İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/746 E. 2025/751 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/746
Karar No
2025/751
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025 Mahkememizin 2025/ Esas sayılı dosyasında görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının davalı yönünden tefriki sonucu yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin ... Tekstil, ... Pazarlama A.Ş. ' den ticari amaçla 31.10.2023 tarihinde 82.729 TL tutarında kumaş sipariş ettiğini, sipariş edilen kumaşların ... Kargo ve Lojistik A.Ş. (... Kargo) firmasınca naklinin sağlanacağını, sipariş verilen ürünün kendilerine ayıplı bir şekilde ulaştırılmasının ardından ''Durum Tespit Tutanağı'' tanzim edildiğini, sipariş edilen kumaşların hasarlı ve ayıplı olması nedeniyle uğranılan maddi zararın davalılardan talep edildiğini, fakat davalılarca taleplerinin kabul görmediğini, davalılar arasında müteselsil sorumluluğun mevcut olduğunu, müvekkilinin uğradığı 82.729 TL zararın davalı şirketlerden müteselsilen ve müştereken tahsilini talep ettiklerini, taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi sağlandığını ve arabuluculuk aşamasında anlaşmama tutanağı tanzim edildiğini, ayrıntılı bir şekilde izah edilen sebeplerle müvekkili şirketin uğradığı zararın davalı şirketler tarafından müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... Kargo Ve Lojistik Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız iddialara itibar edilmemesini ve hukuka, yasaya, emsal kararlara aykırı işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kargo taşıma sözleşmesinde yer alan yetki şartı kapsamında mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında kargo taşıma sözleşmesi imzalanmış olup söz konusu kargo taşıma sözleşmesinin 8. maddesinde yetki şartının mevcut olduğunu, sözleşmeye göre taraflar arasındaki ihtilafların ... Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinde çözüme kavuşturulacağı hükmünün yer aldığını, bu doğrultuda, tacir olan taraflar arasında gerçekleştirilen sözleşmeye dayalı olarak açılan işbu davanın; yetkili mercii olan ... Mahkemelerinde açılmış olması gerekirken, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olması karşısında Mahkemece yetkisizlik yönünde karar tesis edilmesi gerektiğini, yetki ilk itirazının bulunduğunu, yetkisizlik sebebi ile davanın usulden reddedilmesinin talep edildiğini, dava konusu uyuşmazlıkta kargo içeriğini ve uğranılan zararı ispat yükü, zararın varlığını iddia eden davacının üzerinde olup, davacının iddialarını ispatlayamadığını, dilekçe ekinde sunulan durum tespit tutanağına bakıldığında davacının 20 adet gönderisinin tamamının hasarlı olduğunun beyan edildiğinin anlaşıldığını, fakat tutanağın tek taraflı olarak düzenlenmiş olup gönderilerin tamamının hasarlı olduğu ve 82.729 TL tutarında zarara uğradığı iddiasını ispatlayacak nitelikte olmadığını, diğer yandan dosya içerinde gönderilerin taşımadan kaynaklı olarak hasara uğradığı ve hasarın ne boyutta olduğunu belgeleyici herhangi bir evrak da yer almadığını, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararı ispatlamakla mükellef olduğunu, aksi durumda delilsiz ve dayanaksız iddia ve taleplerle 3. kişilerin, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerden haksız menfaat sağlama çabasında bulunmasının kaçınılmaz olacağını, kargonun göndericisinden sadır olan eksik ambalajlama sonucu oluşan zararlardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından kargo taşıma faaliyeti kapsamında taşınan ürünlerin, ambalajlamasının kargo göndericisi tarafından yapıldığının herkesçe bilinen bir gerçek olduğunu, ürünlerin müvekkili şirket nezdindeyken hasara uğradığı iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşınan eşyanın mahiyeti gereği ambalajlama yükümlülüğünün gönderici tarafından tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiğini, dava konusu kargoya ilişkin yetersiz ambalajlama durumunda oluşan zarardan taşıyıcı sorumlu olmayacağını, yine mezkur kanunun 878. maddesinde gönderen tarafından yetersiz ambalajlama yapılması durumunda taşıyıcının zayi olmadan ve hasardan sorumlu tutulamayacağının düzenlendiğini, ambalajlama yükümlülüğünün göndericide olduğunun sabit olduğunu, bu kapsamda hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle bir an için kargonun taşınma sırasında zayi olduğu düşünüldüğünde zayi olduğu iddia olunan dava konusu ürünlerin davacı tarafından yetersiz ambalajlandığının açık olup, meydana gelen zararın müvekkil şirketin sorumluluğunda olduğunun ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğunu, göndericinin kanundan kaynaklanan ambalajlama yükümlülüğünün davacı ve davalı müvekkili şirket arasında imzalanan ''Kargo Taşıma Hizmet Sözleşmesi”nin 3.5. maddesinde de düzenlenmiş olup “Kargonun ambalajının yetersizliğinden dolayı meydana gelecek zarardan GÖNDERİCİ mesuldür. (…) ''şeklinde olduğunu, açıklandığı üzere davacının dava konusu ürünlerin taşıma sırasında hasara uğradığı kabul anlamına gelmemekle birlikte ambalajlama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkan zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmayacağını, bu anlamda diğer davalı şirketin gönderiler bakımından herhangi bir sorumluluğu olmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, diğer davalı göndericinin ticaret ile uğraşan basiretli bir tacir olduğu göz önüne alındığında ürünlerin bir tacirden beklenen şekilde ürün hassasiyeti değerlendirilerek uygun ambalajlama yapılması ve taşıyıcıya bu doğrultuda bilgi verilerek kargonun teslim edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, taşıyıcının ambalajın uygunluğunu kontrolünün ise yalnızca görünüş itibariyle olduğunu, diğer yandan davacı tarafın tacir olup, teslim edilen gönderi hasarlı veya eksik ise kanunda yer alan bildirim sürelerine riayet edilmek ve geçerli şartları sağlanmak suretiyle bildirimde bulunma yükümlülüğü altında olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin zarardan sorumlu olsaydı dahi bu sorumluluğun özel çekme hakkı ile sınırlı olacağını, koşulda davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının zayi olduğunu iddia ettiği ürünlerin değerini, özel çekme hakkını karşılayan tutardan fazla bir tutarı herhalde taşıma işini yürütmekte olan müvekkili şirketten talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, açıklanan tüm sebeplerle ve Mahkemece re'sen tespit ve takdir olunacak nedenlerle müvekkili şirketin fazlaya ilişkin tüm dava, talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının tüm taleplerinin haksız, maddi gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın öncelikle yetki itirazımız nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin beyanları doğrultusunda esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava; satıma konu kumaşların davalı tarafça nakli sırasında meydana geldiği iddia edilen zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun yapılan yetki itirazı ile sözleşmedeki yetki kaydı gereğince Mahkememiz yetkisine itiraz ederek yetkili Mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtmiştir. Dosyaya sunulan Kargo Taşıma Hizmet Sözleşmesinin "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı 8.1. maddesinde açıkça "Sözleşmeden dolayı oluşacak ihtilaflarda ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." hükmünü içerdiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. maddesinde, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin , aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırmadıkça davayı sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açacaklarına yer verilmiştir. Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları ise 18.maddede düzenlenmiştir. Yetki sözleşmesi, ayrı bir sözleşme olarak veya somut olayda olduğu gibi, sözleşmede bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar için belli bir yer Mahkemesinin yetkili olacağına dair bir hüküm konularak gerçekleştirilebilir. Sonuç olarak, HMK madde 17. Madde hükmüne göre, taraflar tacir olup taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince sözleşmeden doğacak ihtilaflarda ... Mahkemeleri'nin yetkili olacağı düzenlenerek yetki sözleşmesi yapıldığı, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazı gereği ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek Mahkememizce davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Davanın YETKİSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, Davaya bakmaya yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının yetkili mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple yetkili mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere karar verildi. 26/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/746, K. 2025/751, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-746-e-2025-751-k-3c43976460e8