarafa ödeme yapıldığında dair de bir kayıt olmadığı, ödemelerin ortaklara borçlar hesabına işlenmesi yerine davacı adına açılarak 430 Diğer Borçlar hesabına kayıt yapılmasının gerektiği ve bu duruma göre davacının davalı şirketten toplamda 200.000,00-USD ve 500.000,00-TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, açıklama içermeyen bu dekontlar ve davalı şirket kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporu tek başına alacağın varlığını yaklaşık ispat kuralı uyarınca ispatlamaya yeterli görülmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Talep eden/davacı vekili, 13/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davalı şirketten toplam 200.000,00 USD ve 500.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, Yargıtay’ın ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşulu olarak yaklaşık ispat kuralını yeterli kabul ettiğini, bilirkişi raporunun müvekkilinin alacağını ispat etmeye yeterli olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli davada, alacağın tahsilini teminen ihtiyati hacze ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle talebin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 257.m. “(1)Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünü, İİK 258.m. ise “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.” hükmünü haizdir. Somut olaya döndüğümüzde, iddia ve dosya kapsamındaki delillere göre, dosyanın geldiği aşama itibariyle, davacı tarafın iddialarının yaklaşık olarak ispatı koşulunun sağlanmadığı, dolayısıyla ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, yargılamanın ilerleyen aşamalarında değişen ihtiyati haciz koşullarının talep halinde yeniden değerlendirilebileceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, mahkemenin talebin reddi yönünde verilen ara kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle talep eden/davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Talep eden/davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince talep eden/davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf talebinde bulunan talep eden tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-f maddesine göre KESİN olmak üzere 24/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imzalıdır ..... Üye ... ¸e-imzalıdır ..... Üye ... ¸e-imzalıdır ..... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1023, K. 2024/1440, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2024-1023-e-2024-1440-k-2db5bcde21d2