İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1366 E. 2025/1244 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1366
Karar No
2025/1244
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR:1- 2- VEKİLİ :Av. DAVALI : DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 30/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 22.05.2024 tarihinde davacı müvekkillerine karşı ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmak suretiyle; ödeme günü 15.04.2023 olan,750.000,00 TL bedeli olan, borçlusu ..., kefili ..., alacaklısı ... olan bono niteliğine haiz senedin icra takibine konulduğunu ve söz konusu takibin kesinleştiğini, bunun üzerine müvekkilleri tarafından uyuşmazlığa konu bono niteliğine haiz senet üzerinde yer alan imzaların kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz davası ikame edilmiş olmakla birlikte söz konusu yargılamanın halen devam ettiğnii, müvekkili davacılar ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamakla birlikte müvekkilleri tarafından davalı hakkında ... Cumhuriyet Savcılığı'nın 2024/ Soruşturma numaralı dosyası üzerinden özel belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuş olmakla birlikte söz konusu yargılamanında halen devam ettiğini, uyuşmazlık konusu 750.000,00 TL bedelli bono niteliğine haiz senede istinaden borçlu sıfatına haiz davacı müvekkili ... ile işbu senedin kefili sıfatına haiz davacı müvekkili ...'ın davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi mevcut olmamakla birlikte kendilerinin davalıyı tanımadıklarını, 15.01.2023 düzenleme tarihli bono niteliğine haiz senedin davalı tarafından icra takibine konu edilmeden önce davacı müvekkillerinin böyle bir senedin varlığından haberi dahi olmadığını, söz konusu senet nezdinde borçlu konumunda bulunan müvekkili ...'ın senedin düzenleme tarihi olan 15.01.2023 tarihinde senedin düzenlendiği yer olan ... ilinde dahi bulunmamakla birlikte, davacı müvekkilinin anılan tarihte ... ...'nde olduğunu, işbu hususun dahi başlı başına dava konusu senet nezdinde tahrifat yapıldığını kanıtlar nitelikte olup, dosya kapsamında sunmuş oldukları deliller vasıtasıyla ispat edileceğini, yine söz konusu icra takibinin açılmasına müteakip davacılardan ...'ın söz konusu icra dosyası nezdinde görüşmek üzere davalı yana bizzat ulaştığını ve taraflar arasında yapılan görüşmeler esnasında davalının davacı müvekkillerinin hiçbir şekilde tanımadığını, aralarında ticari bir ilişkinin mevcut olmadığını ve kendisine herhangi bir borçları bulunmadığını şifahen ikrar ettiklerini, davalı tarafın söz konusu ikrarını içeren ses kaydının ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile ... Cumhuriyet Savcılığı'nın 2024/ Soruşturma numaralı dosyasına sunulmuş olmakla birlikte Mahkeme tarafından söz konusu dava dosyaların celbini talep ettiklerini, her ne kadar davacı müvekkilleri tarafından uyuşmazlığa konu bono niteliğine haiz senet üzerinde yer alan imzaların kendilerine ait olmadığı gerekçesiyle ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz davası ikame edilmiş ise de somut uyuşmazlık bakımından temel problemin davacı müvekkillerine ait imza örneklerinin bir takım sahtecilik yöntemleri ile dava konusu senet üzerine nakledilerek müvekkillerinin hayali bir borç ilişkisi çerçevesinde borçlu konumuna düşürülmek suretiyle mal varlıklarına haksız ve hukuksuz olarak el konulmak istenmesi ile ilişkili olduğunu, diğer bir deyişle hiçbir şekilde tanımadığı ve ticari ilişkisinin mevcut olmadığı bir şahıs tarafından icra tehdidi altında kalan davacı müvekkillerinin önceki vekillerinin yönlendirmesi ile imzaya itiraz davası ikame etmişler ise de aslında davacı müvekkillerine ait imza örneklerinin başkaca evraklardan kopyalanmak suretiyle dava konusu senet üzerine nakledildiğini ve bu sayede senet üzerinde davalı yan tarafından tahrifat yapılarak aslında var olmayan bir borç ilişkisinin tesis edildiğini, devam eden borca ve imzaya itiraz davası bulunsa bile menfi tespit davasını ayrıca açılabileceğini, borçlunun genel mahkemelerde borçlu olmadığını tespit ettirmekte her zaman hukuki yararı olduğunu, böyle bir durumda menfi tespit yargılamasını yürüten mahkemece borca ve imzaya itiraz davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilemeyeceği gibi derdestlik itirazının da dinlenmeyeceğini, ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında davacı asillerin bizzat sunmuş oldukları beyan dilekçeleri ile dosya kapsamında mevcut ses kaydından anlaşılacağı üzere; davacı müvekkillerinin dava dışı ... ile 2020 yılında ... ilinin ... Mahallesi'nde bir taşınmazı kiralamak maksadıyla bir kira sözleşmesi akdettiğni, söz konusu kira sözleşmesini ...'ın kiracı, ...'ın ise kefil olarak imzaladığını, davacı ...'ın pandemi nedeniyle işbu kira sözleşmesinden kaynaklanan son 2 aylık kira bedelini ödeyemediğnii, dava dışı ...'ın ise söz konusu alacağını başka bir kişiye devrettiğini, 2 aylık kira bedelinin bu kişiye ödenmesi gerektiğini davacı müvekkillerine sözlü olarak aktardığını, daha sonra davacılardan ... ile davalı yan arasında gerçekleştirilen şifahi görüşmeler esnasında davalının davacıları tanımadığını, ancak söz konusu kira sözleşmesinden haberdar olduğunu açık bir şekilde ikrar ettiğnii, söz konusu şahıslar arasındaki bağlantının müvekkilleri tarafından bilinmemekle birlikte davalı tarafın söz konusu kira ilişkisi bakımından bilgi sahibi olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davalı ile dava dışı ... arasındaki bağlantının müvekkilleri tarafından bilinmediğini, yine davalının sözlü olarak elinde benzer nitelikte 120'ye yakın senet bulunduğunu ifade ettiğnii, bu cihetle müvekkillerine ait imza örneklerinin bahsi geçen kira sözleşmesinden kopyalanmak suretiyle uyuşmazlığa konu senet üzerine aktarıldığı kanaatinde olduklarını, huzurdaki uyuşmazlığa konu 750.000,00 TL bedelli senet incelendiğinde söz konusu senedin ayrı ayrı hem mavi hem de siyah renkler ile kaleme alındığını, belirli kısımlarının sonradan doldurulduğu ve müvekkillerine ait imza örneklerinin senet üzerine nakledilmek suretiyle söz konusu senet üzerinde tahrifat yapılarak müvekkillerinin var olmayan bir bir alacak ilişkisi çerçevesinde borçlandırıldığı tespit edilebilecek olmakla birlikte bu maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından söz konusu senedin bilirkişi incelemesine konu edilmesini ve grafolog incelemesi ile Adli Tıp Kurumu'ndan bu hususta rapor alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, açığa imzanın kötüye kullanılmasının 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209. maddesi kapsamında da suç teşkil etmekte birlikte bu maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından senet üzerinde yer alan müvekkilinin imza örneklerinin ne şekilde dercedildiği hususunda bir rapor alınmasının elzem olduğunu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.01.2024 tarih, 2022/ Esas ve 2024/ K. sayılı kararında ''Tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, dosya sunulan raporlar, uzman görüşleri ... ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası takip konusu olan 4000.000 USD bedelli senedin senedin ön yüzdeki borçlu imzasının davacının el ürünü olduğu ancak senedin başka bir amaçla atılmış imzadan faydalanılarak pencere usulü oluşturulmuş sahte bir senet olduğu anlaşılmakla yani icra takip dosyasına konu senedin sahte olduğu rapor edilmekle grafolog raporu diğer raporlarla kıyaslanarak hazırlandığı ve rapora itibar edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı duruşmadaki beyanında ve vekilinin dilekçelerinde davacı ile davalının tanıştığı senedin davalıya davacı tarafından verildiği belirtilmekte ise de grafolog raporu ile senedin sahte olduğu ve davalı savunmalara itibar edilmediği ve davacının davasını ispat ettiği davalıya borcu bulunmadığı davacı hakkındaki takibin iptali gerektiği anlaşılmıştır.'' şeklinde belirtmek suretiyle imzanın nakledilmesi suretiyle oluşturulan sahte senet üzerinden başlatılan takibin iptali hakkında hüküm tesis edildiğini,davacı müvekkilleri aleyhinde davalı yan tarafından uyuşmazlığa konu senede binaen kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmasının haksız ve hukuka aykırı olmasının, davacı müvekkillerinin davalı ile hiçbir hukuki ve sözleşmesel ilişkilerinin mevcut olmaması ve kendisini dahi tanımıyor olmalarının, davalının elinde bulunan ve mavi ile siyah olmak üzere iki farklı renk kalemle üzerinde tahrifat yapılan senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması ve işbu durumun davalı tarafından bilinmesi/bilinebilecek durumda olunması, söz konusu durumun davalının kötü niyetini çok açık bir şekilde kanıtlaması, davalının imzaların davacı müvekkillere ait olmadığını bilmesine karşın alacağın tahsiline yönelik işlemlerde bulunması hasebiyle Mahkeme tarafından davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğnii, hal böyleyken açıkladığımız nedenler dahilinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine binaen kötü niyetli davalının icra takip miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına, dava konusunun kambiyo senedi olması nedeniyle takip tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte haksız davalı yandan tahsiline Mahkeme tarafından karar verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen Mahkeme tarafından resen dikkate alınacak hususlar çerçevesinde;ihtiyati tedbir talebinin ivedilikle kabulü ile ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı müvekkilleri aleyhinde haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yargılama sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına ve dosya kapsamındaki tüm hacizlerin fekkine, ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı müvekkilleri aleyhinde 22.05.2024 tarihinde ikame edilen kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin asıl alacak, faiz, işlemiş faiz ve takibin tüm ferileri yönünden iptaline, dosya kapsamında konulan tüm hacizlerin fekkine ve davacı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, haksız davalı hakkında kötü niyetinin sabit olduğu gözetilerek dava konusunun kambiyo senedi olması nedeniyle takip tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin haksız davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE; Dava; ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedinden kaynaklı takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca,davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-İİK 72/3 madde hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin yatırılan 12.808,13-TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.192,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 30/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1366, K. 2025/1244, T. 30.10.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1366-e-2025-1244-k-82683feb6eb1